ceiling

/ˈsiːlɪŋ/2 hece
B2 seviye
EN → TR
"ceiling" kelimesinin Türkçesi: tavan, tavan, (den) iç kaplama, (hav) yeryüzünün çıplak gözle havadan görülebildiği en yüksek nokta, tavan fiyatı.. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.

Çeviri

Geneltavan
Geneltavan
Genel(den) iç kaplama
Genel(hav) yeryüzünün çıplak gözle havadan görülebildiği en yüksek nokta
Geneltavan fiyatı.
Genelbelirli şartlar altında bir uçağın yükselebildiği yükselti. ceiling price azami fiyat
Genelazami sınır

Görsel

Antik ahşap tavan ışıklı kilise içi fotoğrafıTavan freski kutsal Meryem resmi - kilise içiBarok Döneminin Görkemli Merdiveni: Tavan Işığında Süslü DetaylarTarihi Kemerli Koridor ve Eski Tavan Fresklerinin Büyüleyici Atmosferi

Tanım

•maximum altitude at which a plane can fly (under specified conditions)

Diğer Dillerde

Almanca(maximale) Gipfelhöhe, Decke, Grenze, Höchstgrenze, Höchstmaß, Innenbeplankung
İtalyancasoffitto
Rusçaпотоло́к
Arapçaسَقْف
Azericetavan
Kazakçaтөбе, шек
Özbekçepotolok, shift
Tatarcaтүшәм
Felemenkçezoldering
Portekizceteto
Japonca天井, 天井関数
Korece천장
İsveççeinnertak
Lehçepułap, sufit
Ukraynacaсте́ля
Hintçeछत
Fincekarneeraus, katto, lakikorkeus, sisäkatto, sisälankutus, ylös pyöristetty luku
İbraniceתִּקְרָה
Latincelacunar
Dancaloft
Norveççehimling, tak
Endonezcelangit-langit, pagu
Vietnamcatrần, trần nhà

Etimoloji

From Middle English celing (“paneling; (bed) cover or hanging”), from celen (“to cover or panel walls”) (from Old French celer (“to conceal”)) + -ing (gerund-forming suffix). By surface analysis, ceil + -ing.

Kelime Ailesi

absolute ceiling
acoustic ceiling
bamboo ceiling
brass ceiling
cathedral ceiling
ceil
ceiling bird
ceiling effect
ceiling fan
ceiling function
ceiling paper
ceilinged
ceilingless
ceilinglike
ceilingward
ceilingwards
celluloid ceiling
cloud ceiling

Eş & Zıt Anlamlılar

Zıt anlamlılar

Örnek Cümleler

CEILING( x)
CEILING(x)
Sinek tavanda.
The fly is on the ceiling.
Tavana baktım.
I looked up at the ceiling.
Asma cibinlik.
Ceiling hung mosquito netting.
O tavana baktı.
She stared at the ceiling.
Salonun tavanı.
The ceiling of the Hall.
O, tavana baktı.
He looked up at the ceiling.
Tavan fanı açık.
The ceiling fan is on.
Tom tavana baktı.
Tom glanced up at the ceiling.
Tavan sızdırıyor.
The ceiling is leaking.
Ben tavana baktım.
I stared at the ceiling.
Mary tavana baktı.
Mary looked at the ceiling.

İlgili / Bileşik Terimler

Genelpervane