ikram

noun
B2 seviye
TR → EN

Görsel

Lüks kahve saati pastalı tatlı ikramKahve Yanında İkram Edilen Kremalı Çikolatalı Pasta Dilimikokteyl organizasyonunda garsonun sunduğu şık atıştırmalık ikram tepsisiRustik Ahşap Sunumda Bardakta Kahvaltılık Fesleğenli Kremalı İkram ve Pastırma

Çekim Tablosu

Belirtme (-i)ikramı
Yönelme (-e)ikrama
Bulunma (-de)ikramda
Çıkma (-den)ikramdan
Tamlayan (-in)ikramın
Çoğul (-ler)ikramlar

Tanım

•isim: Konuğu ağırlama
•Bir şeyi armağan olarak verme, sunma
•Alışverişte satıcının alıcıya yaptığı indirim
•Sunulan şey

Diğer Dillerde

Rusçaподарок, подношение, почести (dişil) /ˈpot͡ɕɪsʲtʲɪ/
honour/honor, laurels
çekim: çoğul по́чести · tamlayan по́честей
Спасибо. — Büyük İkramiye!

Etimoloji

From Ottoman Turkish اكرام (ikrâm), from Arabic إِكْرَام (ʔikrām).

Örnek Cümleler

İkramiyemi aldım.
I received my bonus.
Sana bir ikramım var.
I got you a treat.
Garson ikrama başladı.
The butler passed around canapes.
Onlara su ikram ettim.
I got them glasses of water.
Ben bir ikramiye aldım.
I got a bonus.
Bu, müessesenin ikramı.
It's on the house.
Onlar ikram görenlerdir.
And they shall be honoured.
- Kahve ikram ettiler mi?
- Did they offer you a coffee?
Büyük ikramiyeyi kazandım.
I hit the jackpot.
İşte sizin için bir ikram.
Here's a treat for you.
İkramlar satışa sunulacak.
Refreshments will be sold.
Bir şey ikram edeyim size.
Let me offer you something to drink or eat.
ikram ile daha fazla örnek cümle →

Birleşik Kelimeler