Tahliye etmek için hazırla.
Prepare to evacuate.
Biz tahliye etmek zorundayız.
We've got to evacuate.
Binayı tahliye etmek zorundayız.
We have to evacuate the building.
Derhal tahliye etmek zorundayız.
We have to evacuate immediately.
Hâlâ tahliye etmek için zaman var.
There's still time to evacuate.
Tahliye etmek için hâlâ zamanımız var.
We still have time to evacuate.
Şehri tahliye etmek için 24 saatimiz var.
We have 24 hours to evacuate the city.
Sayın yargıç, danışmanı tahliye etmek istiyorum.
Your honor, I would like to discharge counsel.
Fakat eşyalarını tahliye etmek için hiç zamanları olmamıştı.
But they had not had any time to evacuate any belongings.
Hükümetin evsizleri tahliye etmek için neden bu kadar uğraştığı... ...anlaşılıyor.
You can quickly see why the government's having so much trouble evicting the homeless.
Şehrin içinde kalan sivil nüfusu tahliye etmek için herhangi bir plan hazırlanmadı.
No plans were drawn up to evacuate the civilian population which remained in the city.
Her kazan dairesi, kazanların ürettiği dumanı tahliye etmek için bir bacaya bağlanır.
Each room was connected to a flue, exhausting into a stack ventilating smoke.
tahliye etmek ile daha fazla örnek cümle →