let up

EN → TR

Tanım

•reduce pressure or intensity

Eş & Zıt Anlamlılar

Örnek Cümleler

Ben duraksamadım.
It did not let up.
Fırtına sakinleşti.
The storm let up.
Yağmur dinmeye başlıyor.
The rain is starting to let up.
Yağmur bütün gece durmadı.
The rain never let up all night.
Bu yağmurun duracağını sanmam.
I don't think this rain will let up.
Terörist saldırılarında azalma yok.
No let up in terrorist attacks.
Bu yağmurun biteceğini düşünmüyorum.
I don't think this rain will let up.
Bu yağmurun dineceğini düşünmüyorum.
I don't think this rain will let up.
Yağmur dindiğine göre başlayabiliriz.
The rain has let up, so we can begin.
Bu yağmurun yakında duracağını sanmıyorum.
I don't think this rain will let up anytime soon.
Tabii ki yağmur eksik olmaksızın sürekli vardır.
The rain never let up.
Yağmur biraz yavaşladıktan sonra, arabaya doğru koştuk.
After the rain had let up a bit, we made a dash for the car.