peace treaty

EN → TR
"peace treaty" kelimesinin Türkçesi: barış antlaşması. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.

Çeviri

Genelbarış antlaşması

Tanım

•a treaty to cease hostilities

Diğer Dillerde

Fransızcatraité de paix
İspanyolcatratado de paz
Rusçaмир, ми́рный догово́р
Arapçaمُعَاهَدَة سَلَام
Azericesülh müqaviləsi
Özbekçesulh shartnomasi
Felemenkçevrede, vredesverdrag
Yunancaσυνθήκη ειρήνης
Korece평화 조약
Lehçetraktat pokojowy
Ukraynacaмирний договір
Fincerauhansopimus
Rumencetratat de pace
İbraniceהֶסְכֵּם שָׁלוֹם
Endonezceperjanjian damai, perjanjian perdamaian, persetujuan damai
Vietnamcahiệp ước hòa bình, hòa ước
Katalancatractat de pau
Gürcüceსამშვიდობო შეთანხმება, სამშვიდობო ხელშეკრულება
Tagalogcakasunduang pangkapayapaan
Malaycatriti perdamaian
Tamilceஅமைதி ஒப்பந்தம்
Svahilimkataba wa amani

Eş & Zıt Anlamlılar

Eş anlamlılar

Örnek Cümleler

Onlar barış antlaşması imzaladı.
They signed the peace treaty.
Barış antlaşması yarın imzalanacak.
The peace treaty will be signed tomorrow.
İki ülke bir barış antlaşması yaptı.
The two countries negotiated a peace treaty.
Bu, barış anlaşmasının kaba taslağıdır.
This is the rough draft of the peace treaty.
Barış antlaşması görüşmesi yapacaklardı.
They would negotiate a peace treaty.
Iki taraf bir barış antlaşması imzaladı.
The two sides signed a peace treaty.
Ateşkes anlaşması Panmuncon'da imzalandı.
The peace treaty was signed in Calcutta.
Ancak henüz barış antlaşması imzalanmamıştı.
A peace treaty has not been signed up to now.
Kosova-Sırbistan barış antlaşması mı geliyor?
A Kosovo-Serbia peace treaty?
Otuz yıl süren bir barış antlaşması imzalandı.
A peace treaty was signed, which lasted for thirty years.
9 Mayıs'ta Tokyo'da barış antlaşması imzalandı.
A peace treaty was signed on 9 August.
O, barış antlaşması imzalandığı için memnun oldu.
He was glad the peace treaty was signed.