Ana içeriğe geç
Sözlük
/
ortadan kaldırmak

ortadan kaldırmak

/oɾ.taˈdan kaɫ.dɯɾˈmak/
verb
TR → EN
↔ ters çevir

Çekim Tablosu

Geniş zamanortadan kaldıramam
Şimdiki zamanortadan kaldırabiliyor
Gelecek zamanortadan kaldıracak
Geçmiş zamanortadan kaldıramadı
Şartortadan kaldıramasa
Gereklilikortadan kaldıramamalı
Emirortadan kaldır

Tanım

Öldürmek.
Planların aksamasına engel olamayacak duruma sokmak.
Saklamak.
Yok etmek.
Öldürmek, varlığını ortadan kaldırmak
Saklamak
Varlığına son vermek

Örnek Cümleler

Hileyi ortadan kaldırmak zor.
It's difficult to eliminate cheating.
Sami, tanıkları ortadan kaldırmak istiyordu.
Sami wanted to eliminate the witnesses.
Yanlış anlaşılmaları ortadan kaldırmak istiyorum.
I want to set the record straight.
Tom yanlış anlaşılmaları ortadan kaldırmak istedi.
Tom wanted to set the record straight.
Suçu azaltmanın yolu yoksulluğu ortadan kaldırmaktır.
The way to reduce crime is to eradicate poverty.
Eğer bir şekilde onları ortadan kaldırmak gibi değil.
It's not like you can somehow eliminate them.
Ancak bu olasılığı ortadan kaldırmak Ankara'ya kalmş."
It is up to Ankara, however, to rule it out."
Özür (suçu, eksikliği ortadan kaldırmak) veya uyarmak için.
To end all argument or to warn.
Oysa inkarcılar hakkı batılla ortadan kaldırmak için çekişirler.
But those who disbelieve contend with false arguments to nullify the truth.
Ülkede sıtmayı ortadan kaldırmak için toplu bir çaba gereklidir.
A concerted effort is required to eradicate malaria in the country.
Bükreş, IMF İle Bütçe Açığı Farklarını Ortadan Kaldırmak İstiyor
Bucharest Seeks to Iron out Budget Deficit Differences With IMF
Yanlış anlaşılmaları ortadan kaldırmak için bir fırsat istiyorum.
I'd like a chance to set the record straight.
ortadan kaldırmak ile daha fazla örnek cümle →
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod