speaking

/ˈspiːˌkiŋ/2 hece
A1 seviye
EN → TR
"speaking" kelimesinin Türkçesi: canlı, konuşma, söyleme, ezberden nutuk söyleme, hitap. speaking acquaintance uzaktan aşinalık. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.

Çeviri

Genelcanlı
Genelkonuşma
Genelsöyleme
Genelezberden nutuk söyleme
Genelhitap. speaking acquaintance uzaktan aşinalık
Geneltanıdık. speaking likeness aşırı benzeyiş
Geneltıp(kıs.)ı olma. speaking tube odalar veya katlar arasında konuşmaya mahsus boru
Genel(den.) kumanda borusu. be on speaking terms selâm vermekten ileri gitmeyen
Genelhitabetme kabiliyeti olan
Genelaşinalığı olmak. The brothers were not on speaking terms Kardeşler selâmlaşmıyorlardı bile.
Genelsöz söyleyen
Genelkonuşacak gibi

Görsel

Gitarist sahnede canlı konser performansıRenkli çiçek bahçesi - canlı petallerDavul performansı sahnede canlı grup konseriBasketbol sahasında bahar güneşi - canlı ortam

Tanım

•capable of speech
•delivering an address to a public audience

Diğer Dillerde

Almanca-sprachig, -sprechend, am Apparat, rede-, Rede-, Sprach-
Fransızcaparole
İspanyolcafabla (disused), habla, oratoria
Rusçaвыступле́ние, говоре́ние, говоря́щий, разгово́р, речь
Arapçaتَحَدُّث, تَكَلُّم, كَلَام
Felemenkçedaar spreekt u mee
Japoncaスピーキング, 言葉, 話すこと
Korece말하기
Ukraynacaговорі́ння, мо́влення, розмо́ва
Çekçemluvení
Macarcabeszéd, beszéd-, beszélő, én vagyok az
Endonezceberbicara
Bulgarcaгово́рене, гово́рещ, на телефона, ра́зговор, рецити́ране, реч
Slovakçahovorenie
Malaycabertutur
Belarusçaгаварэ́нне, гаварэ́ньне, маўле́нне, маўле́ньне, размо́ва
Makedoncaзборување

Etimoloji

See the etymology of the corresponding lemma form.

Kelime Ailesi

English-speaking
evil-speaking
forthspeaking
gainspeaking
lawspeaking
speaking objection
speakingly
speakingness
tongues-speaking

Eş & Zıt Anlamlılar

Eş anlamlılar
public speaking
oral presentation
speech-endowed
speechmaking
Zıt anlamlılar
nonspeaking
unspeaking

Örnek Cümleler

On its way.
This venom can only be rid of by speaking.
Adam: 24'ü.
24th. man speaking native language:
Bu konuşuyor.
This is speaking.
Sana diyorum!
I'm speaking to you!
O konuşuyordu.
He was speaking.
Kim konuşuyor?
Who's speaking?
Tom konuşuyor?
Tom is speaking.
SESSİZLİK! ...
[PRlEST: "BE QUlET!"] [Speaking Foreign Chants]
Okumayı Durdur
Stop Speaking
Ben konuşuyorum.
I'm speaking.
Aman, Yarabbi'm.
[man speaking native language]
Yavaş yavaş git.
[man speaking native language]