subsistence
/səbˈsɪstəns/3 hece
EN → TR
"subsistence" kelimesinin Türkçesi: varlık, vücut, mevcut., nafaka, geçinme. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.
Çeviri
Genelvarlık
Genelvücut
Genelmevcut.
Genelnafaka
Genelgeçinme
Genelgeçinecek şey
Genelmevcudiyet. subsistent var olan
Görsel




Tanım
•the state of existing in reality; having substance
Atasözü & Deyim
“Sağlık varlıktan yeğdir”
Diğer Dillerde
AlmancaAuskommen, Lebensunterhalt
İspanyolcasubsistencia
Rusçaпрожи́тие, прожи́ток, пропита́ние
Arapçaكَفَاف
Portekizcesubsistência
İsveççeunderhåll
Çekçeobživa
Rumencemijloace de trai, subzistență
Bulgarcaпрепитание
Katalancasubsistència
İrlandacacothabháil
Etimoloji
From Middle English subsistence; partly from Middle French subsistence (modern French subsistance) and partly from its etymon Late Latin subsistentia (“substance, reality, in Medieval Latin also stability”), from Latin subsistēns, present participle of subsistere (“to continue, subsist”). Perhaps also partly from subsist + -ence.
Kelime Ailesi
consubsistence
nonsubsistence
subsistence crop
subsistence economy
subsistence farming
subsistence level
subsistential
Eş & Zıt Anlamlılar
Eş anlamlılar
Örnek Cümleler
Bu onun geçimine gerekli bir katkıdır.
That is a necessary contribution to its subsistence.
Allah, rızıkta kiminizi kiminizden üstün kıldı.
God has favoured some of you over others in the means of subsistence.
Allah kiminize kiminizden daha bol rızık verdi.
God has favoured some of you over others in the means of subsistence.
Allah, rızıkta kiminizi kiminize üstün kılmıştır.
God has favoured some of you over others in the means of subsistence.
Allah rızıkda kiminizi diğerlerine üstün tutmuştur.
God has favoured some of you over others in the means of subsistence.
Başlıca gelir kaynağı hayvancılık ve rençbercilik olmuş.
Their main subsistence comes from hunting and reindeer herding.
Önceki oyunlar; Metal Gear, Metal Gear 2: Solid Snake'tir.
Metal Gear Solid 3: Subsistence, Metal Gear 2: Solid Snake.
Allah, rızık yönünden bir kısmınızı diğerlerinden üstün kıldı.
God has favoured some of you over others in the means of subsistence.
ALLAH rızık (varlık) açısından sizi birbirinize üstün kılmıştır.
God has favoured some of you over others in the means of subsistence.
Ve Allah, rızık bakımından bir kısmınızı, bir kısmınızdan üstün etmiştir.
God has favoured some of you over others in the means of subsistence.
Bu alanlarda daha kolay yiyecek ve su temin edilebilmesi nedeniyle seçilmiştir.
In these places food and means of subsistence were easily found.
Dünyadaki çoğu aç insanlar ailelerine kıtı kıtına bakacak düzeydeki çiftçilerdir.
Most hungry people in the world are subsistence farmers.