Ana içeriğe geç
Sözlük
/
wicket

wicket

/ˈwɪkɪt/2 hece
C2 seviye
EN → TR
↔ ters çevir
"wicket" kelimesinin Türkçesi: büyük kapı içinde veya yanındaki ufak kapı, değirmen kanalının kapısı, krikette üç kazıktan ibaret kale, kroke oyununa mahsus tel kavis. a sticky wicket (İng.) zor durum. wicketkeeper krikette top hedefinin arkasında duran oyuncu.. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.

Çeviri

Genelbüyük kapı içinde veya yanındaki ufak kapı
Geneldeğirmen kanalının kapısı
Genelkrikette üç kazıktan ibaret kale
Genelkroke oyununa mahsus tel kavis. a sticky wicket (İng.) zor durum. wicketkeeper krikette top hedefinin arkasında duran oyuncu.

Tanım

small opening (like a window in a door) through which business can be transacted

Etimoloji

From Middle English wiket, from Anglo-Norman and Old Northern French wiket, from Old East Old Norse víkjask (“to move oneself, move around”), reflexive of víkja, víkva, ýkva (“to yield, turn, move, go”), from Proto-Germanic *wīkwaną (“to yield, bend, turn”). Compare modern French guichet, ultimately from the same Old Norse source.

Örnek Cümleler

Ensiferum artık 3 kişilik değil 4 kişilik bir gruptu.
My answer does not concern one wicket but three.
Paul Whitehouse, Thackery Earwicket, Mart Tavşanı rolünde.
Paul Whitehouse as Thackery Earwicket (March Hare).
Bu ODİ maçı beyaz takım ile bir kırmızı toptan oynandı.[1]
Australia won the game by 5 wickets. ODIs were played in white kits with a red ball.[1]
Webb, Sussex'in 1950 ve 1958 yılları arasında önemli bir sporcusuydu.
Webb was Sussex's regular wicketkeeper between 1950 and 1958.
O'neal, çoğu zaman yapısı itibarı ile basınla mizahi yönüyle ilişki kurdu.
O'Neill gained attention during the summer for frequently losing his wicket by impulsively sweeping.
Ülkenin doğu ve güneyindeki sınır kapılarına yeni KDV vezneleri yerleştirildi.
New wickets for VAT were installed at border control stations in the south and east of the country.
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod