Ana içeriğe geç
Sözlük
/
kuzeyli

kuzeyli

C2 seviye
TR → EN
"kuzeyli" kelimesinin İngilizcesi: northern. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.

Çeviri

Genelnorthern

Tanım

•sıfat: Kuzey ülkeleri halkından olan (kimse); Şimalli
•Türkiye'nin kuzeyinde bulunan illerden olan (kimse); Şimalli

Diğer Dillerde

AlmancaNord-, nördlich
Präfix oder mit Bindestrich vorangestellter Zusatz zu einem Toponym
Jemand aus dem Süden spricht vielleicht anders als jemand aus dem Norden. — Güneyli biri, Kuzeyli birinden farklı konuşabilir.
Fransızcabise, boréal (dişil) /biz/
north wind; northeasterly (wind)
çekim: çoğul bises
köken: From Germanic, from Frankish *bîsi (“covered with clouds”), related to *bisa (“wind from the northeast”), from Proto-Germanic *bī̆s- (“to storm ahead”), from Proto-Indo-European *bʰeyh₂- (“to be afraid, fear”), see also Proto-Germanic *bibāną (“to shiver”). Compare Walloon bijhe.
Quelqu'un du Sud peut-être parler différemment d'une personne venant du Nord. — Güneyli biri, Kuzeyli birinden farklı konuşabilir.
La Cigale ayant chanté / Tout l’Eſté, / Se trouva fort dépourvuë / Quand la biſe fut venuë.
İspanyolcaboreal, norteño, septentrional /boɾeˈal/
boreal, north, northern
eş: nórdico, septentrional
zıt: austral, meridional
köken: Borrowed from Latin boreālis (“northern”), from Boreās, from Ancient Greek Βορέᾱς (Boréās, “personification of the north wind”).
aile: aurora boreal, pibí boreal, zifio calderón boreal
¡Nunca había visto un modelo del norte! — Hiç kuzeyli bir model görmemiştim!
İtalyancaboreale, nordico, settentrionale /bo.reˈa.le/
boreal, borealis
eş: settentrionale
zıt: australe
köken: Borrowed from Latin boreālis (“northern”), from Boreās, from Ancient Greek Βορέᾱς (Boréās, “personification of the north wind”).
aile: aurora boreale, emisfero boreale
Non avevo mai visto un modello del nord. — Hiç kuzeyli bir model görmemiştim!
Rusçaсеверянин (eril) /sʲɪvʲɪˈrʲænʲɪn/
northerner
çekim: çoğul северя́не · tamlayan северя́нина
eş: северянка, древляне, поляне, древлянин, полянин
zıt: южа́нин
köken: се́вер (séver) + -янин (-janin)
aile: северя́нка
Я никогда не видела северной модели! — Hiç kuzeyli bir model görmemiştim!
Arapçaشَمَالِيّ
سكان الجنوب يتحدثون بطريقة مختلفة عن سكان الشمال. — Bir güneyli, kuzeyliden daha farklı konuşur.
Farsçaشمالی /ʃa.ˈmaː.liː/
northern, of or pertaining to the north
köken: Borrowed from Arabic شَمَالِيّ (šamāliyy), by surface analysis, شمال (šamāl /šomâl, “north”) + ـی (-ī /-i, Adjective forming suffix).
کرهٔ شمالی
ایرلند شمالی
Azericequzey, şimali /ɡuˈzej/
north · shady place
çekim: çoğul quzeylər · tamlayan quzeyin
eş: şimal
zıt: güney
köken: From Proto-Turkic *kuŕ (“northern slope”) + -ey.
Quzey divarı çayın sahilindən qartal uçuşu hündürlüyünə qalxan qayanın zirvəsində bünövrə tutmuşdu.
Kazakçaсолтүстік /sol.tʉsˈtʉk/
northern
çekim: tamlayan солтүстіктің
köken: By surface analysis, сол (sol, “left”) + түс (tüs, “color”) + -тік (-tık).
Özbekçeshimoliy
northern
çekim: karşılaştırma shimoliyroq · üstünlük eng shimoliy
zıt: janubiy
köken: Derived from Arabic شَمَالِيّ (šamāliyy).
Felemenkçenoordelijk
northern
çekim: karşılaştırma noordelijker · üstünlük noordelijkst
köken: From noord (“north”) + -lijk.
Als noorderling is hij tegen de slavernij. — Kuzeyli demokratlar köleliğe karşı çıkıyorlardı.
Portekizcenorte, nortenho, setentrional (eril) /ˈnɔʁ.t͡ʃi/
north (compass point) · orientation
çekim: çoğul nortes
zıt: desnorte
köken: Borrowed from French nord, from Old English norþ, from Proto-Germanic *nurþrą.
aile: Carolina do Norte, Coreia do Norte, Dacota do Norte, desnortear, Estrela do Norte, Irlanda do Norte, Macedónia do Norte, Mar do Norte, nortada, nortenho
Nunca vira um modelo do norte! — Hiç kuzeyli bir model görmemiştim!
Yunancaβόρειος (eril) /ˈvo.ɾi.os/
north, northerly (toward the north, from the north)
çekim: karşılaştırma βορειότερος · üstünlük βορειότερος
Δεν έχω ξαναδεί βόρειο μοντέλο! — Hiç kuzeyli bir model görmemiştim!
Ο βόρειος άνεμος είναι ψυχρός.
Korece북쪽의
많은 공화당원들은 노예 제도 확대에 반대하였다. — Kuzeyli demokratlar köleliğe karşı çıkıyorlardı.
Lehçepółnocny /puwˈnɔt͡s.nɘ/
northern (of or relating to the north) · midnight
eş: nordowy
köken: Etymology tree Proto-Indo-European *bʰel- Proto-Indo-European *(s)pel-der. Proto-Slavic *polъ Proto-Indo-European *nókʷts Proto-Balto-Slavic *náktis Proto-Slavic *noťь Proto-Slavic *polъnoťь Polish północ Proto-Indo-European *-nós Proto-Balto-Slavic *-inas Proto-Slavic *-ьnъ Old Polish -ny Polish -ny Polish północny From północ + -ny.
Nigdy nie widziałam modelu z północy. — Hiç kuzeyli bir model görmemiştim!
Ukraynacaпівні́чний
Hintçeउत्तरी /ʊt̪.t̪ə.ɾiː/
northern, northerly · farther · upper
köken: Borrowed from Sanskrit उत्तरीय (uttarīya).
हिमालय भारत के उत्तरी भाग में स्थित है।
Fincepohjoinen, pohjois-, pohjoisenglantilainen /ˈpohjoi̯nen/
north
çekim: çoğul pohjoiset · tamlayan pohjoisen
zıt: etelä
köken: From Proto-Finnic *pohjainën, equivalent to pohja (“bottom, north”) + -inen. The form pohjoinen was adapted from the Savonian dialects, whence the -oi- (a regular change also seen in e.g. hopioinen < hopea + -inen), and introduced into the standard language by Abraham Poppius in 1818.
aile: pohjois-, pohjoisuus, karttapohjoinen, napapohjoinen, neulapohjoinen, Pohjaslahti, Pohjois-Afrikka, pohjoisafrikkalainen, Pohjoisaho, Pohjois-Amerikka
Vihreä vasemmisto on Pohjoismaiden vihreän vasemmiston liiton jäsenpuolue. — Birleşik Avrupa Solu/Kuzeyli Yeşil Solu'nun üyesidir.
Çekçeseverní /ˈsɛvɛrɲiː/
north, northern
çekim: karşılaştırma severnější · üstünlük nejsevernější
zıt: jižní
köken: From sever + -ní.
Dne 28. června 1966 se rozhodla armáda řešit situaci novým pučem. — 29 Temmuz 1966'da Kuzeyliler bir karşı-darbe düzenlediler.
Rumencenordic /ˈnor.dik/
nordic · northern
eş: boreal, septentrional
zıt: sudic
köken: Borrowed from French nordique, Italian nordico, cf. German nordisch. Equivalent to nord + -ic.
Un sudic vorbeste diferit fata de un nordic. — Bir güneyli, kuzeyliden daha farklı konuşur.
Macarcaészaki /ˈeːsɒki/
north, northern, of the north
çekim: karşılaştırma északibb · üstünlük legészakibb
köken: észak + -i (adjective-forming suffix)
aile: É, é, Északi-sark, Északi-sarki-óceán, Északi-tenger, északi búvár, északi fény
Egy másik érdekes terv, habár segítségre fog szorulni, az északi szélesszájú orrszarvút érinti. — Bir diğer ilginç proje de, yardıma ihtiyacı olmasına rağmen, kuzeyli beyaz gergedanlar.
İbraniceצְפוֹנִי
דרומי מדבר אחרת מצפוני. — Bir güneyli, kuzeyliden daha farklı konuşur.
Latinceboreālis, borēus
Dancanordlig
northern · northerly
köken: From nord + -lig.
Jeg har aldrig set en model fra Northern før. — Hiç kuzeyli bir model görmemiştim!
Vietnamcabắc /ʔɓak̚˧˦/
north; northern
köken: Sino-Vietnamese word from 北 (“north”). Compare bấc (as in gió bấc (“northern wind”)).
aile: bắc cực, Bắc cực, Bắc Đẩu, Bắc Giang, Bắc Ninh, cực bắc, thuốc bắc
Một người nào đó từ miền Nam có thể nói khác so với người miền Bắc. — Güneyli biri, Kuzeyli birinden farklı konuşabilir.
phía bắc
hướng bắc
Bắc Ai-len
Bulgarcaсе́верен
Хората от юг говорят различно от северняците. — Bir güneyli, kuzeyliden daha farklı konuşur.
Slovakçaseverný /severniː/
north, northern
çekim: karşılaştırma severnejší · üstünlük najsevernejší
zıt: južný
köken: Etymology tree Slovak sever Proto-Indo-European *-nós Proto-Balto-Slavic *-inas Proto-Slavic *-ьnъ Old Slovak -ný Slovak -ný Slovak severný From sever + -ný.
Tu bol členom frakcie Európska zjednotená ľavica a Severská zelená ľavica. — Birleşik Avrupa Solu/Kuzeyli Yeşil Solu'nun üyesidir.
Slovenceseveren /sèːʋɛrən/
northern
çekim: karşılaştırma sẹ́vernejši · üstünlük nȁjsẹ́vernejši
köken: From sẹ́ver + -en.

Örnek Cümleler

Tom kuzeylidir.
Tom comes from the north.
Kuzeyliler Shiloh Savaşını kazandı.
The North won the Battle of Shiloh.
Bir güneyli, kuzeyliden daha farklı konuşur.
A southerner speaks different than a northerner.
Güneyli biri, Kuzeyli birinden farklı konuşabilir.
Someone from the south might speak differently than someone from the north.
Kuzeyli düzlük ovalarda fosiller ortaya çıkarıldı.
Fossils were uncovered in the northern plains states.
Kuzeyli ırklar, dünyadaki en eski köpek ırklarındandır.
Finnmarksløpet is the world's northernmost sled dog race.
Norteño (İspanyolca: "kuzeyli") şu anlamlara gelebilir:
Norteño (Spanish: "northerner") may refer to:
Meclisteki kuzeyli çoğunluk siyasi hakimiyete dönüşmedi.
Northern majorities in the House did not translate into political dominance.
Her nasılsa, Kuzeyli Barbarların neden oldukları sıkıntı henüz sona ermemişti.
The burden of the northern barbarians was not yet over, however.
1995'te AB'nin genişlemesi Kuzeyli Yeşil Solu İttifakı'nın kurulmasına öncülük etti.
In 1995, the enlargement of the European Union led to the creation of the Nordic Green Left.
Bir diğer ilginç proje de, yardıma ihtiyacı olmasına rağmen, kuzeyli beyaz gergedanlar.
Another interesting project, though it's going to need some help, is the northern white rhinoceros.
On yıl içinde Kuzeyli adamlarıyla ülkeye geri dönen Eldacar tahtı ele geçirdi, Castamir yenildi.
After a decade Eldacar returned with allies from the North and defeated Castamir.
kuzeyli ile daha fazla örnek cümle →
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod