in retrospect

EN → TR

Diğer Dillerde

Fransızcaavec le recul
İtalyancaa posteriori, col senno di poi, ripensandoci
Arapçaفِي وَقْت لَاحِق
İsveççei efterhand
Lehçez perspektywy czasu
Fincejälkikäteen ajatellen, jälkikäteen ajateltuna, jälkikäteen tarkasteltuna
Çekçezpětně viděno
İbraniceבדיעבד
Dancai retrospekt, set i bakspejlet
Norveççei ettertid
İzlandacaeftir á að hyggja, þegar litið er til baka

Eş & Zıt Anlamlılar

Eş anlamlılar
hindsightly
retrospectively
in hindsight

Örnek Cümleler

Arkadan görünüm.
In Retrospect.
Geçmişe bakıldığında, sanırım sen haklıydın.
In retrospect, I think you were right.
Geriye dönüp bakıldığında, o karar bir hataydı.
In retrospect, that decision was a mistake.
Sonunda, hayatımı değiştirecek bir karar aldım.
So, in the end, I took a decision that, in retrospect, did change my life.
Daha önceki yemek örneği için tekrar özür dilerim.
I still apologize -- in retrospect that that whole Sal food example.
Geçmişe bakıldığında, ona daha saygılı davranmalıydım.
In retrospect, I should have treated her with more respect.
Geriye dönüp bakıldığında, pek çok gözlemci Brüksel’i suçluyor.
In retrospect, many observers have faulted Brussels.
Geriye doğru bakıldığında, ben muhtemelen oraya onunla gitmemem gerekirdi.
In retrospect, I probably shouldn't have gone there with her.
Geriye dönüp bakıldığında, belki de o fotoğrafı benim bloğa koymamalıydım.
In retrospect, maybe I shouldn't have posted that photo in my blog.
Geriye dönüp bakıldığında, Keşke Tom çalışarak daha fazla zaman harcasaydı.
In retrospect, Tom wishes he had spent more time studying.
Sebep ve sonuç ancak geçmişe bakıldığında çıkarılabilir ve doğru cevapları yoktur.
Cause and effect can only be deduced in retrospect, and there are no right answers.
Efes Konsili aşağıdaki anlamlar gelebilir: Birinci Efes Konsili, 431 yılında toplandı.
In retrospect one can say that the first DH.60 arrived at the right spot at the right time.