ortaya atmak
TR → EN
Tanım
•söylemek, ileri sürmek
Eş & Zıt Anlamlılar
Örnek Cümleler
Aynı fikri yeniden ortaya atmaktaydı.
This brought it out again.
Evet, böyle büyük rakamlar ortaya atmak kolay.
Well, everybody can throw around big numbers.
Yakında bir şey ortaya atmak zorunda kalacağız.
We'll have to come up with something soon.