peacemaker
3 hece
C2 seviye
EN → TR
"peacemaker" kelimesinin Türkçesi: barıştırıcı kimse, uzlaştırıcı kimse.. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.
Çeviri
Genelbarıştırıcı kimse
Geneluzlaştırıcı kimse.
Tanım
•a belt-fed machine gun capable of firing more than 500 rounds per minute; used by United States troops in World War II and the Korean War
•someone who tries to bring peace
Diğer Dillerde
Fransızcapacificateur, pacificatrice
İspanyolcapacificador, pacificadora
İtalyancapacificatore
Rusçaмиротво́рец
Arapçaصانِعُ ٱلسَّلام, مُصْلِح
Felemenkçevredestichter
Yunancaειρηνοποιός
Japoncaピースメーカー, 仲裁人
İsveççefredsstiftare
Lehçenegocjator pokojowy, rozjemca, rozjemczyni
Ukraynacaмиротво́рець
Çekçemírotvorce, mírotvorkyně, mírotvůrce, mírotvůrkyně, usmiřovatel, usmiřovatelka
Rumencepacificatoare, pacificator
Macarcabékeszerző
Latincepācātor, pācificātor
Dancafredsstifter
Vietnamcangười hoà giải
Bulgarcaпомири́тел, помири́телка
Slovakçamierotvorca, zmierovateľ
Slovencemirovnica, mirovnik
Baskçabakegile
Ermeniceխաղաղարար
Gürcüceდამზავებელი, მშვიდობისმყოფელი, შემარიგებელი
Belarusçaміратво́рац
Makedoncaмиротворец
Faroecefriðarmillumgongufólk, sáttasemjari
Etimoloji
Proprialisation of peacemaker.
Eş & Zıt Anlamlılar
Eş anlamlılar
Zıt anlamlılar
Örnek Cümleler
Bir arabulucu çağrıldı.
A peacemaker was summoned.
Barış ve Barış Elçileri: 1783 Antlaşması.
Peace and the Peacemakers: The Treaty of 1783.
Dora-the-Kid The Doraemons yardımcısı kaptan.
Ay-Leen the Peacemaker.
Barışseverlerden olmak gibi bir niyetin yok."
You only want to be a tyrant in the land and no peacemaker."
Kabile arabulucunun gelişi hakkında memnun değildi.
The tribe wasn't delighted about the advent of the peacemaker.
Ne mutlu barışı sağlayanlara! Çünkü onlara Tanrı oğulları denecek.
Blessed are the peacemakers, for they shall be called children of God.
Hedefi ve hayali, bu dönemi sona erdirip tarihe barışçı olarak geçmekti."
It was his goal and his dream to end his term and enter history as a peacemaker."
Sen yeryüzünde bir zorba olmak istiyorsun, arabuluculardan olmak istemiyorsun."
You only want to be a tyrant in the land and no peacemaker."
Sen, yeryüzünde erdemli biri olmak istemiyorsun; bir zorba olmak istiyorsun," dedi.
You only want to be a tyrant in the land and no peacemaker."
Sen ıslah edenlerden olmak değil, ancak yeryüzünde bir zorba olmak istiyorsun" dedi.
You only want to be a tyrant in the land and no peacemaker."
Senin tek isteğin ülkede bir zorba olmaktır, asla ıslah etmek, ara bulmak istemiyorsun.”
You only want to be a tyrant in the land and no peacemaker."
Sen yeryüzünde yalnızca bir zorba olmak istiyorsun, ıslah edicilerden olmak istemiyorsun."
You only want to be a tyrant in the land and no peacemaker."