Ana içeriğe geç
Sözlük
/
iribaş

iribaş

/i.ɾi.ˈbɑʃ/
noun
TR → EN
↔ ters çevir
"iribaş" kelimesinin İngilizcesi: tadpole, tadpole. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.

Çeviri

Geneltadpolenoun
Geneltadpole

Çekim Tablosu

Belirtme (-i)iribaşı
Yönelme (-e)iribaşa
Bulunma (-de)iribaşta
Çıkma (-den)iribaştan
Tamlayan (-in)iribaşın
Çoğul (-ler)iribaşlar

Tanım

kuyruksuz kurbağanın yumurtadan yeni çıkmış kurtçuğu
Kuyruksuz kurbağanın yumurtadan yeni çıkmış kurtçuğu

Diğer Dillerde

AlmancaKaulquappe (dişil) /ˈkaulˌkvapə/
tadpole, polliwog
çekim: çoğul Kaulquappen · tamlayan Kaulquappen
köken: 15th century; from Middle High German kūle (modern Kaule) "hollow, pond" and *kwappō (“type of fresh-water fish”) (more at *žaba).
Und so entstehen dann Kaulquappen und Frösche."Ondan sonra da iribaş ve kurbağalar oluşuyor." dedim.
Fransızcatêtard (eril) /tɛ.taʁ/
tadpole (larva of the frog or toad)
çekim: çoğul têtards
eş: ragosse, trognard, trogne, étrognage
köken: From tête (“head”) + -ard. Compare Catalan and Occitan testard.
Et ensuite ils deviennent des têtards et des grenouilles. "Ondan sonra da iribaş ve kurbağalar oluşuyor." dedim.
İspanyolcaajolote, atepocate, ranacuajo, renacuajo (eril) /axoˈlote/
axolotl · tadpole
çekim: çoğul ajolotes
köken: Borrowed from Classical Nahuatl āxōlōtl.
Y después éstos se vuelven renacuajos y ranas."Ondan sonra da iribaş ve kurbağalar oluşuyor." dedim.
İtalyancagirino (eril) /d͡ʒiˈri.no/
tadpole
çekim: çoğul girini
köken: Borrowed from Ancient Greek γυρῖνος (gurînos).
E poi diventano girini e rane."Ondan sonra da iribaş ve kurbağalar oluşuyor." dedim.
И затем из них получаются головастики и лягушки".Ondan sonra da iribaş ve kurbağalar oluşuyor." dedim.
Arapçaشُرْغُوف
ومن ثم يصبحن شراغف و ضفادع."Ondan sonra da iribaş ve kurbağalar oluşuyor." dedim.
Azericeçömçəquyruq /t͡ʃœmˌt͡ʃæɡujˈruχ/
tadpole
çekim: çoğul çömçəquyruqlar · tamlayan çömçəquyruğun
köken: Izafet I compound of çömçə + quyruq.
tadpole, pollywog
çekim: çoğul бақашабақтар · tamlayan бақашабақтың
Özbekçeitbaliq
Felemenkçedikkop, dikkopje, kikkervisje (eril) /ˈdɪ.kɔp/
large-headed person · stubborn person · bigwig
çekim: çoğul dikkoppen
köken: From dik (“thick”) + kop (“head”).
Zo worden het kikkervisjes en kikkers."Ondan sonra da iribaş ve kurbağalar oluşuyor." dedim.
Yunancaγυρίνος (eril) /ʝiˈri.nos/
tadpole
çekim: çoğul γυρίνοι · tamlayan γυρίνου
köken: Learned borrowing from Ancient Greek γῠρῖνος (gŭrînos).
Και μετά γίνονται γυρίνοι και βάτραχοι."Ondan sonra da iribaş ve kurbağalar oluşuyor." dedim.
汁をすくうのに使う長い柄のついた半球形の杓子。おたま。
娘は言います「え?卵を雌だけ産むの?」Ondan sonra da iribaş ve kurbağalar oluşuyor." dedim.
Korece올챙이 /o̞ʎt͡ɕʰɛŋi/
tadpole
köken: First attested in the Hunminjeong'eum haerye (訓民正音解例 / 훈민정음해례), 1446, as Middle Korean 올〮차ᇰ (Yale: wólchàng). Attested thereafter as 올〮차ᇰ이〮 (Yale: wólchàngí) with -이 (-i, nominal suffix).
그렇게 되면 그것들은 올챙이가 되고 개구리가 되는 거야."Ondan sonra da iribaş ve kurbağalar oluşuyor." dedim.
İsveççegrodyngel, yngel (nötr)
a tadpole (toad or frog larva)
çekim: çoğul grodyngels · tamlayan grodyngels
köken: groda + yngel
Lehçekijanka (dişil) /kiˈjan.ka/
batlet (tool sometimes used to beat flax but especially as a battledore to wash laundry) · synonym of laska (“stick”)
çekim: çoğul kijanki · tamlayan kijanki
eş: klepaczka
köken: Inherited from Old Polish kijanka, from kijania, kijań. By surface analysis, kij + -an + -ka.
I wtedy one zostają kijankami i żabami."Ondan sonra da iribaş ve kurbağalar oluşuyor." dedim.
А вже потім вони стають пуголовками та жабами".Ondan sonra da iribaş ve kurbağalar oluşuyor." dedim.
Fincenuijapää /ˈnui̯jɑˌpæː/
tadpole
çekim: çoğul nuijapäät · tamlayan nuijapään
köken: nuija (“mallet”) + pää (“head”)
Çekçepulec (eril) /ˈpulɛt͡s/
tadpole
çekim: çoğul pulci · tamlayan pulce
köken: Likely coined by Klaret inspired by pullus. First attested in the 14th century.
A poté se z nich stanou pulci a žáby."Ondan sonra da iribaş ve kurbağalar oluşuyor." dedim.
Rumencemormoloc (eril)
tadpole
çekim: çoğul mormoloci · tamlayan mormolocului
köken: Borrowed from Serbo-Croatian mrmoljak, from Ancient Greek μορμολύκειον (mormolúkeion), a cognate of Μορμώ (Mormṓ).
Şi apoi devin momoloci şi broaşte."Ondan sonra da iribaş ve kurbağalar oluşuyor." dedim.
Macarcaebihal /ˈɛbiɦɒl/
tadpole, polliwog
çekim: çoğul ebihalak
köken: ebi + hal
İbraniceרֹאשָׁן
ואז הם הופכים לראשנים ולצפרדעים".Ondan sonra da iribaş ve kurbağalar oluşuyor." dedim.
Latinceranula, ranunculus (dişil) /ˈraː.nʊ.ɫa/
diminutive of rāna: · A little swelling on the tongue of cattle.
çekim: çoğul rānulae · tamlayan rānulae
köken: Etymology tree Latin rāna Proto-Indo-European *-lós Proto-Indo-European *-elós Proto-Italic *-elos Latin -ula Latin rānula From rāna (“a frog”) + -ula (diminutive suffix).
Dancahaletudse (nötr)
tadpole
çekim: çoğul haletudser · tamlayan haletudses
Norveççerumpetroll
Endonezceberudu /bəˈrudu/
tadpole · the aquatic larva of any amphibian
çekim: çoğul berudu-berudu
köken: Inherited from Malay berudu.
Lalu telur-telur itu menjadi berudu dan katak."Ondan sonra da iribaş ve kurbağalar oluşuyor." dedim.
Vietnamcanọc nọc, nòng nọc, óc nóc /nawk͡p̚˧˨ʔ nawk͡p̚˧˨ʔ/
obsolete form of nòng nọc
Và rồi chúng thành nòng nọc và ếch."Ondan sonra da iribaş ve kurbağalar oluşuyor." dedim.

Etimoloji

Compound of iri (“large, big”) + baş (“head”).

Örnek Cümleler

Ondan sonra da iribaş ve kurbağalar oluşuyor." dedim.
And then they become tadpoles and frogs."
Elbette esaret altında, yumurtadan iribaşa -- ve daha sonra kurbağaya dönüşecekler.
So they will raise them -- in captivity, of course -- from eggs to tadpoles and onward to frogs.
Art arta düzende, iki koltuklu, iribaş kurbağa görünümlü üç tekerlekli bir arabadır.
It is a tadpole three-wheel car, with two seats in a tandem arrangement.
iribaş ile daha fazla örnek cümle →
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod