hegemonya ile cümle

hegemonya kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
40
ÖRNEK CÜMLE
9
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Gramsci için hegemonya her zaman, bitmek bilmeyen, değişken ve tartışmaya açık bir süreçti.Hegemony was always, for Gramsci, an interminable, unstable and contested process.
Bu, Japonya'nin Kore'de bölgesel hegemonya kurmasinin bir basamagiydi.For Japan, it was a step toward regional hegemony in Korea.
Bolşevikler roletarya hegemonyasını savunurken, Menşevikler karşı çıktı.To avoid embarrassing the Roosevelts, he declined.
Hegemonyalarını 1441-1461 dönemine kadar sürdürdüler.The League of Mayapan was destroyed between 1441 and 1461.
Batı gücünün hegemonyasının,I say 400 years because it's the end of the Ottoman Empire -- of the hegemony of Western power,
Bu uluslar kendini beğenmiş ve yayılmacı güçlerin hegemonyasını kabul etmektedir;It is the nations that accept the hegemony of arrogant and expansionist powers;
Gramsci için hegemonya her zaman, bitmek bilmeyen, değişken ve tartışmaya açık bir süreçti.[28]Hegemony was always, for Gramsci, an interminable, unstable and contested process.[28]
Roma hegemonyasıRoman hegemony
Antonio Gramsci'nin hegemonya teorisi yine kendi kapitalist devlet anlayışına bağlıdır.Antonio Gramsci's theory of hegemony is tied to his conception of the capitalist state.
Uygulama Spartalı hegemonya dönemini başlattı.The practice started the period of Spartan hegemony.
Prashad, Amerikan hegemonyası ve emperyalizmi dediği şeyin açık bir eleştirmenidir. [1] [2]Prashad is an outspoken critic of what he calls American hegemony and imperialism.[21][22]
Bu barbarlık hegemonyasının devamı, insan toplumu tarihçilerini haklı çıkaracaktır.The continuation of this hegemony of barbarism will justify historians of human society.
Bu savaş 338 yılından beri bölgede hüküm süren Makedon hegemonyasını sona erdirmiştir.Dies bedeutete das Ende der seit 338 v. Chr. bestehenden makedonischen Hegemonie über Griechenland.
2010-11 sezonunda Sevilla FC, Barcelona ve Real Madrid hegemonyasının ardında kaldı.In der darauffolgenden Saison 2009/10 waren der FC Barcelona und Real Madrid von Anfang an auf Augenhöhe.
Bu, Japonya'nin Kore'de bölgesel hegemonya kurmasinin bir basamagiydi.Fue un paso importante para Japón ganando hegemonía regional en Corea.
Sparta, Yunanistan üzerindeki hegemonyası uğruna Önasya'daki Grek varlığını feda etmişti.Спарта утратила гегемонию в Греции.
Küçük partiler de muhalefet görevlerini serbestçe yerine getirirler (hegemonyacı sistemin aksine).捕手腰の廻 (小具足組討)), не выделяясь в самостоятельное «дзюцу».
Bu, Japonya'nin Kore'de bölgesel hegemonya kurmasinin bir basamagiydi.Dokument stanowił duży krok naprzód na drodze Japończyków do zdobycia hegemonii w regionie.
Bu, Japonya'nin Kore'de bölgesel hegemonya kurmasinin bir basamagiydi.Acesta a fost un pas prin care Japonia a câștigat hegemonia în Coreea.
Çalışma aynı zaman da Antonio Gramsci’nin hegemonya teorisine dayanarak ideolojinin kapsamını oluşturur.Ebben többek között Antonio Gramsci hegemóniaelméletét fejlesztették tovább.
Hegemonyalarını 1441-1461 dönemine kadar sürdürdüler.Az eredeti kórusablakok 1441–1455 között készültek.
Bu, Japonya'nin Kore'de bölgesel hegemonya kurmasinin bir basamagiydi.Dermed lå mulighet åpen for japansk hegemoni i Asia.
Napolyon'un itibarı ağır biçimde zedelendi, Avrupa'daki Fransız hegemonyası ciddi ölçüde zayıfladı.Reputasi Napoleon hancur seketika, dan hegemoni Prancis di Eropa melemah secara drastis.
Bu, Japonya'nin Kore'de bölgesel hegemonya kurmasinin bir basamagiydi.Hal itu merupakan sebuah langka menuju Jepang memperoleh Hegemoni regional di Korea.
Napolyon'un itibarı ağır biçimde zedelendi, Avrupa'daki Fransız hegemonyası ciddi ölçüde zayıfladı.Danh tiếng của Napoleon bị rung chuyển nặng nề và quyền bá chủ của Pháp ở châu Âu đã suy yếu đáng kể.
Bu istek Hristiyanlar (özellikle Maruniler) tarafından ülkedeki hegemonyalarına bir tehdit olarak algılandı.它被视为对基督教势力的一种致命的威胁(尤其是马龙派)。
Bu istek Hristiyanlar (özellikle Maruniler) tarafından ülkedeki hegemonyalarına bir tehdit olarak algılandı.Французите се идентифицират като защитници на християнството (особено маронитите) в региона.
Sparta, Yunanistan üzerindeki hegemonyası uğruna Önasya'daki Grek varlığını feda etmişti.Sparta tak nastúpila cestu stať sa hegemónom v Grécku.
Neo-marksistlerden Antonio Gramşi Marx'ın düşüncelerine 'hegemonya' kavramını getirmiştir.Italijanski mislec Antonio Gramsci pa je iz marksizma izpeljal teorijo o vodenju družbe.
Batı gücünün hegemonyasının,400年のことです
Batı gücünün hegemonyasının,-- ik zeg 400 jaar vanwege het einde van het Ottomaanse Rijk -- van hegemonie van Westerse macht,
Batı gücünün hegemonyasının,서양의 권력, 단체, 가치관의 패권을
Batı gücünün hegemonyasının,של הגמוניית המעצמות המערביות,
Batı gücünün hegemonyasının,لسيطرة القوى الغربية،
Bunun sonucunda o hegemonya gidiyor.변화시킨거죠. 그런데 그 헤게모니는 떠나가고 있습니다.
Bunun sonucunda o hegemonya gidiyor.Nämlich in Form von Wind hier in den Great Plains -- und so verschwindet die Hegemonie.
Bunun sonucunda o hegemonya gidiyor.פה במישורים הגדולים, והעליונות עוזבת.
Bunun sonucunda o hegemonya gidiyor.هنا في "السهول الكبرى"، وهكذا تندثر تلك الهيمنة.
Bunun sonucunda o hegemonya gidiyor.ザキ・ヤマニが石油輸出国機構(OPEC)を 結成したとき
Bu uluslar kendini beğenmiş ve yayılmacı güçlerin hegemonyasını kabul etmektedir;C'est les nations qui acceptent l'hégémonie de l'arrogant et puissances expansionnistes ;

İlgili Sayfalar