O bir öykücü ve şairdir.He is a storyteller and a poet.
Tom çok iyi bir öykücü.Tom is a very good storyteller.
Tahsin Yücel, çalışmalarına öykücülükle başladı.The bearded man then starts narrating his story.
1870) 1809 - Edgar Allan Poe, Amerikalı öykücü, şair, eleştirmen ve yayıncı (ö.1887) 1809 – Edgar Allan Poe, American short story writer, poet, and critic (d.
Bence zamanla öykücü topluluklarının geliştiğini ve çoğaldığını göreceğiz.I think we're going to see a community of storytellers evolve and emerge.
Öykücü, Ömer SeyfettinStoryteller , Ömer Seyfettin
Günümüzde Türk öykücülüğü geniş bir konu ve üslup zenginliğiyle sürmektedir.ومازالت القصة التركية تحتوى على اسلوب ثري ومواضيع شاسعة في يومنا هذا.
Tahsin Yücel, çalışmalarına öykücülükle başladı.Så börjar Gestumblinde berätta om sin färd.
Alice Ann Munro (10 Temmuz 1931, Kanada), Kanadalı bir öykücüdür.Alice Ann Munro (născută Alice Ann Laidlaw, pe 10 iulie 1931) este o scriitoare canadiană.
Alice Ann Munro (10 Temmuz 1931, Kanada), Kanadalı bir öykücüdür.Alice Ann Munro (nhũ danh Laidlaw) sinh ngày 10 tháng 7 năm 1931, là nhà văn nữ người Canada.
1870) 1809 - Edgar Allan Poe, Amerikalı öykücü, şair, eleştirmen ve yayıncı (ö.1870) 1809 – Edgar Allan Poe, nhà văn, nhà thơ người Mỹ (m.
Vehbi Bardakçı, öykücü, roman yazarı.Ông chuyên sáng tác manga, tiểu thuyết.
Alice Ann Munro (10 Temmuz 1931, Kanada), Kanadalı bir öykücüdür.アリス・マンロー(Alice Ann Munro 1931年7月10日 - )はカナダ人の作家。
Bence zamanla öykücü topluluklarının geliştiğini ve çoğaldığını göreceğiz.Cred că vom vedea o comunitate de povestitori ce va evolua și crește.
Bence zamanla öykücü topluluklarının geliştiğini ve çoğaldığını göreceğiz.Creo que vamos a ver como emerge y evoluciona una comunidad de narradores.
Bence zamanla öykücü topluluklarının geliştiğini ve çoğaldığını göreceğiz.Ich denke, es wird sich eine Gemeinschaft von Geschichtenerzählern entstehen.
Bence zamanla öykücü topluluklarının geliştiğini ve çoğaldığını göreceğiz.Je pense que nous verrons une communauté de conteurs évoluer et émerger.
Bence zamanla öykücü topluluklarının geliştiğini ve çoğaldığını göreceğiz.이야기꾼들의 사회가 만들어지고, 발전할 거라 믿습니다.
Bence zamanla öykücü topluluklarının geliştiğini ve çoğaldığını göreceğiz.Penso che vedremo una comunità di raccontastorie evolvere ed emergere.
Bence zamanla öykücü topluluklarının geliştiğini ve çoğaldığını göreceğiz.Saya pikir kita akan melihat sebuah kelompok tukang cerita muncul dan berkembang.
Bence zamanla öykücü topluluklarının geliştiğini ve çoğaldığını göreceğiz.Szerintem ezáltal egy mesélő közösség fog megjelenni és kialakulni.
Bence zamanla öykücü topluluklarının geliştiğini ve çoğaldığını göreceğiz.Tôi nghĩ chúng ta sẽ thấy nổi lên một cộng đồng kể chuyện.
Bence zamanla öykücü topluluklarının geliştiğini ve çoğaldığını göreceğiz.Ujrzymy nową społeczność obytych gawędziarzy.
Bence zamanla öykücü topluluklarının geliştiğini ve çoğaldığını göreceğiz.We zullen een gemeenschap van verhalenvertellers zien opkomen en evolueren.
Bence zamanla öykücü topluluklarının geliştiğini ve çoğaldığını göreceğiz.WorldWide Telescopeの責任者を紹介する前に
Bence zamanla öykücü topluluklarının geliştiğini ve çoğaldığını göreceğiz.Πιστεύω ότι θα δούμε μια κοινότητα από αφηγητές να εξελίσσεται και να αναδύεται.
Bence zamanla öykücü topluluklarının geliştiğini ve çoğaldığını göreceğiz.Мисля, че ще видим да се развие и появи общност от разказвачи на истории.
Bence zamanla öykücü topluluklarının geliştiğini ve çoğaldığını göreceğiz.Я думаю, мы увидим, как сообщество рассказчиков будет возникать и развиваться.
Bence zamanla öykücü topluluklarının geliştiğini ve çoğaldığını göreceğiz.אני חושב שנחזה בקהילה של מספרי סיפורים מתפתחת ופורצת.
Bence zamanla öykücü topluluklarının geliştiğini ve çoğaldığını göreceğiz.أعتقد بأننا سنشهد مجتمعاً من رواة القصص يتطور و يظهر للعلن.
Ve benim en heycanlandığım bölüm, çünkü bence, özümüzde hepimiz birer öykücüyüz.Dan itu adalah bagian yang paling menarik bagi saya, karena saya pikir pada intinya, kita semua tukang cerita.
Ve benim en heycanlandığım bölüm, çünkü bence, özümüzde hepimiz birer öykücüyüz.Das ist für mich der aufregendste Teil, denn ich glaube, im Herzen sind wir alle Geschichtenerzähler.
Ve benim en heycanlandığım bölüm, çünkü bence, özümüzde hepimiz birer öykücüyüz.E questa é la parte che, penso, più mi esalta, perché penso che in fondo siamo tutti dei cantastorie.
Ve benim en heycanlandığım bölüm, çünkü bence, özümüzde hepimiz birer öykücüyüz.이 부분이 저를 가장 기쁘게 만드는 부분입니다. 왜냐하면, 저는 가슴속에선 우리 모두가 이야기꾼들이라고 믿기 때문입니다.
Ve benim en heycanlandığım bölüm, çünkü bence, özümüzde hepimiz birer öykücüyüz.To najfajniejsza funkcja bo w głębi serca lubimy opowiadać historie.
Ve benim en heycanlandığım bölüm, çünkü bence, özümüzde hepimiz birer öykücüyüz.Và có lẽ đó là điều tôi thích nhất vì tôi nghĩ trong thâm tâm, chúng ta đều là những người thích kể chuyện.
Ve benim en heycanlandığım bölüm, çünkü bence, özümüzde hepimiz birer öykücüyüz.Y creo que esa es la parte que más me emociona porque creo en el fondo todos queremos contar historias.
Ve benim en heycanlandığım bölüm, çünkü bence, özümüzde hepimiz birer öykücüyüz.וזה החלק שאני חושב שאני הכי מתלהב ממנו, מפני שאני חושב שבלב, כולנו מספרי סיפורים.
Ve benim en heycanlandığım bölüm, çünkü bence, özümüzde hepimiz birer öykücüyüz.و هذه هي الناحية التي أعتقد أنني متحمس لها أكثر من غيرها، لأنني أعتقد أننا في داخلنا جميعاً رواة قصص.
Ve benim en heycanlandığım bölüm, çünkü bence, özümüzde hepimiz birer öykücüyüz.私達は皆語り手だからです ストーリーを語ることで