Ana içeriğe geç
Sözlük
/
hissedar

hissedar

/his.se.daɾ/
noun
TR → EN
"hissedar" kelimesinin İngilizcesi: shareholder. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.

Çeviri

Genelshareholdernoun

Çekim Tablosu

Belirtme (-i)hissedarı
Yönelme (-e)hissedara
Bulunma (-de)hissedarda
Çıkma (-den)hissedardan
Tamlayan (-in)hissedarın
Çoğul (-ler)hissedarlar

Tanım

•isim: Bir ortaklık veya mal üzerinde payı olan kimse; paydaş, aksiyoner

Diğer Dillerde

AlmancaAktionär, Aktionärin (eril) /akt͡si̯oˈnɛːɐ̯/
shareholder
çekim: çoğul Aktionäre · tamlayan Aktionärs
eş: Teilhaber, Gesellschafter, Aktieninhaber, Miteigentümer, Anteilseigner, Couponschneider
köken: Borrowed from French actionnaire.
Für ihn zählt nur die Staatsraison. — Devlet fonun tek hissedarı olmaktadır.
Fransızcaactionnaire /ak.sjɔ.nɛʁ/
shareholder
çekim: çoğul actionnaires
eş: sociétaire
köken: From action + -aire.
J'ai beaucoup investi dans Oska. — Onun önemli bir hissedarıyım.
İspanyolcaaccionario, accionista /aɡθjoˈnaɾjo/
stock (financial instrument)
çekim: çoğul accionarios
köken: From acción + -ario.
aile: accionariado
Soy una accionista mayoritaria en Oska. — Onun önemli bir hissedarıyım.
İtalyancaazionista /at.t͡sjoˈnis.ta/
shareholder, investor, stockholder
çekim: çoğul azionisti
köken: From azione + -ista.
Sono solo la maggior azionista di Oska. — Onun önemli bir hissedarıyım.
Rusçaпайщик, акционер, компаньон
Я его главный акционер. — Onun önemli bir hissedarıyım.
Arapçaمُسَاهِم, مُسَاهِمَة
.أنا لدي حصةٌ كبيرةٌ منه — Onun önemli bir hissedarıyım.
Azericepayçı, səhmdar
shareholder
çekim: çoğul səhmdarlar · tamlayan səhmdarın
köken: From səhm + -dar.
Kazakçaакционер
shareholder
çekim: çoğul акционерлер · tamlayan акционердің
köken: Borrowed from Russian акционе́р (akcionér), from French actionnaire.
Özbekçeaksiyachi, aksiyador
Portekizceacionista /a.si.oˈnis.tɐ/
stockholder (one who owns stock) · shareholder (one who owns shares of stock)
çekim: çoğul acionistas
eş: sócio
Tínhamos lucros pequenos e tínhamos acionistas infelizes. — Ucu ucuna kazanç sağlıyorduk ve mutsuz hissedarlarımız vardı.
Yunancaμέτοχος
που μετέχει σε κάτι
Pile η Ομοσπονδιακή Τράπεζα ( FED) είναι μια ιδιωτική τράπεζα που ανήκει σε ιδιώτες μετόχους. — Pile, FED sahibinin özel hissedarların olduğu Özel bir banka
Japonca株主 /ka̠bɯ̟nɯ̟ɕi/
stockholder, shareholder
5億株だけでした。 — Hissedarlar zararlı çıktı.
Korece주주 /t͡ɕud͡ʑu/
shareholder, stockholder
köken: Sino-Korean word from 株主.
실제로 회사의 주주를 위해서 좋은 일입니다. — Şirketin hissedarlarının yararına.
İsveççeaktieägare /ˌakːtsɪɛˈɛːɡarɛ/
a stockholder, a shareholder
çekim: çoğul aktieägares · tamlayan aktieägares
köken: From aktie + ägare.
De får dock lön och pension som officer. — Buna rağmen hala bir çalışanı olarak maaş almaktadır ve hissedarlarındandır.
Lehçeakcjonariusz, akcjonariuszka, udziałowiec (eril) /ak.t͡sjɔˈna.rjuʂ/
shareholder
çekim: çoğul akcjonariusze · tamlayan akcjonariusza
köken: From German Aktionär or French actionnaire + -ariusz. First attested in 1819.
Zostanie to podzielone pomiędzy właścicieli firmy. — Hissedarlar çok sayıda kişi veya kurum olabilir.
Ukraynacaакціоне́р, акціоне́рка
Аналіз зацікавленими сторонами, включаючи користувачів, працівників підтримки проекту. — Kullanıcılar ve destek elemanları dahil hissedar analizi.
shareholder, stakeholder
köken: From Sanskrit अंश (aṃśa) + धारी (dhārī).
Finceosakkeenomistaja /ˈosɑkːeːnˌomistɑjɑ/
shareholder, shareowner
çekim: çoğul osakkeenomistajat · tamlayan osakkeenomistajan
köken: osakkeen (“of a share”, genitive) + omistaja (“owner”)
Kannattajista ja liikkeestä käytettiin nimitystä vapsit (vir. vapsid). — Yardım eden veya para verenler "hissedarlar" olarak adlandırılmaktaydı.
Çekçeakcionář, akcionářka (eril) /ˈakt͡sɪjonaːr̝̊/
shareholder
çekim: çoğul akcionáři · tamlayan akcionáře
Akcionáři tratili. Protože předtím existovalo jen 500 milionů akcií, které rozdělili vlastní jmění. — Hissedarlar zararlı çıktı.
Rumenceacționar, acționară (eril)
shareholder
çekim: çoğul acționari · tamlayan acționarului
köken: Borrowed from French actionnaire.
aile: coacționar
Sunt o mare sustinatoare a lui Oska. — Onun önemli bir hissedarıyım.
Macarcarészvényes /ˈreːsveːɲɛʃ/
shareholder (UK), stockholder (US)
çekim: çoğul részvényesek
köken: részvény + -es
Én Oska főrészvényese vagyok. — Onun önemli bir hissedarıyım.
İbraniceבַּעַל מְנָיוֹת
היה לנו רווח שולי, ובעלי עניין לא מרוצים. — Ucu ucuna kazanç sağlıyorduk ve mutsuz hissedarlarımız vardı.
Dancaaktieejer, aktionær /ɑɡɕoˈnɛˀɐ̯/
shareholder
çekim: çoğul aktionære · tamlayan aktionærs
Ven, "the Fed" er en privat bank, ejet af private aktieholdere. Den tilhører ikke staten. — Pile, FED sahibinin özel hissedarların olduğu Özel bir banka
Norveççeaksjeeier, aksjonær
Dette gjorde at 1,54 milliarder kunne fordeles til organisasjonene som nyter godt av ordningen. — 4.5 milyar € pay, hissedarlara bir temettü olarak dağıtıldı.
Endonezcepemegang saham /pəməˈɡaŋ ˈsaham/
shareholder
çekim: çoğul pemegang-pemegang saham
köken: Compound of pemegang (“holder”) + saham (“share; stock”), calque of Dutch aandeelhouder (“shareholder”).
Aku pemegang saham mayoritas disinni. — Onun önemli bir hissedarıyım.
Vietnamcacổ đông, người có cổ phần /ko˧˩ ʔɗəwŋ͡m˧˧/
a shareholder/stockholder
köken: Sino-Vietnamese word from 股東
Em là cổ đông lớn đấy. — Onun önemli bir hissedarıyım.
Slovakçaakcionár, akcionárka
Bernard Arnault, väčšinový akcionár Dioru, je predsedom oboch spoločností a generálny riaditeľ LVMH. — Bernard Arnault, Dior şirketinin ana hissedarı, iki şirketinde başkanı ve LVMH ninde CEO'sudur.
Slovencedélničar, délničarka
Preden je Komisija sporazum odobrila, si je zagotovila, da bokonkurenca delovala tudi po ustanovitvi Opna. — Örneğin, Open’ın hissedarları üçüncü tarafların pazara girebilmesinisağlayacaklarına dair söz verdiler.

Etimoloji

From Ottoman Turkish حصهدار (hissedar). By surface analysis, hisse + -dar.

Örnek Cümleler

Hissedar mısınız?
Are you a shareholder?
Bu restoranın hissedarıyım.
I'm part owner of this restaurant.
Onun önemli bir hissedarıyım.
I'm a major stockholder in Oska.
Alt şirketler ve hissedarlıklar
Subsidiaries and shareholdings
Ben bir hissedar olsam üzülürdüm.
If I were a shareholder, I'd be upset.
Hissedarların sahip olduğu budur.
That's what the shareholders own.
Hissedarlar toplantısı düzenlendi.
The shareholders meeting was held.
Şirketin hissedarlarının yararına.
That's good for the actual shareholders of the company.
Hissedarların toplantısı düzenlendi.
The shareholder's meeting was held.
Tom şirketteki çoğunluk hissedarıdır.
Tom is the majority shareholder in the company.
Bazen buna hissedar payı olarak da hitap edilir.
And this is only a 0.1% move.
Pliva'nın Barr'a satılması hissedarları sevindirdi
Shareholders happy as Barr takes over Pliva
hissedar ile daha fazla örnek cümle →
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod