Tom saatlerdir nehir kenarında oturuyor.
Tom has been sitting on the riverbank for hours.
Birkaç adam nehir kıyısında balık avlıyor.
Several men are fishing from the riverbank.
Unvanlarından biri "Nehir Kıyısının Hakimi" idi.
One of his titles was "Ruler of the Riverbanks".
123,000 ton beton söktük - sadece nehir kenarından.
We removed 123,000 tons of concrete only from the riverbanks.
Onunla beraber oynadýðýnýz dere kenarlarý... ...artýk hep beton oldu.
The riverbanks where you played with him... are all concrete now.
Hem ormanlık alanlarda hem de nehir kenarlarında sıklıkla yetişebilir.
It inhabits woodlands and riverbanks, and is also a popular garden subject.
Nehir kıyısındaki iki ünlü gece kulübü, Brasil ve Sidro (Çapa) yok oldu.
Two famous riverbank night clubs, Brasil and Sidro (Anchor), have been destroyed.
Babama verilen eski bir silahtı ve mermiler karşı kıyıya bile erişemiyordu.
My father had been given an old gun that could not even reach the opposite riverbank.
Gündüzleri, eğlence ünlü EXIT kampı ve yakınlardaki nehir kıyısında devam etti.
At daylight, the fun continued around the famous EXIT camp and the nearby riverbank.
Ocak 1960’da Hanford bölgesinde Columbia Nehri kıyısındaki nükleer reaktör hattı.
Nuclear reactors line the riverbank at the Hanford Site along the Columbia River in January 1960.
Mart 2014'te Sibirya'daki bir nehir kıyısından toplanan toprak örneğinde bulunmuştur.
It was discovered in March 2014 in a soil sample collected from a riverbank in Siberia.
Nehir kenarlarını kaplayan alüvyal çayırlar ve ormanlar, büyük botanik değere sahiptir.
The alluvial meadows and forests that cover the riverbanks are of great botanical value.