fluency

/ˈfluːənsi/3 hece
EN → TR
"fluency" kelimesinin Türkçesi: fesahat, akıcılık., akıcılık, ifade düzgünlüğü. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.

Çeviri

Genelfesahat
Genelakıcılık.
Genelakıcılık
Genelifade düzgünlüğü

Tanım

•the quality of being facile in speech and writing

Diğer Dillerde

AlmancaFluss, Flüssigkeit, Geläufigkeit, Sprechflüssigkeit
İtalyancascioltezza
Rusçaбе́глость, свобо́дное владе́ние
Felemenkçevlotheid
Portekizcefluência
Korece능숙도, 유려, 유창
Hintçeरवानी
Fincenestemäisyys, sujuvuus, virtaavuus
Macarcafolyékony nyelvtudás, folyékonyság, gördülékenység, jártasság, könnyedség
İbraniceרהיטות
Latincelēvitās
Vietnamcasự thành thạo
Bulgarcaтечливост
Taycaความคล่องแคล่ว
Katalancafluïdesa
Galcerhuglder
İzlandacaflæði
Ermeniceարագախոսություն, սահունություն
Malaycakefasihan
Esperantoflueco
Khmerceភាពស្ទាត់ជំនាញ

Etimoloji

From Late Latin fluentia, equivalent to fluent + -cy. Cognate with French fluence.

Kelime Ailesi

disfluency
dysfluency
nonfluency
overfluency

Eş & Zıt Anlamlılar

Örnek Cümleler

İngilizcede akıcılık bir zorunluluktur.
Fluency in English is a must.
Senin İngilizcenin akıcılığı şaşırtıcı.
The fluency of your English is amazing.
Tom'un Fransızcadaki akıcılığına şaşırdım.
I was amazed at Tom's fluency in French.
İngilizcedeki akıcılığınızı artırabilirsiniz.
You can improve your fluency in English.
Bill şaşırtıcı bir akıcılık ile Japonca konuştu.
Bill spoke Japanese with surprising fluency.
Bay Sano büyük bir akıcılık ile Fransızca konuşuyor.
Mr Sano speaks French with great fluency.
İngilizce akıcılık bugün çok pazarlanabilir bir yetenektir.
Fluency in English is a very marketable skill today.
[1] Akıcılık, hastanın spontane konuşmasını gözlemleyerek değerlendirilir.
[1] Fluency is assessed by observing the patient’s spontaneous speech.
Hieronymus, alim olmanın akıcı bir Yunancayı şart koştuğu zamanlarda bu sıfata sahipti.
Jerome was a scholar at a time when that statement implied a fluency in Greek.