hangover

/ˈhæŋəʊvə/3 hece
noun
C1 seviye
EN → TR
"hangover" kelimesinin Türkçesi: ABD, akşamdan kalmalık, (k.dili) içkiden meydana gelen baş ağrısı, geçmiş zamandan kalmış olma ., akşamdan kalmalık. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.

Çeviri

GenelABD
Genelakşamdan kalmalıknoun
Genel(k.dili) içkiden meydana gelen baş ağrısı
Genelgeçmiş zamandan kalmış olma .
Genelakşamdan kalmalık
Genelfelekten bir gece
Genelfelekten bir gece
Genelakşamdan kalmalık

Görsel

Yosemite Half Dome granit kaya manzarası - ABDABD Donanması Onur Muhafızları Bayraklarla Tören Alayı YürüyorABD tarım bakanlığı araştırma laboratuvarı önünde grup fotoğrafıABD Ordusu Askerinin Yemyeşil Bahçedeki Onur Madalyası Töreni

Tanım

•something that has survived from the past

Atasözü & Deyim

“Abdala malum olur”
“Abdalın karnı doyunca gözü pabucundadır (yolda olur)”
“Bu abdestle daha çok namaz kılınır”
“Koyunun bulunmadığı yerde keçiye Abdurrahman Çelebi derler”

Diğer Dillerde

Fransızcagueule de bois
İtalyancapendenza, postumi, postumi della sbornia, rimasuglio
Rusçaпережи́ток, похме́лье
Arapçaخُمَار, خُمَار اَلسُّكْر, صُدَاع الخَمْر
Azericepaxmel, xumarlıq
Kazakçaбас жазу
Felemenkçekater
Portekizceressaca
Yunancaχανγκόβερ
Japonca二日酔い
Korece숙취, 술병
Ukraynacaпохмі́лля
Çekçekocovina
Rumencemahmureală
Latincecrāpula
Norveççefyllesjuke, fyllesyke
Endonezcebasian, pengar
Vietnamcanôn nao sau khi uống rượu
Bulgarcaмахмурлук
Slovencemaček

Etimoloji

American English; hang + over. First sense was first attested in 1904. Second sense was first attested in 1894.

Kelime Ailesi

antihangover
drunkover
hangoverish
hangoverless
hangoverlike
hangxiety
social hangover

Eş & Zıt Anlamlılar

Eş anlamlılar
Zıt anlamlılar

Örnek Cümleler

Baþým felaketti.
I've got a terrible hangover.
Fena geceden kalmayım.
I've got a bad hangover.
Akşamdan kalmalığım var.
I have a hangover.
Hepsi yorgun ve terliler.
Everyone is tired or hangover.
Bugün içki mahmurluğum var.
I have a hangover today.
Tom'un içki mahmurluğu var.
Tom has a hangover.
Berbat bir içki mahmurluğum var.
I have a terrible hangover.
Tom'un berbat bir baş ağrısı vardı.
Tom had a hideous hangover.
Bugün kötü bir akşamdan kalmam var.
I have a bad hangover today.
Onun korkunç bir içki sersemliği var.
He has a terrible hangover.
Gerçekten kötü bir akşamdan kalmayım.
I have a really bad hangover.
Akşamdan kalmalığın tek ilacı zamandır.
Only time can heal a hangover.