Kinsman olmak, biz çok mest:
Being our kinsman, if we revel much:
Gel, benim eski dost ve akrabam.
Come, my old friend and kinsman.
Katından bana bir kalıtçı bağışla."
So give me, from Thee, a kinsman
Tarafından bana bir veli (oğul) ver.
So give me, from Thee, a kinsman
O halde, katından bana bir dost bağışla;
So give me, from Thee, a kinsman
O öldürdü senin akrabaya, cesur Mercutio.
That slew thy kinsman, brave Mercutio.
Onun için katından bana bir çocuk ihsan et."
So give me, from Thee, a kinsman
Ayrıca İlk Çağ Elf Kralı Thingol’ün hısmıdır.
He was also a kinsman of the First Age Elven King Thingol.
Akrabaya hakkını ver! Çaresize, yolda kalana da.
And give the kinsman his right, and the needy, and the traveller; and never squander;
Söylediğiniz zaman -yakınınız dahi olsa- adil olun.
And when you speak, be just, even if it should be to a near kinsman.
Konuştuğunuzda, akraba bile olsa sözünüzde adil olun.
And when you speak, be just, even if it should be to a near kinsman.
İşte düşünüp tutasınız diye Allah size bunları emretti.
And when you speak, be just, even if it should be to a near kinsman.