Tasarı oybirliğiyle geçti.
The bill passed unanimously.
Röhm'ün teklifi reddedildi.
Helm's suggestion was unanimously adopted.
Tom oybirliğiyle kabul edildi.
Tom was approved unanimously.
Konsey oybirliği ile kabul etti.
The council agreed unanimously.
Hepimiz oybirliğiyle kabul ettik.
We all agreed unanimously.
Bu öneri oybirliğiyle kabul edildi.
This proposal was unanimously approved.
Önerge oy birliği ile kabul edildi.
The motion was approved unanimously.
Onlar oybirliğiyle bunu kabul ettiler.
They agreed to it unanimously.
Yetkililer oybirliğiyle planı reddettiler.
Officials unanimously rejected the plan.
Uluslararası toplum oybirliğiyle şiddet olaylarını kınıyor.
The international community unanimously condemns the violence.
Bunun sonucunda takımı tarafından sözleşmesi feshedilmiştir.
At this meeting the formation of team was unanimously agree upon.
Ardından 22. Merkez Komitesi politbüroyu oybirliği ile seçti.
The 22nd Central Committee in turn elected the Politburo unanimously.