Ana içeriğe geç
Sözlük
/
manav

manav

noun
C2 seviye
TR → EN
↔ ters çevir
"manav" kelimesinin İngilizcesi: greengrocer, greengrocer, greengrocer's. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.

Çeviri

Genelgreengrocernoun
Genelgreengrocer
Genelgreengrocer's

Görsel

Taze Yeşil Biberlerle Dolu Manav Tezgahının Canlı ve Renkli Görüntüsü

Çekim Tablosu

Belirtme (-i)manavı
Yönelme (-e)manava
Bulunma (-de)manavda
Çıkma (-den)manavdan
Tamlayan (-in)manavın
Çoğul (-ler)manavlar

Tanım

isim: Meyve ve sebze satılan yer
Meyve ve sebze satan kimse
isim, toplum bilimi: Batı Anadolu’da, özellikle Eskişehir yöresinde yerleşik hayata erken dönemde geçmiş olan Türk topluluğu
Yerli halk

Diğer Dillerde

greengrocery, a greengrocer's shop
çekim: çoğul Gemüsegeschäfte · tamlayan Gemüsegeschäftes
eş: Gemüsehandlung, Gemüseladen
köken: From Gemüse + Geschäft.
Nebenan leben die Wölfe.Mahallede, Manavlar yaşamaktadır.
Épicier, marchand de fruits et légumes.
Ses habitants sont les Audignonais et Audignonaises.Halkı Manav ve Muhacirdir.
İspanyolcaverdulería, verdulero (dişil) /beɾduleˈɾia/
greengrocer's (UK), produce store (US), produce shop (US)
çekim: çoğul verdulerías
La mayoría de las personas son campesinas.Köylülerin çoğunluğu Manavdir.
İtalyancaverduraio (eril)
greengrocer · greengrocer's (shop)
çekim: çoğul verdurai
köken: From verdura + -aio.
- Sai dove lavoro?-Benim çalıştığım manavı gördün mü hiç?
зеленщик, продавец зелени, овощей и фруктов
Неприкосновенные должны сесть.Manavlar oturur.
Arapçaبَقَّال
لنذهب ونشتري شيأHadi manava gidelim.
Felemenkçegroenteboer (eril)
greengrocer
çekim: çoğul groenteboers
köken: groente + boer
De mannen wachten.Manavlar oturur.
Portekizcehortaliceiro, quitandeiro, verduleiro, verdureiro (eril) /oʁ.ta.liˈse(j).ɾu/
greengrocer (person who sells fresh vegetables)
çekim: çoğul hortaliceiros
köken: From hortaliça (“vegetable”) + -eiro.
Pelo lado corinthiano, muita esperança.Ancelotti'nin Alderney birçok manavı vardır.
greengrocer (person who sells fresh vegetables and fruit)
çekim: çoğul μανάβηδες · tamlayan μανάβη
eş: οπωροπώλης, λαχανοπώλης
köken: From Ottoman Turkish مناو (manav), of unknown origin.
aile: μανάβικο, μαναβική
Πάμε να αγοράσουμε κάτι.Hadi manava gidelim.
Πήγα στο μανάβη να μου δώσει φρέσκες φράουλες.
Japonca八百屋 /ja̠o̞ja̠/
greengrocer · a miscellany of interests and skills · a jack of all trades
eş: 青物屋, 青物売り, 青果商
本当に民は草である。Halkı Manav halkindandir.
İsveççegrönsakshandlare
greengrocer
çekim: çoğul grönsakshandlares · tamlayan grönsakshandlares
köken: Compound of grönsak + -s- + handlare.
-Du har väl sett var jag jobbar?-Benim çalıştığım manavı gördün mü hiç?
greengrocer's · vegetable garden
çekim: çoğul warzywniaki · tamlayan warzywniaku
eş: (sklep) warzywny, (sklep) warzywniczy, zieleniak
köken: Etymology tree Polish warzywny Polish -ak Polish warzywniak From warzywny + -ak.
Zadaje się z tą lafiryndą warzywniakaManavda çalışan kaltakla beraber takılıyorlar.
Ukraynacaовочевий /ɔwɔˈt͡ʃɛʋei̯/
vegetable (attributive)
köken: From о́воч (óvoč) + -е́вий (-évyj).
Більшість селян була кріпаками.Köylülerin çoğunluğu Manavdir.
Fincevihanneskauppias /ˈʋihɑnːesˌkɑu̯pːiɑs/
greengrocer
çekim: çoğul vihanneskauppiaat · tamlayan vihanneskauppiaan
köken: vihannes + kauppias
Aslan on turkin kieltä ja tarkoittaa leijonaa.Manav demek Türk demek ; Türkçe dil demek manav demektir.
Çekçezelinář (eril) /ˈzɛlɪnaːr̝̊/
vegetable grower · greengrocer
çekim: çoğul zelináři · tamlayan zelináře
köken: From zelený (“green”) + -ář.
aile: zelinářství
Ve střední části pak najdeme sakristii.Orta kısımda ise Manavlar yaşamaktadır.
Rumencezarzavagioaică, zarzavagiu (dişil) /zar.za.vaˈd͡ʒwai̯.kə/
female equivalent of zarzavagiu: a greengroceress
çekim: çoğul zarzavagioaice · tamlayan zarzavagioaice
köken: From zarzavagiu + -oaică.
greengrocer
çekim: çoğul zöldségárusok
köken: zöldség + árus
Hé, menjünk el a boltba.Hadi manava gidelim.
İbraniceיַרְקָן
לכל שתי פאות שכנות יש צלע משותפת.Ve ayrıca iki mahalle bakkalı birde seyyar manavı vardır.
Latinceholitor /ˈhɔ.lɪ.tɔr/
alternative form of olitor: gardener, seller of vegetables or herbs
çekim: çoğul holitōrēs · tamlayan holitōris
köken: Etymology tree Proto-Indo-European *ǵʰelh₃- Proto-Indo-European *ǵʰélh₃-s Proto-Italic *helos Old Latin helusder. Latin holus Proto-Indo-European *-tōr Proto-Italic *-tōr Latin -tor Latin holitor From holus (“vegetable”) + -tor (“-er”, suffix forming agent nouns).
aile: holitōrius, holitrīx
Các cộng đồng dân cư trong đô thị này: ==Tham khảo== GalluesKöyün halkı gacaldır. (gacal:anadoludan gelen manav demektir.)
Да речем, че отида до магазина днес и там имат разпродажба на ГуаваManava gittiğimizi ve indirimli elma aldığımızı düşünelim. .
Katalancaverdulaire, verdurer, verdurera /vər.duˈlaj.ɾə/
vegetable seller, greengrocer · busybody, gossip
çekim: çoğul verdulaires
köken: From verdura + -aire, with subsequent dissimilation.
Galiçyacafroiteiro
Baskçabarazki-denda
Ermeniceկանաչավաճառ, մրգավաճառ /məɾkʰɑvɑˈt͡ʃɑr/
fruitseller, fruiterer
çekim: çoğul մրգավաճառներ
köken: միրգ (mirg) + -ա- (-a-) + վաճառել (vačaṙel)
Moğolcaногоо
herbs, grass, vegetables
köken: From ногоон (nogoon, “green”) used as a noun.
aile: халуун ногоо

Etimoloji

From Ottoman Turkish مناو (manav), of unknown origin. Marek Stachowski says, "The initial m- doesn't fit Turkish, but where does its origin lie?" He suggests that it may have passed from Turkish to the Balkan languages (or vice versa). If it is of Turkic languages origin, it may have been adopted from the Kipchak/Tatar languages.

Örnek Cümleler

Hadi manava gidelim.
Hey, let's go grocery shopping.
Halkı Manav halkindandir.
The people worship Na'an.
Şehirdeki en ucuz manav bu.
This is the cheapest greengrocer in town.
Kasabanın en ucuz manavı bu.
This is the cheapest greengrocer in town.
Halkı Manav olarak tanınmaktadır.
He is popularly known as Sattu.
(Alp Öyken) Zehra Teyze: Bir manav.
(Alp Öyken) Zehra Teyze: lit.
Manav müşterilerine karşı çok nazik.
The greengrocer is very kind to his customers.
Manavlar tarafından ilk olarak kurulmuştur.
It was first settled by the Mound Builders.
Manavlar, Kuzey Batı Anadolu'nun yerli halkı.
Indians of the Urban Northwest.
Manav Halil kendi halinde yaşayan bir adamdır.
Carlson Hall is a dorm specifically for men.
Manavda çalışan kaltakla beraber takılıyorlar.
He's carrying on with that slut at the greengrocer's
Peki Manav, Mansi'yi tekrar geri alabilecek mi?
Who knows whether Mandy will return?
manav ile daha fazla örnek cümle →
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod