şansölye

/ʃan.søl.je/
noun
C2 seviye
TR → EN
"şansölye" kelimesinin İngilizcesi: chancellor. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.

Çeviri

Genelchancellornoun

Çekim Tablosu

Belirtme (-i)şansölyeyi
Yönelme (-e)şansölyeye
Bulunma (-de)şansölyede
Çıkma (-den)şansölyeden
Tamlayan (-in)şansölyenin
Çoğul (-ler)şansölyeler

Tanım

•Almanya'da ve Avusturya'da başbakan
•Almanya ve Avusturya'da hükûmet başkanı

Diğer Dillerde

Almancabundeskanzler, kanzler, kanzlerin (eril) /ˈbʊndəsˌkant͡slɐ/
federal chancellor (male or of unspecified gender) (head of the German or Austrian federal government)
çekim: çoğul Bundeskanzlern · tamlayan Bundeskanzlers
köken: From Bund (“federation”) + -es- + Kanzler (“chancellor”).
aile: Bundeskanzleramt, Altbundeskanzler
Die Verfügungsgewalt lag allein beim Kaiser. — Şansölye sadece İmparatora karşı sorumluydu.
Fransızcachancelier, chancelière, contremaître de jury (eril) /ʃɑ̃.sə.lje/
chancellor
çekim: çoğul chanceliers
köken: From Old French chancelier, cancelier, from inherited from Late Latin cancellārius, from Latin cancellus.
Elle dépend du diocèse de Créteil. — Doğrudan Şansölye'ye bağlıdır.
İspanyolcacancelario, canciller, cenceller (disused), chanciller, maestreescuela, maestrescuela (eril) /kanθeˈlaɾjo/
alternative form of canciller
çekim: çoğul cancelarios
Ambos partidos pretenden el triunfo. — İki parti de şansölyeliği istiyordu.
İtalyancacancelliere (eril) /kan.t͡ʃelˈljɛ.re/
chancellor · clerk of the court
çekim: çoğul cancellieri
köken: From cancello + -iere, or from Late Latin cancellārius, from Latin cancellus. Cognate with Sicilian canciḍḍeri.
Il 22 novembre 2005 fu nominato Ministro degli Esteri nel governo di coalizione di Angela Merkel. — 22 Kasım 2005 tarihinde Angela Merkel Şansölye seçildi.
Rusçaка́нцлер, ре́ктор, старшина́ прися́жных
TunisPro (2006—2013). — Avusturya şansölyesi (2000-2007).
Arapçaمُسْتَشَار, مُسْتَشَارَة
في الأصل كان المستشار مسؤولاً فقط أمام الإمبراطور. — Şansölye sadece İmparatora karşı sorumluydu.
Kazakçaканцлер
chancellor (head of parliamentary government in some German-speaking countries)
çekim: çoğul канцлерлер · tamlayan канцлердің
köken: Borrowed from Russian ка́нцлер (káncler), from German Kanzler, from Late Latin cancellarius.
Felemenkçekanselier (eril) /ˌkɑn.səˈliːr/
chancellor, high officer in a government, princely court, court of justice, order of chivalry, diplomatic or consular mission
çekim: çoğul kanseliers
köken: From Middle Dutch cancelier, canceler, from Middle High German kanzeler but influenced by Old French chancelier, both from Latin cancellārius.
aile: aartskanselier, bondskanselier, grootkanselier, kanseliersbonus, kanselierschap, rijkskanselier
Angela Merkel werd op 22 november de nieuwe kanselier. — 22 Kasım 2005 tarihinde Angela Merkel Şansölye seçildi.
Portekizcechanceler /ʃɐ̃.seˈlɛ(ʁ)/
chancellor (important notary; person in charge of some area of government)
çekim: çoğul chanceleres
eş: cancelário
Foi ministro do interior da Alemanha no governo Gerhard Schröder, de 1998 até 2005. — Gerhard Schröder, 1998 - 2005 arası Alman Şansölyesi.
chancellor
çekim: çoğul καγκελάριοι · tamlayan καγκελάριου
Θεωρητικά, ο Πρόεδρος της Δημοκρατίας μπορεί ελεύθερα να ορίσει το πρόσωπο της αρεσκείας του. — Şansölyenin atanması teorik olarak tümüyle devlet başkanının özgür tercihine bağlıdır.
Japonca宰相, 首相 /sa̠iɕo̞ː/
prime minister
ただし、術強化は皇帝のみ。 — Şansölye sadece İmparatora karşı sorumluydu.
Korece수상, 재상 /sʰusʰa̠ŋ/
prime minister, premier, chancellor (e.g. Germany, Austria)
köken: Sino-Korean word from 首相 (“prime minister, premier, chancellor (e.g. Germany, Austria)”)
일부 게임은 2장의 디스크를 요구하기도 했다. — İki parti de şansölyeliği istiyordu.
federal chancellor (head of the German, Austrian, or Swiss federal government)
çekim: çoğul förbundskanslerer · tamlayan förbundskanslers
köken: From förbund (“federation”) + -s- + kansler (“chancellor”). Compare German Bundeskanzler.
Gerhard Schröder, tysk förbundskansler från 1998. — Gerhard Schröder, 1998 - 2005 arası Alman Şansölyesi.
Lehçekanclerka, kanclerz (eril) /ˈkan.t͡slɛʂ/
chancellor
çekim: çoğul kanclerze · tamlayan kanclerza
köken: Etymology tree Latin cancellāriuslbor. Polish kanclerz Learned borrowing from Latin cancellārius.
W kolejnych trzech wyborach – w 1961, 1965 oraz w 1969 z sukcesem kandydował z listy Agudat Israel. — 1961, 1965 ve 1969'da üç kez şansölyeliğe aday oldu.
Ukraynacaка́нцлерка
Досі з 22 листопада 2005 року посаду канцлера займає Ангела Меркель. — 22 Kasım 2005 tarihinde Angela Merkel Şansölye seçildi.
Hintçeकुलाधिपति, चांसलर, चैंसेलर (eril) /kʊ.lɑː.d̪ʱɪp.t̪iː/
chancellor · president
çekim: çoğul कुलाधिपतियों
köken: Borrowed from Sanskrit कुलाधिपति (kulādhipati). Tatpuruṣa compound of कुल (kula) + अधिपति (adhipati).
राज्यपाल राज्य के विश्वविद्यालयों के कुलाधिपति होते हैं।
Fincekansleri, kansliapäällikkö, lautamiesten puheenjohtaja, tuomari /ˈkɑnsleri/
chancellor
çekim: çoğul kanslerit · tamlayan kanslerin
köken: From Swedish kansler.
aile: kanslerius, liittokansleri, oikeuskansleri
1964) 1892 – Engelbert Dollfuss, itävaltalainen poliitikko ja diktaattori (k. — 1945) 1892 - Engelbert Dollfuß, Avusturyalı politikacı ve Şansölye (ö.
Çekçekancléř, kancléřka, rektor, rektorka (eril) /ˈkant͡slɛːr̝̊/
chancellor
çekim: çoğul kancléři · tamlayan kancléře
köken: Borrowed from German Kanzler (“chancellor”). By surface analysis, kancl (“office”) + -éř. Doublet of kancelář.
aile: arcikancléř, kancléřství, místokancléř, podkancléř, vicekancléř
Obě válčící strany si nárokovaly vítězství. — İki parti de şansölyeliği istiyordu.
Rumencecancelar, cancelară (eril)
chancellor
çekim: çoğul cancelari · tamlayan cancelarului
köken: Borrowed from Late Latin cancellārius, from Latin cancelli, from cancer.
Cancelarul era răspunzător doar în fața Împăratului. — Şansölye sadece İmparatora karşı sorumluydu.
Macarcakancellár /ˈkɒnt͡sɛlːaːr/
chancellor (title of various high-ranking politicians or academic officials, including heads of government in Germany and Austria)
çekim: çoğul kancellárok
köken: From Late Latin cancellarius.
aile: kancellári, kancellárság, alkancellár, kincstári kancellár
2005 – Angela Merkelt választják hivatalosan Németország kancellárjává. — 2005 - Angela Merkel, Almanya'nın ilk kadın Şansölyesi oldu.
Konrad Adenauer a Német Szövetségi Köztársaság első kancellárja volt.
İbraniceקַנְצְלֶר
שתי המפלגות טענו שמועמדם ניצח בעימות. — İki parti de şansölyeliği istiyordu.
Latincecancellārius
Endonezcekanselir /kansəˈlɪr/
chancellor: · a senior secretary or official with administrative or legal duties, sometimes in charge of some area of government such as finance or justice · high officer in diplomatic or consular mission
çekim: çoğul kanselir-kanselir
köken: From Dutch kanselier, from Middle Dutch cancelier, canceler, from Middle High German kanzeler but influenced by Old French chancelier, both from Latin cancellārius.
Pada awalnya, Kanselir hanya bertanggung jawab kepada Kaisar. — Şansölye sadece İmparatora karşı sorumluydu.
Kepolisian Berlin mengatakan sebuah mobil menabrak gerbang depan gedung kantor kanselir Jerman.
Vietnamcatể tướng, thủ tướng /te˧˩ tɨəŋ˧˦/
a feudal chancellor
köken: Sino-Vietnamese word from 宰相.
Vô địch Giải Ai Cập (2006-2007). — Avusturya şansölyesi (2000-2007).
Tể tướng Lưu gù
Slovakçakancelár, kancelárka
Najskôr ale poverí Anakina, aby kancelára špehoval. — Konsey, Anakin’den Şansölye’ye karşı casusluk yapmasını istiyordu.
Slovencekancler
30. januar - Adolf Hitler postane kancler Nemčije. — 30 Ocak - Almanya'da Adolf Hitler şansölye oldu.
Litvancakancleris
Buvęs Austrijos rinktinės žaidėjas. — Avusturya'nın eski şansölye yardımcısıdır.
Letoncakanclers

Etimoloji

From French chancelier, from Old French chancelier, cancelier, from Late Latin cancellārius.

Kelime Ailesi

şansölyece
şansölyeci
şansölyecik
şansölyeli
şansölyelik
şansölyesiz
şansölyeyken
şansölyeyle
şansölyeyse

Örnek Cümleler

Şansölye Adaylığı, 2021
Candidate for Chancellor, 2021
Bakanlık idaresinin başı şansölyedir.
The head of the Ministry's administration is the chancellor.
Şansölye, meclis başkanından sonra gelir.
The chancellor comes after the president of the parliament.
Şansölye sadece İmparatora karşı sorumluydu.
Originally, the Chancellor was only responsible to the Emperor.
Bismarck ise Alman Şansölyesi unvanını aldılar.
Bismarck acknowledged his merits for German unification.
Ismar Schorsch, 1986'da JTS'nin Şansölyesi oldu.
Ismar Schorsch became Chancellor of JTS in 1986.
Goebbels, ölümünden bir gün önce şansölye olmuştu.
He became Chancellor for one day before his death.
Şansölye Cumhurbaşkanı Georgi Parvanov ile de görüştü.
The chancellor also met with President Georgi Parvanov.
Almanya'nın şu anki şansölyesi Angela Merkel'dir (CDU).
The current German Bundeskanzlerin is Angela Merkel of the CDU (Christian Democratic Union).
Sizin şansölyeliğinizden önceki dönemini de araştırın."
It is also clear that she does not know about the history of the Cyprus issue."
Alman şansölyesi Otto Von Bismarck'ın hayatını anlatır. [1]
It portrays the life of the German Chancellor Otto Von Bismarck.[1]
Sovyet kuvvetleri daha sonra Reich Şansölyesini ele geçirdi.
The Soviet forces then captured the Reich Chancellery.
şansölye ile daha fazla örnek cümle →