çalgıç
/t͡ʃɑɫˈɡɯt͡ʃ/
noun
TR → EN
"çalgıç" kelimesinin İngilizcesi: plectrum, plectrum. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.
Çeviri
Müzikplectrumnoun
Genelplectrum
Görsel

Çekim Tablosu
Belirtme (-i)çalgıcı
Yönelme (-e)çalgıca
Bulunma (-de)çalgıçta
Çıkma (-den)çalgıçtan
Tamlayan (-in)çalgıcın
Çoğul (-ler)çalgıçlar
Tanım
•Bahçe süpürgesi; çalkı.
•mızrap
•Bahçe süpürgesi
•Telli çalgıları çalmaya yarayan, kemik, maden, plastik veya özellikle kiraz ağacından yapılan alet
Diğer Dillerde
AlmancaPlektron, Plektrum (nötr)
synonym of Plektrum
çekim: çoğul Plektren · tamlayan Plektrons
köken: From Ancient Greek πλῆκτρον (plêktron).
Dies sind ein paar Instrumentalisten. — Bunlar birkaç çalgıcı müzisyen.
guitar pick, plectrum
çekim: çoğul médiators
eş: pick
köken: Borrowed from Latin mediātōrem. Doublet of médiateur.
Voici par exemple quelques musiciens. — Bunlar birkaç çalgıcı müzisyen.
plectrum (small piece of material for plucking strings)
çekim: çoğul plectros
eş: plumilla, uñeta
köken: Borrowed from Latin plectrum.
Así estos son una pareja de instrumentistas. — Bunlar birkaç çalgıcı müzisyen.
İtalyancaplettro (eril)
plectrum
çekim: çoğul plettri
eş: archetto, penna, poesia, canto, extracolumella
köken: Borrowed from Latin plectrum.
Quindi ecco un paio di strumentisti. — Bunlar birkaç çalgıcı müzisyen.
Rusçaплектр /plʲektr/
plectrum ((music) small piece of plastic, metal, ivory, etc for plucking the strings)
çekim: çoğul пле́ктры · tamlayan пле́ктра
eş: медиатор
Вот здесь пара музыкантов. — Bunlar birkaç çalgıcı müzisyen.
Arapçaريشة (dişil) /riː.ʃa/
feather · quill · writing pen
çekim: çoğul رِيَاش · tamlayan رِيشَةٍ
köken: Etymology tree Classical Syriac ܪܝܫܐ (rēšā)bor. Arabic رِيش (rīš) Proto-Afroasiatic *-t Proto-Semitic *-at- Arabic ـَة (-a) Arabic ريشة From رِيش (rīš) + ـَة (-a).
إذا هنا بعض العازفين — Bunlar birkaç çalgıcı müzisyen.
Azericemizrab
plectrum
çekim: çoğul mizrablar · tamlayan mizrabın
köken: Ultimately from Arabic مِضْرَاب (miḍrāb).
Portekizcepalheta (dişil) /paˈʎe.tɐ/
any thin piece of material used for a specific purpose · plectrum; pick (small piece of material for plucking the strings) · alternative form of paleta
çekim: çoğul palhetas
köken: Alteration of paleta.
Isto é um conjunto de instrumentalistas. — Bunlar birkaç çalgıcı müzisyen.
plectrum (for playing guitar, bouzouki, etc) · pen nib · penny (subdivision of English pound)
çekim: çoğul πέννες · tamlayan πέννας
eş: πλήκτρο
Αυτοί είναι μερικοί οργανοπαίχτες. — Bunlar birkaç çalgıcı müzisyen.
Japoncaピック /pʲik̚kɯ̟/
guitar pick; plectrum
köken: Borrowed from English pick.
一枚の紙からギタリスト — Bunlar birkaç çalgıcı müzisyen.
Korece피크 /pʰikxɯ/
plectrum, pick
köken: Borrowed from English pick.
이것은 두 명의 악기 연주자입니다. — Bunlar birkaç çalgıcı müzisyen.
İsveççeplektrum (nötr)
a pick, a plectrum
çekim: çoğul plektrums · tamlayan plektrums
aile: plektrumskydd
LYRANConstellation name (optional) — ÇALGIConstellation name (optional)
Lehçekostka, plektron (dişil) /ˈkɔst.ka/
diminutive of kość (“bone”) · ankle (bulge on both sides of the leg directly above the foot) · knuckle (bulge on the back of the hand at the joint)
çekim: çoğul kostki · tamlayan kostki
eş: kosteczka, plecak, tornister, plektron, piórko, nadgarstek
köken: Etymology tree Proto-Slavic *kȍstь Proto-Indo-European *-keh₂der. Proto-Balto-Slavic *-kāˀ Proto-Slavic *-ъka Proto-Slavic *kostъka Old Polish kostka Polish kostka Inherited from Old Polish kostka. By surface analysis, kość + -ka.
aile: w kostkę, kostka domina, kostka rosołowa, kopać się po kostkach
To kilku muzyków. — Bunlar birkaç çalgıcı müzisyen.
Kostka Rubika
kostka lodu
Ukraynacaмедіа́тор
ЛІРАConstellation name (optional) — ÇALGIConstellation name (optional)
nail, fingernail, toenail (thin, horny plate) · claw (curved horny nail) · talon (sharp, hooked claw of a bird of prey or other predatory animal)
çekim: çoğul kynnet · tamlayan kynnen
köken: From Proto-Finnic *künci, from Proto-Uralic *künče. Cognates include Estonian küüs, Ter Sami kannc, Erzya кенже (kenže).
aile: kynnetön, kynsikäs, kynsimö, kynsiä, kynttää, kyntynen, akryylikynsi, alakynteen, geelikynsi, kannuskynsi
LYYRAConstellation name (optional) — ÇALGIConstellation name (optional)
Çekçetrsátko (nötr) /ˈtr̩saːtko/
plectrum, pick
çekim: çoğul trsátka · tamlayan trsátka
eş: plektrum
köken: From trsat + -tko.
Tohle je pár hudebníků s nástroji. — Bunlar birkaç çalgıcı müzisyen.
Macarcapengető
Itt van néhány muzsikus. — Bunlar birkaç çalgıcı müzisyen.
İbraniceמפרט (eril)
plectrum, pick
çekim: çoğul מַפְרְטִים
אלו זוג נגנים. — Bunlar birkaç çalgıcı müzisyen.
Latinceplectrum (nötr) /ˈpɫeːk.trũː/
a plectrum; tool for playing a stringed instrument · a lyre, lute
çekim: çoğul plēctra · tamlayan plēctrī
köken: Borrowed from Ancient Greek πλῆκτρον (plêktron), from πλήσσω (plḗssō, “to strike, sting”), also analyzable as plēctō + -trum.
Dancaplekter
plectrum
çekim: çoğul plektre · tamlayan plekters
LYRENConstellation name (optional) — ÇALGIConstellation name (optional)
Bulgarcaперце (nötr) /pɛrˈt͡sɛ/
diminutive of перо́ (peró, “feather”)
çekim: çoğul перца́
köken: перо́ (peró, “feather”) + -це (-ce) (diminutive suffix)
Това са двойка инструменталисти. — Bunlar birkaç çalgıcı müzisyen.
Litvancabrauktukas
Letoncabraucis (eril)
having gone, ridden (in a vehicle); indefinite past active participle of braukt
çekim: çoğul brauči · tamlayan brauča
Taycaปิ๊ก
Katalancapua (dişil) /ˈpu.ə/
sharp point, prong, spike · tooth (of a comb) · tine (of a fork)
çekim: çoğul pues
köken: Uncertain. Cognate to Spanish púa, Galician puga.
aile: corn amb pues, espuar, puada, puat
İzlandacanögl /nœkl/
nail (fingernail or toenail) · plectrum
çekim: çoğul neglur · tamlayan naglar
köken: From Old Norse nagl (masculine; plural negl), from Proto-Germanic *naglaz, from Proto-Indo-European *h₃nogʰ-.
Tagalogcapuwa /ˈpua/
plectrum; guitar pick
köken: Borrowed from Spanish púa (“plectrum; pick”), from Vulgar Latin *pugia, from Latin pungō (“to prick, to puncture, to sting”).
Etimoloji
* From "çal(-mak)" (to play)
Eş & Zıt Anlamlılar
Örnek Cümleler
İçeri gelin, çalgıcılarım.
Come in, my musicians.
Bunlar birkaç çalgıcı müzisyen.
So these are a couple of instrumentalists.
ÇALGIConstellation name (optional)
LYRA
Yaz boyunca biraz sokak çalgıcılığı yaptım.
I did some busking during the summer.
Tom sokak çalgıcısının şapkasına biraz para attı.
Tom threw some money into the busker's hat.
Annesi piyanist, babası ise klarnet çalgıcısı idi.
His mother was a pianist and father is a clarinet player.
Bu "Tlön" üç bestecisi var ve hiçbir çalgıcısı yok.
This is "Tlön," for three conductors and no players.
Banjo çalgıcısı Béla Fleck de parçada yer almaktadır.
Banjo player Béla Fleck appears on the track.
Siyasal bilimler öğrencisi Haydar (Umut Kurt); "Biz çalgıcı adamız.
"Science Literacy: The Enemy Is Us".
İSO'daki çalgıcıların sayısı bu dönemde artmış ve büyümeye devam etmiştir.
The number of players in the ISO had grown and kept growing during this period.
Bilinen modern ksilofon çalgıcıları Bob Becker, Evelyn Gnennie ve Ian Finket’tır.
Modern xylophone players include Bob Becker, Evelyn Glennie and Ian Finkel.
Orkestranın 1950'de 40, 1986'da 65, 2000'de 72 ve 2016'da 95 maaşlı çalgıcısı vardı.
The orchestra had 40 salaried players in 1950, 65 in 1986, 72 in 2000 and 95 in 2016.