denizaltı
/deˈni.zaɫ.tɯ/
noun
C1 seviye
TR → EN
"denizaltı" kelimesinin İngilizcesi: submarine, submarine, undersea, submarine, submarine. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.
Çeviri
Denizciliksubmarinenoun
Genelsubmarine
Genelundersea
Genelsubmarine
Genelsubmarine
Görsel




Çekim Tablosu
Belirtme (-i)denizaltıyı
Yönelme (-e)denizaltıya
Bulunma (-de)denizaltıda
Çıkma (-den)denizaltıdan
Tamlayan (-in)denizaltının
Çoğul (-ler)denizaltılar
Tanım
•deniz yüzeyinin altında ve üstünde yol alabilen savaş veya araştırma gemisi, tahtelbahir
•Deniz yüzeyinin altında ve üstünde yol alabilen savaş veya araştırma gemisi
Diğer Dillerde
Almancaunterseeboot (nötr) /ˈʊntɐzeːˌboːt/
submarine (vessel) · submersible (vessel)
çekim: çoğul Unterseeboote · tamlayan Unterseebootes
köken: Compound of unter + See + Boot, literally “under-sea boat”.
Klein U-Boote. — 1 küçük denizaltı.
Fransızcasous-marin (eril) /su.ma.ʁɛ̃/
submarine (undersea boat) · submarine (sandwich)
çekim: çoğul sous-marins
eş: hypothalassique
köken: From sous- + marin.
Avec un sous-marin. — Denizaltı ile.
Nous occupions, en cet endroit. Le centre d'une vaste clairière, entourée par les hautes arborisations de la forêt sous-marine.
İspanyolcabatiscafo, emparedado submarino, ictíneo, sándwich submarino, submarino, sumergible (eril) /batisˈkafo/
bathyscaphe (self-propelled deep-sea submersible)
çekim: çoğul batiscafos
eş: submarino
Un sólo submarino. — Tek bir denizaltı.
İtalyancasommergibile, sottomarino /som.merˈd͡ʒi.bi.le/
submersible
çekim: çoğul sommergibili
zıt: insommergibile
köken: From sommergere + -ibile.
aile: sommergibilista
Questo è il sottomarino Alvin. — Bu denizaltı Alvin.
Rusçaморск. подводная лодка, подлодка
морск. подводная лодка, подлодка
Подводная лодка погрузилась. — Denizaltı daldı.
Arapçaغَوَّاصَة
هذا نوع كأنه ديك تحت البحر. — Bu adeta bir denizaltı horozu.
Kazakçaсүңгуір қайық
submarine
Özbekçesuv osti kemasi
submarine
çekim: çoğul suv osti kemasilar
köken: suv (“water”) + osti (“under”) + kemasi (“ship”)
Felemenkçeduikboot, onderwater-, onderzeeboot, onderzeeër, onderzees (eril) /ˈdœy̯k.boːt/
submarine · submarine that is designed to sail at the surface for most of the time but can submerge for limited periods
çekim: çoğul duikboten
eş: onderzeeboot, onderzeeër
köken: From duiken (“to dive”) + boot (“boat”).
aile: duikbootjager, duikbootoorlog
Drie dagen later zonk het schip. — Denizaltı, üç gün sonra battı.
Yunancaυποβρύχιο, υποβρύχιος (nötr)
submarine
çekim: çoğul υποβρύχια · tamlayan υποβρυχίου
Είναι με ένα υποβρύχιο. — Denizaltı ile.
submarine (undersea boat)
köken: From English submarine.
小型の潜水艦。 — 1 küçük denizaltı.
Korece잠수함 /t͡ɕa̠msʰuɦa̠m/
submarine
köken: Orthographic borrowing from Japanese 潛水艦 (sensuikan) (modern spelling 潜水艦).
[잠수함처럼 해바] — [Denizaltı gibi?]
İsveççeubåt, undervattens-, undervattensbåt
a submarine; a boat that goes under water · a shot of hard liquor (such as Jägermeister) which is dropped into a glass of beer
çekim: çoğul ubåtar · tamlayan ubåts
köken: Clipping of undervattensbåt.
17 Ubåtar. — 1 küçük denizaltı.
Lehçełódź podwodna, okręt podwodny, podmorski, podwodny (dişil) /ˈwut͡ɕ pɔdˈvɔd.na/
submarine (boat that can go underwater)
çekim: çoğul łodzie podwodne · tamlayan łodzi podwodnej
köken: Literally, “underwater boat”.
Jednostka zatonęła 3 dni później. — Denizaltı, üç gün sonra battı.
Ukraynacaпідво́дний, підво́дний чо́вен
Малі протичовнові кораблі. — 1 küçük denizaltı.
Hintçeपनडुब्बी (dişil) /pən.ɖʊb.biː/
submarine · the Indian darter, Anhinga melanogaster
çekim: çoğul पनडुब्बियाँ
köken: पन- (pan-, “water”) + डूबना (ḍūbnā, “to dive”) + -ई (-ī, noun suffix).
Fincemerenalainen, subi, sukellusvene, vedenalainen /ˈmerenˌɑlɑi̯nen/
submarine
köken: meren (genitive) + alainen
Osasto saapui satamaan 23. joulukuuta. — Denizaltı, 23 Aralık'ta üsse döndü.
undersea, submarine
köken: From pod- + mořský.
aile: podmořský příkop
1 Malý Jeziorak. — 1 küçük denizaltı.
podmořský život
Rumencesubmarin /ˌsub.maˈrin/
submarine
çekim: çoğul submarine · tamlayan submarinului
köken: From sub- + marin, after French sous-marin.
Acesta este un fel de cocoş subacvatic. — Bu adeta bir denizaltı horozu.
Macarcatengeralattjáró /ˈtɛŋɡɛrɒlɒtjaːroː/
submarine
çekim: çoğul tengeralattjárók
köken: tenger (“sea”) + alatt (“under”) + járó (“moving”)
[Mint egy tengeralattjáró?] — [Denizaltı gibi?]
İbraniceצוֹלֶלֶת
מד עומק לצוללים. — Denizaltının torpido tüpleri.
Latincenavis submarina, submarina
Dancaubåd
submarine
çekim: çoğul ubåde · tamlayan ubåds
köken: From German U-Boot, short for Unterseeboot (“submarine”).
Torpedoer bringes ombord. — Denizaltının torpido tüpleri.
Norveççeundervannsbåt
Ingen ubåter. — 1 küçük denizaltı.
Endonezcekapal selam /ˌkapal səˈlam/
submarine: a boat that can go underwater
çekim: çoğul kapal-kapal selam
köken: Compound of kapal (“ship”) + selam (“to dive”), calque of Dutch duikboot.
Satu kapal selam. — Tek bir denizaltı.
Vietnamcatàu ngầm /taw˨˩ ŋəm˨˩/
submarine
köken: tàu (“ship”) + ngầm (“underground”).
Nó như 1 con gà trống dưới biển — Bu adeta bir denizaltı horozu.
Bulgarcaподво́ден, подво́дница
Един от малцината оцелели подводничари. — 1 küçük denizaltı.
Etimoloji
Calque of French sous-marin, from Turkish deniz (“sea”) + alt (“under”) + -ı (suffix used with compound nouns).
Kelime Ailesi
Eş & Zıt Anlamlılar
Örnek Cümleler
Denizaltı ile.
It's with a submarine.
[Denizaltı gibi?]
[Like a submarine?]
1 küçük denizaltı.
Small submarines.
O bir denizaltı mı?
Is that a submarine?
Bu denizaltı Alvin.
This is the submarine Alvin.
Denizaltı suya daldı.
Submarine submerged.
Humaytá denizaltı-sınıfı
Humaytá sub-class
Denizaltı II. Dünya Savaşı
Italian submarines of World War II
Balistik Füze Denizaltıları
Ballistic Missile Submarines (SSBN)
Denizaltı suyun içine daldı.
The submarine submerged in the water.
Rus Akula sınıfı denizaltısı
Russian Akula-class submarine
Denizaltı, üç gün sonra battı.
The submarine sank three days later.