Tom bir görgü tanığı.
Tom is an eyewitness.
Görgü tanıkları yoktu.
There were no eyewitnesses.
Görgü tanığının ifadesi
Eyewitness testimony
Tom tek görgü tanığıydı.
Tom was the only eyewitness.
Tom bir görgü tanığı mı?
Is Tom an eyewitness?
Leyla tek görgü tanığıydı.
Layla was the only eyewitness.
Tek görgü tanığı Tom değildi.
Tom wasn't the only eyewitness.
Pek çok makale ve yargısal notlar yayınlamıştır.
To confirm this, there are many documents and eyewitness accounts.
Çok sayıda görgü tanığı ifadesine dayanmaktadır.
It is based on numerous eyewitness accounts.
Bir görgü tanığı olma isteğiyle çılgına dönmüştüm.
I was consumed with the desire to be an eyewitness.
Mihriban Hatun Şahihuban Hatun - Vakıfları vardır.
The Moonlandings: An Eyewitness Account.
Biliyoruz ki, şahitlerin tespitleri yanıltıcı olabilir.
We know that eyewitness identifications are fallible.