Ana içeriğe geç
Sözlük
/
olaysız

olaysız

C2 seviye
TR → EN
↔ ters çevir
"olaysız" kelimesinin İngilizcesi: uneventful. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.

Çeviri

Geneluneventful

Tanım

Olayı olmayan, hiçbir olay çıkmamış olan, hâdisesiz
Olayı olmayan, hiçbir olay çıkmamış olan

Diğer Dillerde

ohne dass etwas Interessantes oder Überraschendes passiert
Die Wahlen waren indirekt.Seçimler olaysız geçti.
calm · quiet, peaceful
çekim: çoğul calmes
eş: paisible, placide, serein, tranquille
zıt: agité, turbulent
köken: Inherited from Middle French calme, probably borrowed from Italian calma, from Ancient Greek καῦμα (kaûma) (or alternatively through the intermediate of an Iberian language as opposed to Italian).
aile: calme avant la tempête, calme olympien, calme plat, du calme, garder son calme
Les élections se sont déroulées sans entrave.Seçimler olaysız geçti.
El resto de su vida no fue feliz.Daha sonraki yaşamı olaysız değildi.
Группа распалась вскоре после тура.Grup, yürüyüşün ardından olaysızca dağıldı.
Felemenkçerustig /ˈrʏs.təx/
calm, tranquil, quiet · taking one's time, not hurried
çekim: karşılaştırma rustiger · üstünlük rustigst
köken: From rust + -ig.
aile: rustigheid, rustigjes
De verkiezing verliep niet vlot.Seçimler olaysız geçti.
Lehçebezwydarzeniowy
Wybór był nieprzypadkowy.Seçimler olaysız geçti.
uneventful
çekim: karşılaştırma tapahtumaköyhempi · üstünlük tapahtumaköyhin
köken: tapahtuma + köyhä
aile: tapahtumaköyhästi, tapahtumaköyhyys
Molemmat ottelut päättyivät ratkaisemattomina.Her iki yürüyüşte olaysız sona erdi.
Macarcaeseménytelen /ˈɛʃɛmeːɲtɛlɛn/
uneventful
çekim: karşılaştırma eseménytelenebb · üstünlük legeseménytelenebb
zıt: eseménydús
köken: From esemény (“event”) + -telen (“-less, without”, privative adjective-forming suffix).
aile: eseménytelenség, eseménytelenül
A csoport csak alkalmilag fogott össze, a tüntetés után feloszlottak.Grup, yürüyüşün ardından olaysızca dağıldı.
Филмът има неочакван край.Gösteriler olaysız şekilde sona erdi.

Örnek Cümleler

Maç olaysız geçti.
It was incident-free.
Sami olaysız yakalandı.
Sami was arrested without incident.
Seçimler olaysız geçti.
The elections passed without incident.
Operasyon olaysız geçti.
No incidents were reported.
Gün büyük oranda olaysızdı.
The day was largely uneventful.
Tom olaysız gözaltına alındı.
Tom was arrested without incident.
Fadıl olaysız gözaltına alındı.
Fadil was arrested without incident.
Leyla olaysız gözaltına alındı.
Layla was arrested without incident.
Doğrudan/dolaysız bir vergidir.
Partnerships are generally not taxed at the entity level. A country's corporate tax may apply to:
Arnavutluk seçimleri olaysız geçti
Albanian elections run smoothly
Daha sonraki yaşamı olaysız değildi.
His later life was not uneventful.
Makedon Yerel Seçimleri Olaysız Geçti
Peaceful Local Elections in Macedonia
olaysız ile daha fazla örnek cümle →
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod