hegemonya

/he.ɟe.mɔn.ja/
noun
TR → EN
"hegemonya" kelimesinin İngilizcesi: hegemony, hegemony. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.

Çeviri

Genelhegemonynoun
Genelhegemony

Çekim Tablosu

Belirtme (-i)hegemonyayı
Yönelme (-e)hegemonyaya
Bulunma (-de)hegemonyada
Çıkma (-den)hegemonyadan
Tamlayan (-in)hegemonyanın
Çoğul (-ler)hegemonyalar

Tanım

•isim: Bir devletin başka bir devlet üzerindeki siyasal üstünlüğü ve baskısı
•Bir kişinin başka bir kişi üzerindeki üstünlüğü ve baskısı

Diğer Dillerde

AlmancaHegemonie, Vorherrschaft (dişil) /heɡemoˈniː/
hegemony
çekim: çoğul Hegemonien · tamlayan Hegemonien
eş: Vormachtstellung, Vorherrschaft
köken: Borrowed from Ancient Greek ἡγεμονία (hēgemonía).
Nämlich in Form von Wind hier in den Great Plains -- und so verschwindet die Hegemonie. — Bunun sonucunda o hegemonya gidiyor.
Kulturell erleben wir ein „68 von rechts“, eine Hegemonie rechter Gedanken, die sich als Kampf gegen eine Hegemonie linker Gedanken tarnt.
Fransızcahégémonie (dişil) /e.ʒe.mɔ.ni/
hegemony
çekim: çoğul hégémonies
köken: Learned borrowing from Ancient Greek ἡγεμονία (hēgemonía).
C'est les nations qui acceptent l'hégémonie de l'arrogant et puissances expansionnistes ; — Bu uluslar kendini beğenmiş ve yayılmacı güçlerin hegemonyasını kabul etmektedir;
İspanyolcahegemonía (dişil) /exemoˈnia/
hegemony
çekim: çoğul hegemonías
eş: dominación, imperio, liderazgo, supremacía
köken: Borrowed from Ancient Greek ἡγεμονία (hēgemonía), from ἡγέομαι (hēgéomai, “to go before, lead”).
aile: hegemónico
Fue un paso importante para Japón ganando hegemonía regional en Corea. — Bu, Japonya'nin Kore'de bölgesel hegemonya kurmasinin bir basamagiydi.
İtalyancaegemonia (dişil) /e.d͡ʒe.moˈni.a/
hegemony
çekim: çoğul egemonie
eş: autorità, comando, dominazione, dominio, guida, imperio
Rusçaгегемония (dişil) /ɡʲɪɡʲɪˈmonʲɪjə/
hegemony
çekim: tamlayan гегемо́нии
eş: верховенство, главенство, господство, доминирование, первенство
köken: Ultimately from Ancient Greek ἡγεμονία (hēgemonía).
Спарта утратила гегемонию в Греции. — Sparta, Yunanistan üzerindeki hegemonyası uğruna Önasya'daki Grek varlığını feda etmişti.
Arapçaسَيْطَرَة, هَيْمَنَة
لسيطرة القوى الغربية، — Batı gücünün hegemonyasının,
Farsçaسلطهگری, فرادستی, هژمونی
Azericehegemoniya, üstünlük /ysdyˈnːyç/
superiority
çekim: çoğul üstünlüklər · tamlayan üstünlüyün
köken: From üstün + -lük.
aile: üstünlük vermək
üstünlüyünü göstərmək
Kazakçaүстемдік
dominancy, dominance, domination, supremacy, rule
köken: үстем (üstem) + -дік (-dık).
Özbekçegegemoniya, gegemonlik, ustunlik
het heer zijn, de waardigheid van heer
eş: heer, meneer, mijnheer
-- ik zeg 400 jaar vanwege het einde van het Ottomaanse Rijk -- van hegemonie van Westerse macht, — Batı gücünün hegemonyasının,
Yunancaηγεμονία (dişil)
hegemony · principality
çekim: çoğul ηγεμονίες · tamlayan ηγεμονίας
köken: From Ancient Greek ἡγεμονία (hēgemonía).
η σπαρτιατική ηγεμονία
η ηγεμονία του Μονακό
Japoncaヘゲモニー, 覇権 /he̞ɡe̞mo̞ɲ̟iː/
hegemony
köken: Borrowed from German Hegemonie.
400年のことです — Batı gücünün hegemonyasının,
Korece패권, 헤게모니
서양의 권력, 단체, 가치관의 패권을 — Batı gücünün hegemonyasının,
İsveççeherravälde (nötr)
dominion, superiority, (total) control, (major) influence · control of something or oneself
çekim: tamlayan herraväldes
eş: dominans
köken: herre + välde
Han förlorade herraväldet över bilen.
Ukraynacaвладарюва́ння, володарюва́ння, гегемо́нія, панува́ння, царюва́ння
Hintçeआधिपत्य (eril) /ɑː.d̪ʱɪ.pət̪.jᵊ/
power, hegemony, authority · rule, control; sovereignty (of a state etc.)
çekim: çoğul आधिपत्यों
köken: Borrowed from Sanskrit आधिपत्य (ādhipatya).
Fincehegemonia /ˈheɡemoniɑ/
hegemony
çekim: çoğul hegemoniat · tamlayan hegemonian
köken: Internationalism (see English hegemony), ultimately from Ancient Greek ἡγεμονία (hēgemonía).
vůdcovství, nadvláda (zvl. politická)
Macarcahegemónia
Az eredeti kórusablakok 1441–1455 között készültek. — Hegemonyalarını 1441-1461 dönemine kadar sürdürdüler.
İbraniceהֶגְמוֹנְיָה
של הגמוניית המעצמות המערביות, — Batı gücünün hegemonyasının,
hegemony
çekim: çoğul hegemonier · tamlayan hegemonis
köken: From Ancient Greek ἡγεμονία (hēgemonía).
aile: hegemonisme, hegemonisk, hegemonistisk
Vietnamcabá quyền /ʔɓaː˧˦ kwiən˨˩/
hegemony
köken: Sino-Vietnamese word from 霸權.
Danh tiếng của Napoleon bị rung chuyển nặng nề và quyền bá chủ của Pháp ở châu Âu đã suy yếu đáng kể. — Napolyon'un itibarı ağır biçimde zedelendi, Avrupa'daki Fransız hegemonyası ciddi ölçüde zayıfladı.
Bulgarcaхегемо́ния
Французите се идентифицират като защитници на християнството (особено маронитите) в региона. — Bu istek Hristiyanlar (özellikle Maruniler) tarafından ülkedeki hegemonyalarına bir tehdit olarak algılandı.
Slovencenadvlada
Italijanski mislec Antonio Gramsci pa je iz marksizma izpeljal teorijo o vodenju družbe. — Neo-marksistlerden Antonio Gramşi Marx'ın düşüncelerine 'hegemonya' kavramını getirmiştir.
Litvancahegemonija
Estoncahegemoonia
Galiçyacahexemonía

Etimoloji

Eski Yunanca ἡγεμονία (hēgemonía) sözcüğünden.

Örnek Cümleler

Roma hegemonyası
Roman hegemony
Batı gücünün hegemonyasının,
I say 400 years because it's the end of the Ottoman Empire -- of the hegemony of Western power,
Uygulama Spartalı hegemonya dönemini başlattı.
The practice started the period of Spartan hegemony.
Hegemonyalarını 1441-1461 dönemine kadar sürdürdüler.
The League of Mayapan was destroyed between 1441 and 1461.
Bu, Japonya'nin Kore'de bölgesel hegemonya kurmasinin bir basamagiydi.
For Japan, it was a step toward regional hegemony in Korea.
Bolşevikler roletarya hegemonyasını savunurken, Menşevikler karşı çıktı.
To avoid embarrassing the Roosevelts, he declined.
Bu uluslar kendini beğenmiş ve yayılmacı güçlerin hegemonyasını kabul etmektedir;
It is the nations that accept the hegemony of arrogant and expansionist powers;
Bu barbarlık hegemonyasının devamı, insan toplumu tarihçilerini haklı çıkaracaktır.
The continuation of this hegemony of barbarism will justify historians of human society.
Antonio Gramsci'nin hegemonya teorisi yine kendi kapitalist devlet anlayışına bağlıdır.
Antonio Gramsci's theory of hegemony is tied to his conception of the capitalist state.
Gramsci için hegemonya her zaman, bitmek bilmeyen, değişken ve tartışmaya açık bir süreçti.
Hegemony was always, for Gramsci, an interminable, unstable and contested process.
Prashad, Amerikan hegemonyası ve emperyalizmi dediği şeyin açık bir eleştirmenidir. [1] [2]
Prashad is an outspoken critic of what he calls American hegemony and imperialism.[21][22]
Gramsci için hegemonya her zaman, bitmek bilmeyen, değişken ve tartışmaya açık bir süreçti.[28]
Hegemony was always, for Gramsci, an interminable, unstable and contested process.[28]
hegemonya ile daha fazla örnek cümle →