Ana içeriğe geç
Sözlük
/
öykücü

öykücü

noun
TR → EN
"öykücü" kelimesinin İngilizcesi: storyteller. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.

Çeviri

Genelstorytellernoun

Çekim Tablosu

Belirtme (-i)öykücüyü
Yönelme (-e)öykücüye
Bulunma (-de)öykücüde
Çıkma (-den)öykücüden
Tamlayan (-in)öykücünün
Çoğul (-ler)öykücüler

Tanım

•hikâyeci
•Hikâye yazan

Diğer Dillerde

narrator
çekim: çoğul Erzählern · tamlayan Erzählers
eş: Narrator
köken: From erzählen (“to narrate”) + -er (“-er”).
aile: Erzählerin
Ich denke, es wird sich eine Gemeinschaft von Geschichtenerzählern entstehen. — Bence zamanla öykücü topluluklarının geliştiğini ve çoğaldığını göreceğiz.
Fransızcaconteur, conteuse, raconteur, raconteuse (eril) /kɔ̃.tœʁ/
storyteller, a person who tells stories · narrator
çekim: çoğul conteurs
köken: From Old French conteor. By surface analysis, conter (“to recount, to tell”) + -eur (“-er”). Doublet of compteur.
Je pense que nous verrons une communauté de conteurs évoluer et émerger. — Bence zamanla öykücü topluluklarının geliştiğini ve çoğaldığını göreceğiz.
İspanyolcacuentista, narrador /kwenˈtista/
storyteller · liar, deceiver
çekim: çoğul cuentistas
köken: From cuento + -ista.
Creo que vamos a ver como emerge y evoluciona una comunidad de narradores. — Bence zamanla öykücü topluluklarının geliştiğini ve çoğaldığını göreceğiz.
İtalyancacantastorie /ˌkan.tasˈtɔ.rje/
storyteller
eş: ciarlatano, saltimbanco
köken: Verb-object compound, composed of canta (“to sing”) + storie (“stories”).
Penso che vedremo una comunità di raccontastorie evolvere ed emergere. — Bence zamanla öykücü topluluklarının geliştiğini ve çoğaldığını göreceğiz.
автор новелл
Я думаю, мы увидим, как сообщество рассказчиков будет возникать и развиваться. — Bence zamanla öykücü topluluklarının geliştiğini ve çoğaldığını göreceğiz.
Arapçaرَاوٍ, رَاوِيَة, قَصَّاص, قَصَّاصَة
أعتقد بأننا سنشهد مجتمعاً من رواة القصص يتطور و يظهر للعلن. — Bence zamanla öykücü topluluklarının geliştiğini ve çoğaldığını göreceğiz.
Farsçaراوی, قصهگو /raː.ˈwiː/
narrator (of a novel, etc.) · court minstrel
çekim: çoğul رواة
köken: Borrowed from Arabic رَاوٍ (rāwin).
Portekizcecontador de histórias
Japoncaストーリーテラー, 語り手, 語り部 /ka̠ta̠ɾʲite̞/
narrator, storyteller, raconteur
köken: 語(かた)る (kataru, “to talk, narrate”) + 手(て) (-te, agent suffix)
アリス・マンロー(Alice Ann Munro 1931年7月10日 - )はカナダ人の作家。 — Alice Ann Munro (10 Temmuz 1931, Kanada), Kanadalı bir öykücüdür.
Korece이야기꾼 /ija̠ɡik͈un/
storyteller, raconteur
köken: 이야기 (iyagi) + -꾼 (-kkun)
이야기꾼들의 사회가 만들어지고, 발전할 거라 믿습니다. — Bence zamanla öykücü topluluklarının geliştiğini ve çoğaldığını göreceğiz.
İsveççeberättare
storyteller · narrator
çekim: çoğul berättares · tamlayan berättares
köken: berätta + -are. Attested since 1804.
aile: berättarröst
Så börjar Gestumblinde berätta om sin färd. — Tahsin Yücel, çalışmalarına öykücülükle başladı.
in-story storyteller or narrator in children's literature (a narrator of a children's fable within the fable itself)
çekim: çoğul baje · tamlayan baja
eş: bajacz, bajarz
köken: Etymology tree Proto-Slavic *bajь Polish baj Inherited from Proto-Slavic *bajь. By surface analysis, deverbal from bajać.
Ujrzymy nową społeczność obytych gawędziarzy. — Bence zamanla öykücü topluluklarının geliştiğini ve çoğaldığını göreceğiz.
Ukraynacaказка́р, казка́рка, оповіда́ч, опові́дач, оповіда́чка, опові́дачка
Hintçeकहानीकार /kə.ɦɑː.niː.kɑːɾ/
short story writer
çekim: çoğul कहानीकारों
köken: कहानी (kahānī, “story, novella, tale”) + -कार (-kār, “doer”).
Fincejutunkertoja, kertoja, sadunkertoja, satuilija, satuseppä, satusetä /ˈjutunˌkertojɑ/
synonym of kertoja (“narrator, storyteller”)
çekim: çoğul jutunkertojat · tamlayan jutunkertojan
köken: jutun (genitive) + kertoja
Çekçevypravěč, vypravěčka (eril) /ˈvɪpravjɛt͡ʃ/
narrator · storyteller
çekim: çoğul vypravěči · tamlayan vypravěče
köken: From vyprávět + -č.
aile: vypravěčský
female equivalent of narator
çekim: çoğul naratoarelor · tamlayan naratoarei
Alice Ann Munro (născută Alice Ann Laidlaw, pe 10 iulie 1931) este o scriitoare canadiană. — Alice Ann Munro (10 Temmuz 1931, Kanada), Kanadalı bir öykücüdür.
Macarcaelbeszélő, mesélő, mesemondó /ˈɛlbɛseːløː/
present participle of elbeszél
çekim: çoğul elbeszélők
köken: elbeszél + -ő
Szerintem ezáltal egy mesélő közösség fog megjelenni és kialakulni. — Bence zamanla öykücü topluluklarının geliştiğini ve çoğaldığını göreceğiz.
Latincefabulātor, memorātor, nuntius (eril) /ˈnuːn.ti.ʊs/
a messenger, reporter, courier · an envoy, message, report · a command, order, injunction
çekim: çoğul nūntiī · tamlayan nūntiī
köken: Uncertain; competing hypotheses include: * From Proto-Indo-European *newH- (“to cry”), whence Sanskrit नु (nu, “to sound out, praise”), नवते (navate, “to cry”), Old Irish núall (“a loud noise”), Tocharian B nu- (“to roar”). This is tentatively favored by De Vaan. * Contracted from noventius, from an obsolete noveō, from novus, though this is rejected by De Vaan due to the hypothetical proto-form…
Norveççeforteller
Endonezcepengisah
Saya pikir kita akan melihat sebuah kelompok tukang cerita muncul dan berkembang. — Bence zamanla öykücü topluluklarının geliştiğini ve çoğaldığını göreceğiz.
Bulgarcaразказва́ч, разказва́чка
Мисля, че ще видим да се развие и появи общност от разказвачи на истории. — Bence zamanla öykücü topluluklarının geliştiğini ve çoğaldığını göreceğiz.
Slovakçarozprávač, rozprávačka
Slovencepripovedovalec, pripovedovalka
Litvancapasakotojas
genitive singular of stāstītājs
çekim: çoğul stāstītājas · tamlayan stāstītājas
köken: See stāstītājs.
pasaku stāstītāja
stāstītājas pieredeze atsedz tipiskas padomju laika darba un sadzīves grūtības
Estoncajutustaja, jutuvestja
narrator; storyteller.
köken: From ผู้ (pûu) + บรรยาย (ban-yaai).

Etimoloji

By surface analysis, öykü (“tale”) + -cü (occupational suffix).

Örnek Cümleler

Öykücü, Ömer Seyfettin
Storyteller , Ömer Seyfettin
Tom çok iyi bir öykücü.
Tom is a very good storyteller.
O bir öykücü ve şairdir.
He is a storyteller and a poet.
Tahsin Yücel, çalışmalarına öykücülükle başladı.
The bearded man then starts narrating his story.
Bence zamanla öykücü topluluklarının geliştiğini ve çoğaldığını göreceğiz.
I think we're going to see a community of storytellers evolve and emerge.
1870) 1809 - Edgar Allan Poe, Amerikalı öykücü, şair, eleştirmen ve yayıncı (ö.
1887) 1809 – Edgar Allan Poe, American short story writer, poet, and critic (d.
öykücü ile daha fazla örnek cümle →
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod