ayrık

TR → EN
"ayrık" kelimesinin İngilizcesi: cloven. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.

Çeviri

Genelcloven

Görsel

Siyah arka planda tel örgülü ayrık makas ve modern sanatsal tasarım

Tanım

•ayrı tutulan, başkalarına benzemeyen, ayrıcalı, müstesna
•ayrık otu
•ayrılmış
•kural dışı, müstesna
•tekil olarak algılanabilen, başka bir şeye bağlı veya ait olmayan; kesintili; süreksiz
•Ayrılmış olan, ayrı duran
•Başkalarına benzemeyen, ayrı tutulan
•Bir bütünün veya kurala uymayan

Diğer Dillerde

Fransızcafendu
past participle of fendre
Alors si vous avez le temps. — Bu durumda , zaman ayrıktır.
İspanyolcarajado /raˈxado/
past participle of rajar
eş: audaz, arrojado, bizarro, valentísimo
Sistemas heterogéneos. — Yarı-ayrık sistemler.
Rusçaотделённый; раздельный, разделённый /rəzʲdʲɪˈlʲɵnːɨj/
past passive perfective participle of раздели́ть (razdelítʹ)
eş: поделённый, раздробленный, расчленённый, разбитый, ответный
Вне зоны признания. — Kasık bölgesini ayrıktır.
İsveççekluven
split, cleaved · party per pale · torn, conflicted, ambivalent
çekim: karşılaştırma mer kluven · üstünlük mest kluven
köken: Originally the past participle of klyva.
aile: kluvenhet, kluvet rim, tala med kluven tunga
Jag beger mig till Vattnadal nu. — Şimdi Ayrıkvadi'ye gidiyorum,
Jag vill älska filmen, men jag är kluven
Latincebifidus, fissus /ˈbɪ.fɪ.dʊs/
bifid, split in two parts · cleft, cloven · two-forked
köken: From bi- (“two”) + -fidus, related to findere (“to split”).
Norveççekløyvd
delt område — ayrık panel
Bulgarcaраздвоен, разцепен
Пикочо-отделителна система. — Yarı-ayrık sistemler.

Eş & Zıt Anlamlılar

Örnek Cümleler

Ayrık otuyuz.
We're outcasts.
Ayakları ayrık durdu.
He stood with his feet wide apart.
Bacakları ayrık durdu.
He stood with his legs wide apart.
Ayrıkvadi onun mekanıdır.
This is also its type locality.
Cebir ve Ayrık Matematikte
In algebra and discrete mathematics
Ayrık bir elektron multipleri
A discrete electron multiplier
Sunculuğunu İlker Ayrık yaptı.
Nevertheless, the former signed him outright.
Ayrık hafta görünümü olarak yazdır
Print as split week view
Üçüncüsü, etki alanı ayrık olmalıdır.
Third, the domain must be discrete.
X ve Y ayrık rassal değişken olsunlar.
Let X and Y be differentiable manifolds.
Gitgide artan ayrık fonksiyonlar vardı.
You had separated functions, increasingly.
Şimdi, "ayrık" ve "sürekli"den bahsedelim:
Let me talk about discrete versus continuous.
ayrık ile daha fazla örnek cümle →

İlgili / Bileşik Terimler

Genelmarginal sea
Genelcouch grass