Tasarı oybirliğiyle geçti. 🔊
The bill passed unanimously. 🔊
Seçim oybirliğiyle alındı. 🔊
The election was unanimous. 🔊
Röhm'ün teklifi reddedildi. 🔊
Helm's suggestion was unanimously adopted. 🔊
Tom oybirliğiyle kabul edildi. 🔊
Tom was approved unanimously. 🔊
Konsey oybirliği ile kabul etti. 🔊
The council agreed unanimously. 🔊
Kurul oy birliği ile onay verdi. 🔊
The board gave unanimous approval. 🔊
Maçı oy birliği ile kazandı. [1] 🔊
He won the fight via unanimous decision.[12] 🔊
Hepimiz oybirliğiyle kabul ettik. 🔊
We all agreed unanimously. 🔊
Bu öneri oybirliğiyle kabul edildi. 🔊
This proposal was unanimously approved. 🔊
Önerge oy birliği ile kabul edildi. 🔊
The motion was approved unanimously. 🔊
Oylama oy birliği ile kabul edildi. 🔊
The vote is unanimous. 🔊
Oybirliğiyle bir anlaşma gereklidir. 🔊
A unanimous agreement is needed. 🔊