Ana içeriğe geç
Sözlük
/
tekerlekli sandalye

tekerlekli sandalye

/te.cæɾ.lecˈli sanˈdal.je/
noun
TR → EN
↔ ters çevir
"tekerlekli sandalye" kelimesinin İngilizcesi: wheelchair, wheelchair. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.

Çeviri

Genelwheelchairnoun
Genelwheelchair

Görsel

Tekerlekli sandalye maraton yarışı - yüksek performansTekerlekli Sandalyede Oturan Sevimli Karakter Dijital İllüstrasyontekerlekli sandalyede hareket eden birey iç mekan koridor görüntüsüEngelli basketbol sporcusunun tekerlekli sandalyesi - dinamik hareket

Çekim Tablosu

Belirtme (-i)tekerlekli sandalyeyi
Çoğul (-ler)tekerlekli sandalyeler

Tanım

isim: Sakatların bir yere gidebilmek için kullandıkları tekerlekleri olan oturma aracı; tekerlekli koltuk

Diğer Dillerde

Almancarollstuhl (eril) /ˈʁɔlʃtuːl/
wheelchair
çekim: çoğul Rollstühle · tamlayan Rollstuhles
eş: Krankenfahrstuhl, Fahrstuhl
köken: From rollen (“to roll”) + Stuhl (“chair”).
Du bist im Rollstuhl.Tekerlekli sandalyedesin.
Fransızcachaise roulante, fauteuil roulant (dişil) /ʃɛz ʁu.lɑ̃t/
wheelchair
çekim: çoğul chaises roulantes
eş: fauteuil roulant, fauteuil à roues, chariot, charette, véhicule pour handicapé physique
Le Fauteuil à roulettes.Tekerlekli sandalyededir.
İspanyolcasilla de ruedas (dişil) /ˌsiʝa de ˈrwedas/
wheelchair (a chair mounted on large wheels for the transportation or use of a sick or disabled person)
çekim: çoğul sillas de ruedas
Anda en silla de ruedas.Tekerlekli sandalyededir.
İtalyancasedia a rotelle (dişil)
wheelchair
çekim: çoğul sedie a rotelle
Siete in una sedia a rotelle.Tekerlekli sandalyedesin.
انه شيء انا شغوف به منذ البدايةTekerlekli sandalyeliler.
Farsçaچرخک, ویلچر /wiːl.t͡ʃʰɪ́ɾ/
wheelchair
çekim: çoğul ویلچرها
köken: Borrowed from English wheelchair.
wheelchair
çekim: çoğul əlil arabaları · tamlayan əlil arabasının
köken: Izafet II compound of əlil + araba.
Felemenkçerolstoel (eril) /ˈrɔl.stul/
wheelchair
çekim: çoğul rolstoelen
eş: rijstoel
köken: From rollen (“to roll”) + stoel (“chair”). Attested since the nineteenth century, but already mentioned in several dictionaries during the eighteenth century.
aile: rolstoelgebonden, rolstoelgebruiker, rolstoelgebruikster, rolstoellift, rolstoelplaats, rolstoeltoilet
Hij zit in een rolstoel.Tekerlekli sandalyededir.
Portekizcecadeira de rodas (dişil)
wheelchair
çekim: çoğul cadeiras de rodas
"Estás numa cadeira de rodas.Tekerlekli sandalyedesin.
κάθισμα το οποίο τοποθετείται πάνω σε τροχούς ώστε να βοηθήσει άτομα με περιορισμένη κινητικότητα στις μετακινήσεις τους
Είσαι σε αναπηρικό καροτσάκι.Tekerlekli sandalyedesin.
Japoncaホイールチェア, 車椅子 /kɯ̟ɾɯ̟ma̠isɨ/
wheelchair
eş: ホイールチェア
köken: From 車 (kuruma, “wheel”) + 椅子 (isu, “chair”).
世界中で6800万人がTekerlekli sandalyeliler.
Korece바퀴의자, 휠체어 /hɥiʎt͡ɕʰe̞ʌ̹/
wheelchair
köken: From English wheelchair.
제가 특히 열정을 가지고 있는 것입니다.Tekerlekli sandalyeliler.
İsveççerullstol
wheelchair
çekim: çoğul rullstolar · tamlayan rullstols
köken: From rulla (“roll”) + stol (“chair”).
aile: rullstolsbunden, rullstolswc
Det är inte tillåtet å göra dumma saker med rullstolarna!Tekerlekli sandalyelerle aptalca şeyler yapmanız yasak.
Lehçewózek inwalidzki (eril) /ˈvu.zɛk in.vaˈlit͡s.ki/
wheelchair
eş: wózek
Byłam na wózku.Tekerlekli sandalyemdeydim.
Для мене інвалідний візок стає засобом зміни.Benim için tekerlekli sandalye dönüşümün bir aracı.
Fincepyörätuoli, rullatuoli /ˈpyø̯ræˌtuo̯li/
wheelchair
çekim: çoğul pyörätuolit · tamlayan pyörätuolin
köken: pyörä (“wheel”) + tuoli (“chair”)
aile: pyörätuolicurling, pyörätuoli-invalidi, pyörätuolikelaaja, pyörätuolikelaus, pyörätuolikoripallo, pyörätuolimiekkailu, pyörätuolipotilas, pyörätuolirugby, pyörätuolitanssi, pyörätuolitennis
Tästä asiasta olen erityisen innostunut.Tekerlekli sandalyeliler.
Çekçeinvalidní vozík (eril) /ɪnvalɪdɲiː voziːk/
wheelchair
çekim: çoğul invalidní vozíky · tamlayan invalidního vozíku
Jste na vozíčku.Tekerlekli sandalyedesin.
wheelchair
çekim: çoğul scaune cu rotile
Ești într-un scaun cu rotile.Tekerlekli sandalyedesin.
Macarcakerekesszék, tolókocsi, tolószék /ˈkɛrɛkɛʃseːk/
wheelchair
çekim: çoğul kerekesszékek
köken: kerekes (“wheeled”) + szék (“chair”)
Székhelye Oktyabrszkoje.Tekerlekli sandalyededir.
(both are somewhat dated and they may be taken as offensive)
wheelchair
çekim: çoğul כיסאות גלגלים
köken: Calque of English wheelchair.
משהו שחשוב לי במיוחד.Tekerlekli sandalyeliler.
Latincesella rotalis
wheelchair
çekim: çoğul kørestole · tamlayan kørestols
köken: From køre + stol.
Sidder i kørestol.Tekerlekli sandalyededir.
Endonezcekursi roda /ˌkursi ˈroda/
wheelchair
çekim: çoğul kursi-kursi roda
köken: Compound of kursi + roda.
aile: berkursi roda, balap kursi roda
Kau ada di kursi roda, itu normal.Tekerlekli sandalyedesin. Bu olağan.
Vietnamcaxe lăn /sɛ˧˧ lan˧˧/
wheelchair
köken: xe (“wheeled vehicle”) + lăn (“to roll”).
Bạn phải ngồi trên xe lăn.Tekerlekli sandalyedesin.
Ти си в инвалидна количка.Tekerlekli sandalyedesin.
Letoncaratiņkrēsls (eril) /ɾatːiɲkɾæːsls/
wheelchair (a vehicle in the form of a chair with manual or mechanical control, intended for persons with mobility impairments)
çekim: çoğul ratiņkrēsli · tamlayan ratiņkrēsla
köken: From ratiņš + krēsls.

Etimoloji

From tekerlekli (“wheeled”) + sandalye (“chair”).

Örnek Cümleler

Tekerlekli sandalyededir.
He was in a wheelchair.
Tekerlekli sandalyedesin.
You're in a wheelchair.
Tekerlekli sandalyemdeydim.
I was in my wheelchair.
Bu bir tekerlekli sandalye.
This is a wheelchair.
Tom bir tekerlekli sandalyede.
Tom is in a wheelchair.
Tabii ki tekerlekli sandalyede.
Of course she was wheelchaired on.
Tom tekerlekli sandalyeye bindi.
Tom got into the wheelchair.
Tom bir tekerlekli sandalyedeydi.
Tom was in a wheelchair.
Tekerlekli sandalyeye ihtiyacım yok.
I don't need a wheelchair.
Tom bir tekerlekli sandalye kullanır.
Tom uses a wheelchair.
Tekerlekli sandalyede yaşamaya mahkûm.
He is condemned to live on a wheelchair.
Tom'un tekerlekli sandalyesine dokunma.
Don't touch Tom's wheelchair.
tekerlekli sandalye ile daha fazla örnek cümle →
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod