Tom merakla izledi.
Tom watched impatiently.
Tom sabırsızlıkla oturdu.
Tom sat impatiently.
Sabırsızlıkla bekliyorum.
I'm waiting impatiently.
Tom sabırsızlıkla bekledi.
Tom waited impatiently.
Tom sabırsızlıkla bekliyor.
Tom is waiting impatiently.
At sabırsızlıkla homurdandı.
The horse snorted impatiently.
O sabırsızlıkla ödeme istedi.
He impatiently asked for repayment.
Tom sabırsızlıkla kornaya bastı.
Tom honked the horn impatiently.
Tom sabırsızca parmaklarını vurdu.
Tom tapped his fingers impatiently.
Bugün bütün gündür sabırsızlıkla seni bekliyorum.
All day long today I have been waiting impatiently for you.
Tom, Mary'nin hazır olmasını sabırsızlıkla bekledi.
Tom waited impatiently for Mary to get ready.
Biz sabırsızlıkla sevgili arkadaşımızın gelişini bekliyoruz.
We are awaiting impatiently the arrival of our dear friend.