taking

/ˈteɪkɪŋ/2 hece
A1 seviye
EN → TR
"taking" kelimesinin Türkçesi: alma, alış, cazip, sevimli, sari. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.

Çeviri

Genelalma
Genelalış
Genelcazip
Genelsevimli
Genelsari
Genelbulaşıcı. the takings ele geçen para. takingly alıcı tavırla
Genelhoşa gidecek surette.

Görsel

Kitap okuma ve renkli kalemle not almaHukuk defteri ve kalem - not alma konseptiKamuflajlı Askeri Personel Taktik Eğitiminde Tabanca ile Nişan Alma AnıBeyaz Tuz Göllerinde Bilimsel Numune Alma Çalışması Yapan Kadın Araştırmacı

Tanım

•the act of someone who picks up or takes something
•very attractive; capturing interest

Atasözü & Deyim

“Ev alma, komşu al”
“Yarım elma, gönül (hatır) alma”
“Alma mazlumun ahını çıkar, aheste aheste”
“Almadan vermek Allah’a mahsus”
“Almadığın hayvanın kuyruğunu tutma”

Diğer Dillerde

AlmancaAnfall, Einnahme, Einnahmen, Ergreifung, erratische Verfassung, geistiger Ausnahmezustand
Bulgarcaбезпокойство, вземане, привлекателен
İrlandacafáltais

Etimoloji

By surface analysis, take + -ing.

Kelime Ailesi

takingly
takingness

Eş & Zıt Anlamlılar

Eş anlamlılar
fetching
pickings
income
receipts
winning

Örnek Cümleler

- Efe:
Sal: by taking products of prime numbers.
Yük taşır.
Taking charge.
Not almıyor.
He's not taking notes.
O duş alıyor.
He's taking a shower.
O kestiriyor.
She's taking a nap.
Not alıyorum.
I'm taking notes.
Rehine alma !
Taking hostage!
İşi almıyorum.
I'm not taking the job.
Uçak kalkıyor.
The plane is taking off.
Not alıyordum.
I was taking notes.
Saf suyu alıp:
Taking that distilled water, "Really Mr.Wright,
Kitap alıyorum.
I'm taking a book.