Ana içeriğe geç
Sözlük
/
azı

azı

/aˈzɯ/
noun
C1 seviye
TR → EN
"azı" kelimesinin İngilizcesi: molar, grinder. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.

Çeviri

Genelmolarnoun
Genelgrindernoun

Görsel

altın işlemeli kutsal kab içinde azize marina moazzezi ortodoks dini emanetortaçağ gotik dönemine ait yaldızlı ahşap azize anne ve meryem heykeliortodoks aziz merkür ikonası ile rumence acatist kitabı kapağı dini detayOrtaçağ Ahşap Azize Heykeli, Altın Varaklı Pelerin ve Müze Gölgesi

Çekim Tablosu

Belirtme (-i)azıyı
Yönelme (-e)azıya
Bulunma (-de)azıda
Çıkma (-den)azıdan
Tamlayan (-in)azının
Çoğul (-ler)azılar

Tanım

•Köpek dişlerinden sonra içeriye doğru, alt ve üst çenenin iki yanında beşer tane bulunan ve yiyecekleri öğütmeye yarayan dişlerin ortak adı, azı dişi, öğütücü diş
•Öküz arabalarında ön ve arka yastıkları dingile bağlayan ağaç çivi
•Köpek dişlerinden sonra içeriye doğru, alt ve üst çenenin iki yanında beşer tane bulunan ve yiyecekleri öğütmeye yarayan dişlerin ortak adı

Atasözü & Deyim

“Çoğu zarar, azı karar”
“Azı bilmeyen çoğu hiç bilmez”
“Azıcık aşım, ağrısız (kaygısız) başım”
“Azıksız yola çıkanın gözü el torbasında kalır”
“Can cümleden aziz”

Diğer Dillerde

a molar (tooth)
çekim: çoğul Backenzähne · tamlayan Backenzahnes
eş: Mahlzahn, Molar, Molarzahn, Stockzahn, Dens molaris
köken: From Backe + -n- + Zahn.
Glorreich ist Gott: — Allah azizdir.
Fransızcaaiguisoir, broyeur, meuleuse, molaire, moulin (eril) /ɛ.ɡɥi.zwaʁ/
sharpener (tool) · pencil sharpener · whetstone
çekim: çoğul aiguisoirs
eş: queue de rat, fusil, affûteuse, aiguiseur, fitoir
köken: From aiguiser + -oir.
Toussaint — Azizler Günü
İspanyolcaamoladora, diente molar, esmeril, muela (dişil) /amolaˈdoɾa/
grinder (tool)
çekim: çoğul amoladoras
eş: mola, amoladora angular, esmeril angular, moladora, galletera, rotaflex
köken: From amolar + -dora.
aile: amoladora angular, amoladora de banco
Alguer, José. — Üstel, Aziz.
İtalyancadente molare, molare /moˈla.re/
molar (all senses)
çekim: çoğul molari
eş: mascellare, affilare, arrotare, levigare, limare, lisciare
köken: From Latin molāris.
Almeno... — En azından...
Rusçaкоренно́й зуб, моля́р, моля́рный
День всех святых — Azizler Günü
Arapçaضِرْس
عيد جميع القديسين — Azizler Günü
Farsçaآسیا, آسیاب, دندان آسیاب, دندان کرسی /ʔaː.si.ˈjaː/
Asia (the largest continent, located between Europe and the Pacific Ocean) · Asia (an ancient province of the Roman Empire in western Anatolia, existing between 133 BC (during the Roman Republic) and the 7th century AD)
aile: آسیایی
Azericeazı, azıdişi, üyüdücü /ɑˈzɯ/
at least; no less than; no fewer than
çekim: çoğul azılar · tamlayan azının
köken: From third-person possessive of az (“a little”).
Felemenkçekies, maaltand (eril) /kis/
molar · certain resembling objects
çekim: çoğul kiezen
eş: molaar
köken: From Middle Dutch kiese (late), borrowed from Old Frisian kēse, from Proto-West Germanic *kūsiju. Displaced older kuis, from Middle Dutch *cuse, from the same Proto-West Germanic source.
aile: achter de kiezen, kiespijn, kiezenkas, kiezenkast, kiezenmerg, kiezensleutel, kiezenspel, kiezenstoter, kiezentrekker, knobbelkies
We zijn niet meer met genoeg. — Çok azımız kaldık.
Ik moet naar de tandarts omdat mijn kies pijn doet.
De tandarts heeft mijn kies gevuld.
Een volwassen persoon heeft normaal gesproken twaalf kiezen.
Portekizcedente molar, moedor, moinho, molar, triturador (eril) /mujˈdoʁ/
grinder (device for grinding things)
çekim: çoğul moedores
eş: moente, importuno, maçante, maçador
köken: From moer + -dor.
Pelo menos... — En azından...
molar (tooth)
çekim: çoğul γομφίοι · tamlayan γομφίου
köken: From Ancient Greek γομφίος (gomphíos).
Τουλάχιστον... — En azından...
Japonca臼歯 /kʲɨːɕi/
molar
eş: 奥歯
köken: From 臼 (kyū, usu, “mortar”) + 歯 (shi, ba, “tooth”).
ザシュル 将軍。 — Aysel Aziz.
Korece어금니 /ʌ̹ɡɯmni/
molar tooth(teeth), back tooth(teeth)
köken: First attested in the Hunminjeong'eum eonhae (訓民正音諺解本 / 훈민정음언해본), 1446, as Middle Korean 엄 (Yale: em). : 1447, 《훈민정음》 3주 :: 牙ᄂᆞᆫ 어미라 First attested in the Seokbo sangjeol (釋譜詳節 / 석보상절), 1447, as Middle Korean 엄니 (Yale: emni). : 1447, 《석보상절》 23:48 :: 엄니 ᄒᆞᆫ 쌍을 First attested in the Hancheong Mun'gam 한청문감 (hancheongmun'gam), 1770, as Middle Korean 아금니 (akumni). : 1770, 《한청문감》 5:51 :: 大牙 아금니 First…
그 중요성을 간과하기도 하지만요. — Onu azımsarız.
İsveççeenmolarig
Alla helgons dag — Azizler Günü
Lehçemłynek, molarny, molowy, trzonowiec, trzonowy (eril) /ˈmwɘ.nɛk/
a male surname
çekim: çoğul młynki · tamlayan młynka
köken: From młynek.
aile: młynek modlitewny
Przynajmniej... — En azından...
Ukraynacaмолярний /mɔˈlʲarnei̯/
molar
köken: From моль m (molʹ) + -а́рний (-árnyj).
Пождіть хвилину. — Azıcık bekle.
Hintçeदाढ़ (eril) /d̪ɑːɽʱ/
molar · tusk
çekim: çoğul दाढ़ों
köken: Inherited from Sauraseni Prakrit 𑀤𑀸𑀠 (dāḍha), 𑀤𑀁𑀞 (daṃṭha), from Sanskrit दंष्ट्र (daṃṣṭra, “fang, tusk; beard”), from the root दंश् (daṃś). Compare Punjabi ਜਾੜ੍ਹ / جاڑھ (jāṛh).
aile: अक़्ल-दाढ़
दाढ़ मुँह में सबसे पिछे दांत होते हैं।
Fincehiomakone, molaarinen, poskihammas, poskihammas- /ˈhiomɑˌkoneˣ/
grinder, sander (machine)
çekim: çoğul hiomakoneet · tamlayan hiomakoneen
köken: hioma (third infinitive stem) + kone
aile: kulmahiomakone, penkkihiomakone, pyöröhiomakone, tasohiomakone
Valtakoski, Jussi. — Üstel, Aziz.
Çekçemolární, stolička /ˈmolaːrɲiː/
molar
Mistři ostrého meče. — Aziz Ufuk Kılıç.
Rumencemăsea, râșniță (dişil) /məˈse̯a/
molar
çekim: çoğul măsele · tamlayan măsele
köken: Inherited from Latin maxilla (“jaw”). Compare Aromanian mãseauã.
aile: măsea de minte, măselariță, măselar, trage la măsea
Ce mai faci, vechi de cap? — Nasılsınız azizim?
Macarcadaráló, őrlőfog, zápfog /ˈdɒraːloː/
present participle of darál
çekim: çoğul darálók
köken: darál + -ó (present-participle suffix)
aile: darálós, darálógép, darálómalom, darálóüzem, diódaráló, húsdaráló, iratdaráló, kávédaráló, mákdaráló
Egy dolgot kívántam, XLIII. — Üstel, Aziz.
İbraniceטוֹחֶנֶת
תיזכרנה לכבוד והערצה! — Azim ve şeref!
Dancakindtand, molar
Hvis jeg ikke kan gøre det godt igen, - — En azından...
Norveççejeksel, jeskel
Heder og ære. — Azim ve şeref!
Endonezcegeraham /ɡəˈraham/
molar teeth
çekim: çoğul geraham-geraham
köken: From Malay geraham. Compare Acehnese gheuem, Sundanese caréham, Javanese ꦒꦿꦲꦩ꧀ (graham), Madurese gherrem, Minangkabau garaman. Doublet of geraman.
aile: geraham bungsu, tebu setuntung masuk geraham gajah
Subtitle by Julius — Altyazı: Azize
Vietnamcamáy mài, răng hàm /zaŋ˧˧ haːm˨˩/
a molar (back tooth)
köken: răng (“tooth”) + hàm (“jaw”).
聖天, Thánh Thiên). — Aziz Vlas (İng.
Bulgarcaкътен, кътник, мелничка, мол, моларен, точилар /mɔɫ/
filled up cavity, pocket, pothole (hole under a surface, usually obscured by a rock, vegetation, or filled with some material such as dirt, silt, rainwater)
çekim: çoğul мо́лове
köken: BER tentatively suggests origin from Proto-Slavic *molъ, derived via o-grade ablaut from the root of ме́ля (mélja, “to grind”). Compare Lithuanian malti (“to grind”), Latvian malt (“to grind”) (with o-grade).
aile: моле́я, моля́вя се, намо́л, подмо́л
София, 1976. — Aziz Sofi, 1976.
Slovakçamolárny
Svätý Tomáš (port. — Aziz Vlas (İng.

Etimoloji

Inherited from Ottoman Turkish آزو (azu, azı, “molar, grinder; tusk”), from Proto-Turkic *aŕïg (“large tooth; tusk”). Cognate with Azerbaijani azı.

Örnek Cümleler

Azize Lucy
Saint Lucy
Tom azimli.
Tom is driven.
Azı (molar)
Molar
İşi azıttın.
You've gone too far.
Azık edinin.
Supply yourselves for the journey.
Küçük azı 6.
1st Bicuspid (1st premolar) 6.
Aziz Florian
Saint Florian
Fetva-ı Aziz
Fatawa Aziz
O aziz değil.
She's no saint.
Tom bir aziz.
Tom is a saint.
Ve azıtmayın.
And do not exceed the limits of (service to Allah).
Küçük azı 22.
1st Bicuspid (1st premolar) 22.
azı ile daha fazla örnek cümle →
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod