Ana içeriğe geç
Sözlük
/
tenure

tenure

/ˈtɛn.jə/2 hece
C2 seviye
EN → TR
↔ ters çevir
"tenure" kelimesinin Türkçesi: imtiyaz, ayrıcalık., işinde kalabilme hakkı, memuriyet veya kullanım süresi. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.

Çeviri

Genelimtiyaz
Genelayrıcalık.
Genelişinde kalabilme hakkı
Genelmemuriyet veya kullanım süresi

Tanım

give life-time employment to
the right to hold property; part of an ancient hierarchical system of holding lands

Etimoloji

From Middle English tenure, from Anglo-Norman, from Old French tenure, from Vulgar Latin *tenitura, from *tenitus, from Latin tentus (from teneō) + -ura.

Eş & Zıt Anlamlılar

Eş anlamlılar

Örnek Cümleler

Müdür de.
I'm not gonna get tenure.
Görev Süresince
Tenure
Görev sürem var.
I have tenure.
Önce bu hakkı edin."
Get tenure first."
Az önce kadro aldım.
I just got tenure.
Temsilciler meclisi süresi
House tenure
"Akademik ünvanın var mı?" -
"Do you have tenure?" (Laughter)
İzmir'in işgali kansız başladı.
Greig's tenure began promisingly.
Bu tercih uzun süre polemik konusu oldu.
Tenure has been a controversial issue for some time.
Üçüncü görev süresi 1983'e kadar sürdü.[1][2]
His third tenure lasted from 1979 to 1983.[1][2]
Ancak Girit'in kontrolü kısa süreli olmuştur.
Gray's tenure was short-lived, however.
Bu görevini 29 Mart 2009 tarihine kadar sürdürdü.
His tenure in this position lasted until 29 March 2009.
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod