rationale

/ɹæ.ʃəˈnɑːl/3 hece
C2 seviye
EN → TR
"rationale" kelimesinin Türkçesi: mantık, temel., mantıklı izah, ussal açıklama. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.

Çeviri

Genelmantık
Geneltemel.
Genelmantıklı izah
Genelussal açıklama

Tanım

•(law) an explanation of the fundamental reasons (especially an explanation of the working of some device in terms of laws of nature)

Diğer Dillerde

AlmancaArgumentation, Begründung, Rationale, Superhumerale
Fransızcajustification, raison, rational, surhuméral
İtalyancarazionale
Rusçaобоснова́ние, оправда́ние, основа́ние, рационал
Felemenkçeonderbouwing, ratio
Yunancaσκεπτικό
Lehçeprzesłanki, racjonał, uzasadnienie
Finceperussyyt, perusteet, perustelu, rationaali
Macarcaindoklás, indokolás, okfejtés
Norveççerasjonale
Bulgarcaлогично обяснение, обосновка
Slovakçazdôvodnenie
Belarusçaабгрунтаванне

Etimoloji

From Late Latin ratiōnāle.

Eş & Zıt Anlamlılar

Örnek Cümleler

Şimdi, bunun için bir gerekçemiz var.
Now, we have a rationale for that.
Ve bu davranışın ardında yatan neden dini.
And the rationale for this behavior is explicitly religious.
Hitler, geleneksel strateji görüşünü benimsedi.
China had found its strategic rationale.
Aslında taşınma işi ekonomik bir mantık içinde yapılmştı.
The effort was justified in terms of economic rationale.
Veya reel ekonomiyi göstermelik amaç olarak kullandıklarını. .
And they're just using the real economy as kind of a sideshow or the rationale.
Demeye çalıştığım şey, foie gras'ya karşı çıkmak mantıksız, değil.
I'm not saying that there's not a rationale for being opposed to foie gras.
Bunun ana sebebi Kraliçe Anne'in siyasi yeteneklerine güvenmemesidir.
His lack of faith in Queen Anne's political abilities was his primary rationale.
Ama burada sıfır yok 2 var, o yüzden bu mantığı ilk anda kullanamayız.
But we don't have a 0 here we have a 2 so we can't at least immediately do that rationale.
Demek istediğim, işin aslı, herkesin farklı bir mantıklı açıklaması var.
The truth is that everyone has a different rationale.
Bu arada bazı ekonomistler de, hareketin altında yatan gerekçeyi sorguluyor.
Some economists, meanwhile, have questioned the rationale behind the move.
Bu isteğin altında yatan etkenler ekonomik, siyasi ve jeopolitik nitelik taşıyor.
The rationale for this quest is economic, political and geopolitical.
Bu, bayanlar baylar, benim silahlı kuvvetlerimin varlığının arkasındaki mantıktır.
This, ladies and gentlemen, is the rationale behind the existence of my armed forces.