ikram ile cümle
ikram kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
ÖRNEK CÜMLE
5
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
İkramiyemi aldım.I received my bonus.
Elmalar tatlı olarak ikram edildi.Apples were served as the dessert.
Büyük ikramiyeyi kazandım.I hit the jackpot.
Nagano bölgesindeki arkadaşımı ziyaret ettiğimde, bana lezzetli soba ikram edildi.When I visited my friend in Nagano, I was treated to delicious soba.
O, her birimize bir dondurma ikram etti.She treated each of us to an ice cream.
Sana bir parça daha pasta ikram edebilir miyim?Can I offer you another piece of cake?
Ben bir bardak ikram edebilir miyim?May I offer you a glass?
En sevdiğin ikram hangisidir?What's your favorite treat?
Ben bir ikramiye aldım.I got a bonus.
Tom'a yılda üç kez ikramiye verilir.Tom is given a bonus three times a year.
Bu, müessesenin ikramı.It's on the house.
Onlar üç kez büyük ikramiye kazandı.They hit the mark three times.
Büyük bir ikramiye kazandım.I've hit the jackpot.
Tom sandvicinin yarısını Mary'ye ikram etti.Tom offered Mary half of his sandwich.
İkramlar için teşekkür ederim.Thank you for the refreshments.
Tom bir fincan kahve doldurdu ve onu Mary'ye ikram etti.Tom poured a cup of coffee and offered it to Mary.
İşte sizin için bir ikram.Here's a treat for you.
Tom, Mary'ye onun John'a bir fincan kahve ikram etmesini önerdi.Tom suggested to Mary that she offer John a cup of coffee.
Onlar bana herhangi bir şey ikram etmedi.They didn't offer me anything.
Onlar bana yiyecek bir şey ikram etmedi.They didn't offer me anything to eat.
Onlar bana içecek bir şey ikram etmediler.They didn't offer me anything to drink.
Herkes büyük bir ikramiye bekliyor.Everybody is expecting a big a bonus.
Sana bir içki ikram edebilir miyim?Can I offer you a drink?
Sana bir ikramım var.I got you a treat.
Tom kendine büyük bir tabak dondurma ikram etti.Tom treated himself to a large dish of ice cream.
Bana bir içki ikram etmeyecek misin?Aren't you going to offer me a drink?
Tom bile Mary'ye bir fincan kahve ikram etmedi.Tom didn't even offer Mary a cup of coffee.
İkramlar satışa sunulacak.Refreshments will be sold.
Bazı hafif ikramlardan sonra toplantıya devam edeceğiz.We will continue the meeting after some light refreshments.
Ücretsiz ikramlar servis edilecek.Free refreshments will be served.
İkramlar sonradan sunulacak.Refreshments will be served afterwards.
Ücretsiz ikramlar mevcut olacak.Free refreshments will be available.
Hafif ikramlar servis edilecektir.Light refreshments will be served.
Ücretsiz ikramlar sağlanacaktır.Free refreshments will be provided.
Bankacılar büyük ikramiyeler aldılar.The bankers got big bonuses.
Burada çalışmak onun ikramiyesidir.Working here has its perks.
Tom'a yiyecek bir şey ikram etmedim.I didn't offer Tom anything to eat.
Sami, Leyla'ya biraz meyve suyu ikram etti.Sami served Layla some juice.
Tom konuklara yiyecek ikramında bulundu.Tom served the guests finger food.
Tom kendisine ikram edilen yemeği geri çevirdi.Tom refused the food he was offered.
Bir şey ikram edeyim size.Let me offer you something to drink or eat.
Yanni bize biraz incir reçeli ikram etti.Yanni served us some fig jam.
Mary (Denise Crosby) adındaki bir kadın onları hoşnutlukla karşılar ve onlara et ikram eder.A woman named Mary (Denise Crosby) welcomes them and offers them some meat.
Örneğin mühendislik alanında çalışanlarda ikramiye normal kazancının %20'sini geçemezdi.For example, in engineering, bonuses could not exceed 20 percent of their normal earnings.
İki ailenin bireyleri birbirlerine kesme şeker ikram etti.Relatives distribute sweets to each other.
Genellikle farklı ülkelerden çeşitli eski moda ikramlar ve tatlılar sunarlar.They often offer a selection of old-fashioned treats and sweets from different countries.
Onlara yemekler ikram edilir.We give them meals.
Herkes bütün dostlarına ikramda bulunur.You'll be meeting all your friends here.
Yarış rekoru kıran bir atlet US$5,000 ikramiye ile ödüllendirilir.An athlete, who broke the course record, is awarded with a bonus of US$5,000.
Büyük ikramiye bilen olmadığı durumda bir sonraki haftaya devir eder.Unfortunately there is nothing about it that will knock you into next week.
Mobil ikramlar, gıda kamyonu, römorklar, arabalar ve yiyecek standları kullanılarak yapılabilir.Mobile catering can be performed using food trucks, trailers, carts and food stands.
Caracalla zamanında praemia olarak adlandırılan bu emekli ikramiyesi 5000 denarius'a çıkarıldı.Later, under Caracalla, the praemia increased to 5,000 denarii.
Çocuk yapmaya karar verdikleri akşam Minnie çikolatalı bir tatlı ikram eder.On the night they plan to conceive, Minnie brings them individual cups of chocolate mousse.
II. Dünya Savaşı sırasında bir toplama sistemi uygulandı ve insanlar halkın ikramında kullanıldı.A rationing system was implemented during World War II, and people became used to public catering.
Klip sevilen ve istenen bir şarkının ikramiyesi olmalı.The video should be the bonus of a loved and desired song.
Yemekten sonra çay ikram edilmektedir.It is not uncommon for tea to be had after dinner.
Onlara ikramiye verilmeyeceğini ve onları yukarı rütbeye terfi ettirmeyeceğini de açıkladı.They assured them that no harm would come to them and secured their surrender.
Bankacılık, otel, elektronik ve ikram sektörlerinde danışmanlık yaptı.He was also an adviser in the banking, hotel, electronics, and catering sectors.
Şalgamla beraber siyah havuç ikram edilir.He offers Black the Fast Co ride.
Tören Okul Aile Birliği’nin kantinde verdiği ikramla sona ermektedir.This ceremony ends up with the cocktail given by the School Family Association.