snuff

1 hece
noun
C1 seviye
EN → TR
"snuff" kelimesinin Türkçesi: açıkgöz., kurnaz, enfiye, enfiye, enfiye. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.

Çeviri

Genelaçıkgöz.
Genelkurnaz
Genelenfiyenoun
Genelenfiye
Genelenfiye
Genelenfiye çekmek. up to snuff (k. dili) umulduğu kadar
Genelkolay aldanmaz
Genelburunotu enfiye
Genelmum fitilinin yanık ucunu kesmek
Genelmum fitilinin yanık ucu. snuff out mum makası ile söndürmek
Genelöldürmek. snuf fers mum makası.
Genelburuna çekmek
Genelkoklayarak anlamak
Genelkoklayarak muayene etmek
Genelburuna çekme.
Genelburun otunoun

Tanım

•inhale (something) through the nose
•sensing an odor by inhaling through the nose
•snuff colored; of a greyish to yellowish brown

Diğer Dillerde

AlmancaSchnupftabak
Rusçaню́хательный таба́к, снафф
Arapçaنَشُوق
Azericeburunotu
Japoncaかぎタバコ, スナッフ, 嗅ぎタバコ
İsveççesnus
Ukraynacaпоню́шка, таба́ка
Fincenuuska
Macarcaburnót, tubák
Norveççeslukke
Bulgarcaенфие
Katalancaesmocar, rapè
Ermeniceքթախոտ
Tagalogcamagtutog, tutugin
Makedoncaбурмут
Oksitancaamortir

Etimoloji

From Middle English snuffen, snoffen, from the noun (see Etymology 2 above).

Kelime Ailesi

besnuff
creamy snuff
fairy snuff
huff-snuff
snuff bottle
snuff box
snuff box sea bean
snuff film
snuff it
snuff movie
snuff out
snuff video
snuff-and-butter
snuff-box
snuff-dish
snuff-horn
snuff-mull
snuffbox

Eş & Zıt Anlamlılar

Eş anlamlılar
chukker brown
sniff
snort
chewing tobacco
dip
chukker-brown
mummy-brown
snuff-brown

Örnek Cümleler

Bu çeviri oldukça iyi değil.
This translation is not quite up to snuff.
Bu tamamen ölmüş, orada yatıyor! "
It's lying there, totally snuffed!"
"Peki, enfiye, sonra ve Masonluk?"
"Well, the snuff, then, and the Freemasonry?"
Fitil maşaları, tablaları saf altından olacak.
Its snuffers and its snuff dishes shall be of pure gold.
Görünüşe göre benim anti-virüs yazılımım yetersiz.
Apparently my anti-virus software is not up to snuff.
Çünkü kötülerin geleceği yok, Çırası sönecek onların.
for there will be no reward to the evil man; and the lamp of the wicked shall be snuffed out.
Doğruların ışığı parlak yanar, Kötülerin çırası söner.
The light of the righteous shines brightly, but the lamp of the wicked is snuffed out.
Kandillik için saf altından yedi kandil, fitil maşaları, tablalar yaptı.
He made its seven lamps, and its snuffers, and its snuff dishes, of pure gold.
Yani donanım, yaşamın başarı kriterleri anlamında hiç de iyi bir noktada değil.
So the hardware is not at all up to snuff in terms of what life would call a success.
"Son zamanlarda Balkan savaş suçu görüntüleriyle beynimiz yıkanıyor." diyorlar.
"We are being showered with recent Balkan war-crime snuff production," they write.
Chief Snuff'un kabilesi Büyük Esir Gölü'nün güney kıyılarında ve doğu kolunda yaşıyordu.
Chief Snuff lived on the south shore and east arm of Great Slave Lake.