Ana içeriğe geç
Sözlük

olaysız ile cümle

olaysız kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
7
HARF
3
HECE
6
ORT. KELİME
Gün büyük oranda olaysızdı.The day was largely uneventful.
Fadıl olaysız gözaltına alındı.Fadil was arrested without incident.
Leyla olaysız gözaltına alındı.Layla was arrested without incident.
Sami olaysız yakalandı.Sami was arrested without incident.
Tom olaysız gözaltına alındı.Tom was arrested without incident.
Ana sayfası, bir eğlence sanatçısı olarak kariyerinin 2004'ten beri olaysız olduğunu gösteriyor.His home page indicates that his career as an entertainment artist has been uneventful since 2004.
Daha sonraki yaşamı olaysız değildi.His later life was not uneventful.
Onun hükümdarlığının ilk yılları olaysız geçmiştir.Early years of his reign were eventless.
Protestocular daha sonra olaysız bir şekilde dağıldı.Protesters later dispersed without any incident.
Seçimler olaysız geçti.The elections passed without incident.
Arnavutluk seçimleri olaysız geçtiAlbanian elections run smoothly
Vatandaş dernekleri, kampanya döneminin olaysız geçtiğini söylüyorlar. [Getty Images]The campaign has been peaceful, a citizens association says. [Getty Images]
Kosovalı Sırplar Pazartesi günü Gracanica'da olaysız bir protesto gösterisi düzenlediler.Kosovo Serbs staged a peaceful protest in Gracanica on Monday.
Banya Lukalılar olaysız bir hükümet karşıtı protesto düzenlediler. [Ljiljana Kovaceviç/SETimes]Banja Luka residents hold a peaceful anti-government protest. [Ljiljana Kovacevic/SETimes]
Operasyon olaysız geçti.No incidents were reported.
Parti, benzer şekilde olaysız geçecek bir ikinci turun önemini vurguladı.It emphasised the importance of a similarly peaceful second round.
Fakat bu kez protestolar olaysız geçti.But this time, the protests were peaceful.
Makedon Yerel Seçimleri Olaysız GeçtiPeaceful Local Elections in Macedonia
Maç olaysız geçti.It was incident-free.
Kahire'den Atina'ya olaysız bir uçuşun ardından yeni bir ekip Uçuş 847'ye bindi.After an uneventful flight from Cairo to Athens, a new crew boarded Flight 847.
Libia görece olaysız bir kariyere sahipti.Libia had a relatively uneventful career.
Proje 1970'lerin başına kadar olaysız geçti.The project was uneventful until the early 1970s.
3 Eylül 1898'de Hanya ve Rethymno'daki gümrük binalarının devralınması olaysız gerçekleşti.Takeover of customs houses in Canea and Rethymno on 3 September 1898 took place without incident.
Seçimler olaysız geçti.Die Wahlen waren indirekt.
Bu protestolar genelde sakin ve olaysız geçti.Diese Fahrten verliefen weitgehend ruhig und ereignislos.
Gösteriler olaysız şekilde sona erdi.Die Veranstaltung endete ohne Zwischenfälle.
Onun hükümdarlığının ilk yılları olaysız geçmiştir.Die letzten Jahre seiner Herrschaft blieben ohne beachtenswerte Ereignisse.
Her iki yürüyüşte olaysız sona erdi.Beide Einsätze endeten mit einem Ausfall.
Protestocular daha sonra olaysız bir şekilde dağıldı.Daraufhin zerstreuten sich die verbliebenen Demonstranten endgültig.
Seçimler olaysız geçti.Les élections se sont déroulées sans entrave.
Onun hükümdarlığının ilk yılları olaysız geçmiştir.La première année de son règne fut très malchanceuse.
Gösteriler olaysız şekilde sona erdi.Leur fin semblait inévitable.
Daha sonraki yaşamı olaysız değildi.El resto de su vida no fue feliz.
Onun hükümdarlığının ilk yılları olaysız geçmiştir.Los primeros años de su gobierno no fueron afortunados.
Her iki yürüyüşte olaysız sona erdi.Entrambi i viaggi inaugurali si conclusero senza problemi.
Daha sonraki yaşamı olaysız değildi.Senza di lui mi era impossibile la vita.
Onun hükümdarlığının ilk yılları olaysız geçmiştir.I primi mesi del suo regno non furono fortunati.
Bu protestolar genelde sakin ve olaysız geçti.Tutto sembra avvenire con molta calma e ordine.
Grup, yürüyüşün ardından olaysızca dağıldı.Группа распалась вскоре после тура.
Seçimler olaysız geçti.الانتخابات مرت من دون وقوع حوادث.
Bu olaydan sonraki 11 yıl olaysız ve savaşsız geçti.Depois de uma semana e meia as coisas não estavam indo bem.
Her iki yürüyüşte olaysız sona erdi.Beide ritten eindigden onbeslist.
Seçimler olaysız geçti.De verkiezing verliep niet vlot.
Daha sonraki yaşamı olaysız değildi.Zijn dood kwam niet onverwacht.
Başlangıçta gösteriler olaysız geçti.Początkowo wszystko przebiegało bez incydentów.
Gösteriler olaysız şekilde sona erdi.Opera kończy się nietypowo.
Bu talihsiz başlangıç sonrası birkaç yılı olaysız geçti.Jednak pozytywną decyzję wydano dopiero po kilku latach starań.
Seçimler olaysız geçti.Wybór był nieprzypadkowy.
Daha sonraki yaşamı olaysız değildi.Ani její další život nebyl snadný.
Seçimler olaysız geçti.Výběr probíhal náhodně.
Wheatstone’un ev yaşamı sessiz ve olaysızdı.Wheatstone családi élete csendes és eseménytelen volt.
Bu olaydan sonraki 11 yıl olaysız ve savaşsız geçti.Ebben a szeptember 11. utáni világban ez megbocsáthatatlan és megengedhetetlen.
Grup, yürüyüşün ardından olaysızca dağıldı.A csoport csak alkalmilag fogott össze, a tüntetés után feloszlottak.
Her iki yürüyüşte olaysız sona erdi.Molemmat ottelut päättyivät ratkaisemattomina.
Grup, yürüyüşün ardından olaysızca dağıldı.Menta erosi pian kiertueen jälkeen.
Her iki yürüyüşte olaysız sona erdi.Οι 2 πρώτες πέρασαν χωρίς κανένα αποτέλεσμα.
Daha sonraki yaşamı olaysız değildi.Hans senere liv var ikke begivenhedsløst.
Gösteriler olaysız şekilde sona erdi.Alle episodene endte uten dramatikk.
New York polisi Chapman'ı olaysız tutuklamıştır.Các quan tòa New York cũng đã nghiên cứu rất kỹ hồ sơ ngồi tù của Chapman.
Seçimler olaysız geçti.選挙は落選した。
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
olaysız ile cümle - olaysız kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App