Sistem kusursuz değil. 🔊
The system isn't flawless. 🔊
Efendim, kusursuz olmuş. 🔊
Sir, it's flawless. 🔊
Her şey kusursuz olmalı. 🔊
Everything must be flawless. 🔊
Tom kusursuz Rusça konuşur. 🔊
Tom speaks flawless Russian. 🔊
Bu bir hukuksuzluk çağıydı. 🔊
It was an era of lawlessness. 🔊
Tom mükemmel Japonca konuşur. 🔊
Tom speaks flawless Japanese. 🔊
Tom kusursuz Macarca konuşur. 🔊
Tom speaks flawless Hungarian. 🔊
Tom kusursuz Kantonca konuşur. 🔊
Tom speaks flawless Cantonese. 🔊
Tom kusursuz Fransızca konuşur. 🔊
Tom speaks flawless French. 🔊
Her iki yöntem kusursuz çalıştı. 🔊
Both methods worked flawlessly. 🔊
İslam kusursuz, ama Müslümanlar değil. 🔊
Islam is flawless, but Muslims are not. 🔊
Kusursuz hassasiyet, ölçümde gereklidir. 🔊
Flawless precision is required in the measurements. 🔊