sakinleştirici

C1 seviye
TR → EN
"sakinleştirici" kelimesinin İngilizcesi: sedative. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.

Çeviri

Genelsedative

Görsel

Bambu bahçede sakinleştirici bonsai ağacı ve doğal dekorasyonMavi ve Mor Yapraklarıyla Sakinleştirici Soyut Suluboya SanatıÇimenlikte Açan Minik Mavi Çiçeklerin Sakinleştirici Doğa ManzarasıMum ve Taze Meyvelerle Hazırlanmış Sakinleştirici Spa Köşesi

Tanım

•Düşük dozda kullanıldığında gerginlik ve bunaltıyı gideren, duygu ve davranışlarda yatıştırıcı etki sağlayan, yüksek dozda ise bilinç bulanıklığı ve uyku veren ilaçların genel adı; sedatif

Diğer Dillerde

Almancaberuhigend, Beruhigungsmittel, sedativ /bəˈʁuːiɡənt/
present participle of beruhigen
çekim: karşılaştırma beruhigender · üstünlük am beruhigendsten
zıt: beunruhigend
Ik heb wat overdreven met kalmeringsmiddelen. — Biraz sakinleştirici almıştım.
eine beruhigende Atmosphäre
ein beruhigender Einfluss
eine beruhigende Wirkung
Fransızcasédatif /se.da.tif/
sedative
çekim: çoğul sédatifs
köken: Borrowed from Medieval Latin sedātīvus, from sedō.
- C'est souvent utilisé. — - Sakinleştirici hep kullanılır, Doktor.
İspanyolcasedante, sedativo /seˈdante/
sedative
çekim: çoğul sedantes
eş: sedativo
köken: From sedar + -ante.
Toma un calmante. — Sakinleştiriciyi hemen önce al.
Rusçaседати́вное сре́дство, седати́вный, успокои́тельное, успокои́тельный
Силно успокоително. — Çok güçlü bir sakinleştiricidir.
Arapçaمُسَكِّن, مُهَدِّئ
تناول الحبوب المهدئة قبل — Sakinleştiriciyi hemen önce al.
Kazakçaтыныштандыратын дәрі-дәрмек
present participle of kalmeren
Een zeer krachtig sedatief. — Çok güçlü bir sakinleştiricidir.
sedative, tranquilizer
çekim: çoğul ηρεμιστικά · tamlayan ηρεμιστικού
Είναι ισχυρό ηρεμιστικό. — Çok güçlü bir sakinleştiricidir.
Japonca鎮静剤 /t͡ɕĩɰ̃se̞ːza̠i/
painkiller · tranquilizer, sedative
eş: 痛み止め
köken: 鎮静(ちんせい) (chinsei, “tranquility”) + 剤(ざい) (-zai, “drug”).
1割に減りました 病院やGEも大喜びです — Yani sakinleştirici verilmesi gereken çocukların oranı yüzde 80 iken, yüzde 10 gibi bir orana düşüverdi.
Korece진정제 /ˈt͡ɕi(ː)ɲd͡ʑʌ̹ŋd͡ʑe̞/
tranquilizer
köken: Sino-Korean word from 鎭靜劑, from 鎭靜 + 劑.
암수딴몸이며 체내수정을 한다. — Kenevir ve Sakinleştirici.
İsveççelugnande, lugnande medel, sömnmedel, sövande
present participle of lugna
- Sånt används ofta. — - Sakinleştirici hep kullanılır, Doktor.
Lehçeśrodek uspokajający, uspokajający /us.pɔ.ka.jaˈjɔn.t͡sɘ/
active adjectival participle of uspokajać
Rozpoznajemy go jako kolor zimny i uspokajający. — Bu ferah ve sakinleştiricidir.
Ukraynacaзаспокійливе, заспокі́йливий, заспокійливий засіб, седати́вний
Краще прийми перед самим початком. — Sakinleştiriciyi hemen önce al.
sedative
çekim: karşılaştırma nukuttavampi · üstünlük nukuttavin
aile: nukuttavasti
Se on voimakkaasti rauhoittava lääke. — Çok güçlü bir sakinleştiricidir.
Çekçesedativní, sedativum /ˈsɛdatɪvɲiː/
sedative
Vzala jsem si moc sedativ. — Biraz sakinleştirici almıştım.
Macarcanyugtatószer /ˈɲuktɒtoːsɛr/
sedative, tranquilizer
çekim: çoğul nyugtatószerek
köken: nyugtató + szer
Vérzéscsillapító és nyugtató. — Kenevir ve Sakinleştirici.
Endonezceobat penenang /ˌo.bat pə.nəˈnaŋ/
sedative
çekim: çoğul obat-obat penenang
köken: Compound of obat (“drug, medicine”) + penenang (“calmer, that which calms down”).
Makanlah relaxer sebelumnya — Sakinleştiriciyi hemen önce al.
Vietnamcalàm dịu
-Đó là 1 loại an thần cực mạnh! — Çok güçlü bir sakinleştiricidir.
Bulgarcaсънотворен, успокоителен
Изпих малко повече успокоителни. — Biraz sakinleştirici almıştım.
Slovakçasedatívny, sedatívum
Vzala som príliš veľa sedatív. — Biraz sakinleştirici almıştım.
Katalancasedant /səˈðant/
sedative · soothing
çekim: çoğul sedants
köken: Borrowed from Latin sēdantem (“setting”), present active participle of sēdō (“to settle, calm, assuage”).
Galcetawelydd (eril) /tau̯ˈɛlɨ̞ð/
silencer · tranquillizer, sedative · quietist
çekim: çoğul tawelyddion
köken: From tawelu (“to tranquillize”) + -ydd.
Esperantotrankviligilo

Örnek Cümleler

Bu bir sakinleştirici.
This is a downer.
Ona sakinleştirici verdin mi?
Did you give her the tranquilizer?
Ona bir sakinleştirici verdim.
I gave her a sedative.
Biraz sakinleştirici almıştım.
I went a bit overboard with the tranquilizers.
Sakinleştiriciyi hemen önce al.
Take the relaxer right before.
Çok güçlü bir sakinleştiricidir.
That is a very powerful sedative.
Bir sakinleştirici ister misiniz?
Would you like a tranquilizer?
Doktor Tom'a sakinleştirici verdi.
The doctor gave Tom a sedative.
Sakinleştirici etkisini gösteriyor.
The sedative is taking effect.
Hemşire, Tom'a sakinleştirici verdi.
The nurse has given Tom a sedative.
Ona hafif bir sakinleştirici verdim.
I gave her a mild sedative.
Doktor ona bir sakinleştirici verdi.
The doctor gave him a sedative.
sakinleştirici ile daha fazla örnek cümle →