Ana içeriğe geç
Sözlük
/
stalaktit

stalaktit

"stalaktit" kelimesinin İngilizcesi: stalactite. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.

Çeviri

Genelstalactite

Görsel

Işıklandırılmış Gizemli Mağara Yolu ve Stalaktitlerle Büyülü AtmosferBüyüleyici Mağara İçi: Mor ve Turuncu Işıklarla Süslenmiş StalaktitlerFantastik Kristal Mağara: Işıltılı Stalaktitler ve Gizemli Kemerli Köprü

Tanım

isim, mineraloji: sarkıt

Diğer Dillerde

AlmancaStalaktit /stalakˈtiːt/
stalactite
çekim: çoğul Stalaktiten · tamlayan Stalaktits
Zwei gefundene Münzen sind ebenfalls trajanische Prägungen.İki mihrabı da orijinal istalaktitli alçıdandır.
Fransızcastalactite (dişil) /sta.lak.tit/
stalactite · icicle
çekim: çoğul stalactites
zıt: stalagmite
köken: Borrowed from New Latin stalactites, from Ancient Greek σταλακτός (stalaktós).
Les deux absidioles sont entièrement d’origine.İki mihrabı da orijinal istalaktitli alçıdandır.
İspanyolcaestalactita (dişil)
stalactite
çekim: çoğul estalactitas
İtalyancastalattite (dişil) /sta.latˈti.te/
stalactite
çekim: çoğul stalattiti
Naturalmente la vita del burlone è dura.Mihrabın yaşmağı istalaktitlidir.
Одна из двух парусных требак одноимённого типа.İki mihrabı da orijinal istalaktitli alçıdandır.
steen ontstaan door druppelend kalkrijk water
eş: dropsteen, leksteen, wratsteen
Portekizceestalactite (dişil) /is.ta.lakˈt͡ʃi.t͡ʃi/
stalactite
çekim: çoğul estalactites
Yunancaσταλακτίτης (eril)
stalactite
çekim: çoğul σταλακτίτες · tamlayan σταλακτίτη
Japonca鍾乳石
stalactite
Korece종유석 /t͡ɕo̞ŋjusʰʌ̹k̚/
stalactite
köken: Sino-Korean word from 鍾乳石,鐘乳石.
Lehçesopleniec, stalaktyt (eril) /sɔˈplɛ.ɲɛt͡s/
stalactite
çekim: çoğul sopleńce · tamlayan sopleńca
köken: Etymology tree Polish sopel Proto-Balto-Slavic *-nisder. Proto-Slavic *-nь Proto-Indo-European *-is Proto-Balto-Slavic *-is Proto-Slavic *-ь Proto-Indo-European *-yós Proto-Balto-Slavic *-jas Proto-Slavic *-jь Proto-Slavic *-ьje Proto-Slavic *-nьje Old Polish -enie Polish -enie Proto-Indo-European *-ikos Proto-Balto-Slavic *-ikas Proto-Slavic *-ьcь Polish -ec Polish -eniec Polish sopleniec From…
Fincestalaktiitti, tippukivipuikko /ˈstɑlɑktiːtːi/
stalactite
çekim: çoğul stalaktiitit · tamlayan stalaktiitin
köken: Internationalism (see English stalactite), ultimately from New Latin stalactites. Contains the suffix -iitti.
Puupposen yksityiselämä paljastuu.Mihrabın yaşmağı istalaktitlidir.
Çekçestalaktit (eril) /ˈstalaktɪt/
stalactite
çekim: çoğul stalaktity · tamlayan stalaktitu
Macarcasztalaktit /ˈstɒlɒktit/
stalactite (secondary mineral deposit of calcium carbonate or another mineral that hangs from the roof of a cave)
çekim: çoğul sztalaktitok
köken: From German Stalaktit (“stalactite”).
Ez a két kocsi volt a teljes típussorozat elődje.İki mihrabı da orijinal istalaktitli alçıdandır.
İbraniceנָטִיף
Vietnamcanhũ đá, thạch nhũ /ɲu˦ˀ˥ ʔɗaː˧˦/
stalactite
köken: nhũ (乳) + đá, internal calque of Vietnamese thạch nhũ.
Letoncastalaktīts
Taycaหินย้อย /hin˩˩˦.jɔːj˦˥/
stalactite.
köken: From หิน (hǐn) + ย้อย (yɔ́ɔi).
Katalancacaramell (eril) /kə.ɾəˈmeʎ/
icicle · stalactite · candle drippings
çekim: çoğul caramells
köken: By dissimilation from Latin calamellus, diminutive of calamus (“reed”). Doublet of caramel, a borrowing via Portuguese.
İrlandacaaolchuisne (eril)
stalactite
çekim: çoğul aolchuisní · tamlayan aolchuisní
köken: aol + cuisne From aol (lime) and cuisne (hoar-frost, rime, ice, frosty haze)
İzlandacadropasteinn
Ermeniceշթաքար /ʃətʰɑˈkʰɑɾ/
stalactite
çekim: çoğul շթաքարեր
köken: շիթ (šitʻ) + -ա- (-a-) + քար (kʻar)
Gürcüceსტალაქტიტი /stʼäɫäkʰtʼitʼi/
stalactite
çekim: çoğul სტალაქტიტები · tamlayan სტალაქტიტის
köken: From Ancient Greek.
Esperantostalaktito /stalakˈtito/
stalactite
çekim: çoğul stalaktitoj
Faroecedropasteinur (eril)
stalactite, dripstone
çekim: çoğul dropasteinar · tamlayan dropasteins
köken: From dropi (“drop”) + steinur (“stone”).

Örnek Cümleler

İki mihrabı da orijinal istalaktitli alçıdandır.
The other two skins are of doubtful origin.
Şerefenin stalaktitlerinin detayları ince bir şekilde modellenmiştir.
Details of sherefe’s stalactites are subtly modeled.
Mağara stalaktitler, akmataşları, perdeler ve basamaklar açısından zengin.
The cave abounds in stalactites, flowstone, draperies and cascades.
stalaktit ile daha fazla örnek cümle →
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod