süzme

/syzme/
adj
C2 seviye
TR → EN
"süzme" kelimesinin İngilizcesi: filtered. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.

Çeviri

Genelfilteredadj

Görsel

Ahşabın Rustik Dokusunda Ballı Cevizli Süzme Yoğurt Kahvaltı SunumuKahvaltı Sofrası: Taze Domates, Yeşillik ve Süzme Peynirli Sağlıklı SunumToplu yemek mutfağında çalışan aşçıların endüstriyel ocakta sebze süzme anı

Çekim Tablosu

Belirtme (-i)süzmeyi
Yönelme (-e)süzmeye
Bulunma (-de)süzmede
Çıkma (-den)süzmeden
Tamlayan (-in)süzmenin
Çoğul (-ler)süzmeler

Tanım

•Elit, seçkin.
•Katışıksız, saf.
•Kötü, aşağılık, malın gözü kimse.
•süzmek işi
•Süzülmüş olan, süzülerek elde edilen.
•Bir sıvıyı, içindeki katı maddelerden ayırmak için bez veya delikli bir kaptan geçirme
•İçine başka şeyler karışmamış olan
•Kötü, aşağılık, malın gözü kimse

Diğer Dillerde

Almancagefiltert
past participle of filtern
çekim: karşılaştırma gefilterter · üstünlük am gefiltertsten
zıt: ungefiltert
Benutzerdefinierte Filterregeln: — Süzme Kuralları
Rusçaотъявленный негодяй
Маска фильтра (*. h, *. cpp, и. т. д.) — Süzme Maskesi: *. h, *. cpp, vs.

Örnek Cümleler

Süzme Kuralları
Filter Rules
Süzme salağın teki.
What a gullible idiot.
Süzme peynir nasıl yapılır?
How is cottage cheese made?
Süzme peynir gibi bir şey yok.
There's nothing like cottage cheese.
Süzme yoğurdu beğeniyor musun?
Do you like strained yogurt?
Annem süzme peynir yemeyi sever.
My mother loves to eat cottage cheese.
Süzme Maskesi: *. h, *. cpp, vs.
Filter Mask (*. h, *. cpp, etc.)
Süzme peynir benim en sevdiğim yiyecektir.
Cottage cheese is my favorite food.
Süzme peynir yediğimden beri bir süre oldu.
It's been a while since I've eaten cottage cheese.
And olsun ki, insanı süzme çamurdan yarattık.
We created man from the finest extract of clay,
Mary kahveyi süzmek için kağıt filtre kullanır.
Mary uses a paper filter to strain coffee.
Küçük kız kardeşim süzme peynirin tadını sevmez.
My little sister doesn't like the taste of cottage cheese.
süzme ile daha fazla örnek cümle →