dissimilar
/dɪˈsɪmɪlə(ɹ)/4 hece
C2 seviye
EN → TR
"dissimilar" kelimesinin Türkçesi: farklı, başka, farklılık, benzemeyiş., birbirine benzemeyen. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.
Çeviri
Genelfarklı
Genelbaşka
Genelfarklılık
Genelbenzemeyiş.
Genelbirbirine benzemeyen
Genelmuhtelif. dissimilar'ity baş- kalık
Görsel




Tanım
•not alike or similar
Diğer Dillerde
Almancaungleich
Fransızcadifférent, dissemblable
İspanyolcadesemejante, disímil
Rusçaнепохо́жий, несхо́дный, несхо́жий, отли́чный
Felemenkçeongelijk
Portekizcedissimilar
Yunancaανόμοιος
İsveççeolik
Ukraynacaвідмі́нний, неподі́бний
Finceerilainen
Latincedispār, dissimilis
Dancaulig
Norveççeulik
Bulgarcaнеприличащ, несхо́ден, различен
Slovencenepodoben
Galiçyacadisimilar
Gürcüceუცხო
Esperantomalsimila
Belarusçaадро́зны, непадо́бны
Bretoncadisheñvel
Etimoloji
Etymology tree Proto-Indo-European *dwóh₁ Proto-Indo-European *d(w)is- Proto-Italic *dis- Latin dis- Old French des-bor. ▲ Latin dis-bor. Middle English dis- English dis- English similar English dissimilar From dis- + similar.
Eş & Zıt Anlamlılar
Eş anlamlılar
Zıt anlamlılar
Örnek Cümleler
Wikipedia'dan çok da farklý deđil.
Not too dissimilar from Wikipedia, right?
Bu noktada farklı görüşlerin bulunduğu son derece açık.
And here the existence of dissimilar visions is highly visible.
Ayrıca, GTAW kullanılabilir yer kaplama veya üstündeki farklı malzemeler.
In addition, GTAW can be used in cladding or overlaying dissimilar materials.
Bu seçilen metaller değişik türden hedeflere karşı farklı etkiler verebilmektedir.
This is because the dissimilar metals have different electrode potentials.
Birbirinden bu kadar farklı insanın aynı yerde birbirine karışıp yaşamasının nedeni nedir?
And why do we live in places where such dissimilar people collide up against us each day?
Örneğin, iki farklı iletişim kanalının band birleştirilmesi için böyle durum kullanılabilir.
This can happen, for instance, if two lengths of dissimilar transmission lines are joined together.