korkaklık

C2 seviye
TR → EN
"korkaklık" kelimesinin İngilizcesi: desertion. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.

Çeviri

Geneldesertion

Tanım

•Korkak olma durumu
•Korkakça davranış

Diğer Dillerde

desertion
çekim: çoğul Desertationen · tamlayan Desertationen
eş: Desertion, Fahnenflucht
köken: From desertieren + -ation, formed by wrong analogy with other Latinate verbs in -ieren which form a corresponding noun in -ation, such as deklinieren (from Latin declinare) → Deklination (from Latin declinatio), and possibly in part by confusion with the similar-sounding Dissertation. The proper Latinate form is Desertion.
Die Gallier sahen dies als Zeichen von Schwäche an. — Branas bunu bir zayıflık ve korkaklık işareti olarak aldı.
Fransızcadésertion (dişil) /de.zɛʁ.sjɔ̃/
desertion
çekim: çoğul désertions
köken: From the root of déserter, with the suffix -tion, or borrowed from Late Latin desertiōnem, from Latin desertus.
Car ce n`est pas un esprit de timidité que Dieu nous a donné, mais un esprit de force, d`amour et de sagesse. — Çünkü Tanrı bize korkaklık ruhu değil, güç, sevgi ve özdenetim ruhu vermiştir.
İspanyolcadeserción (dişil) /deseɾˈθjon/
desertion
çekim: çoğul deserciones
köken: Borrowed from Late Latin desertiōnem, from Latin desertus.
La cobardía era la calidad el más con frecuencia atribuida a judíos. — Yahudilere en sık yakıştırılan özellik korkaklıktı.
İtalyancadiserzione (dişil) /di.zerˈt͡sjo.ne/
desertion
çekim: çoğul diserzioni
eş: defezione, fuga, abbandono
köken: Semi-learned borrowing from Late Latin dēsertiōnem, from Latin dēsertus.
Nel corso della prima guerra mondiale fu arrestato con l'accusa di tradimento e di cospirazione patriottica. — Savaşın ilk yıllarında vatana ihanet ve korkaklıkla suçlandı.
Rusçaтрусливость, трусость
Так называемая история человечества переполнена мужской трусостью и убогостью. — İnsanlık tarihi denen şey, erkeklerin korkaklık ve zavallılıklarıyla doludur.
Arapçaفِرَار, هَجْر, هِجْرَان, هَرَب
لان الله لم يعطنا روح الفشل بل روح القوة والمحبة والنصح — Çünkü Tanrı bize korkaklık ruhu değil, güç, sevgi ve özdenetim ruhu vermiştir.
Farsçaفرار /fa.ˈraːr/
escape · flight
köken: Derived from Arabic ف ر ر (f r r, “related to fleeing”).
aile: فرار کردن, فرار مغزها
Azericedezertirlik, fərarilik
Kazakçaқашқындық, қашушылық
Felemenkçedesertie, vaandelvlucht (dişil) /ˌdeːˈzɛr.si/
desertion
çekim: çoğul deserties
eş: afvalligheid, overloping
köken: Borrowed from French désertion.
Want God geeft ons niet een lafhartige geest, maar een sterke geest vol liefde en bedachtzaamheid. — Çünkü Tanrı bize korkaklık ruhu değil, güç, sevgi ve özdenetim ruhu vermiştir.
Portekizcedeserção (dişil) /de.zeʁˈsɐ̃w̃/
desertion (act of leaving one’s duty or post)
çekim: çoğul deserções
köken: Borrowed from Late Latin dēsertiōnem, from Latin dēsertus.
Durante a primeira parte da guerra, ele foi extremamente impopular e foi acusado de traição e covardia. — Savaşın ilk yıllarında vatana ihanet ve korkaklıkla suçlandı.
η εγκατάλειψη από στρατιώτη της μονάδας του σε καιρό ειρήνης ή την ώρα της μάχης
Ο Βράνας ερμήνευσε την κίνηση αυτή ως δείγμα αδυναμίας και δειλίας. — Branas bunu bir zayıflık ve korkaklık işareti olarak aldı.
Japonca敵前逃亡, 脱営, 脱走, 逃亡, 遺棄 /te̞kʲize̞n to̞ːbo̞ː/
desertion
köken: Comprised of 敵前 (tekizen, “right in front of the enemy, in the face of the enemy”, literally “enemy + front”) + 逃亡 (tōbō, “running away and hiding”). First cited to 1985.
わたしの信念によると、もし、臆病と暴力のうちどちらかを選ばなければならないとすれば、わたしはむしろ暴力をすすめるだろう。 — 'İnanıyorum ki,' dedi, 'korkaklık ile şiddet arasında bir seçim yapmak gerekirse şiddeti öğütlerdim.'"
Korece도망, 유기, 탈영 /to̞ma̠ŋ/
escape, decampment
eş: 도명, 도주
köken: Sino-Korean word from 逃亡.
aile: 도망(逃亡)가다, 도망(逃亡)꾼, 도망(逃亡)질, 도망(逃亡)치다, 도망(逃亡)하다, 도망병(逃亡兵), 도망인(逃亡人), 도망자(逃亡者)
이는 가치 평가 위반으로 고려 될 수 있다. — Korkaklık ihtiyat bozukluğu olarak değerlendirilebilir.
İsveççefanflykt
desertion
çekim: tamlayan fanflykts
köken: Compound of fana + flykt.
Ty Gud har icke givit oss en försagdbetens ande, utan en kraftens och kärlekens och tuktighetens ande. — Çünkü Tanrı bize korkaklık ruhu değil, güç, sevgi ve özdenetim ruhu vermiştir.
Lehçedezercja, opuszczenie (dişil) /dɛˈzɛr.t͡sja/
desertion
çekim: çoğul dezercje · tamlayan dezercji
eş: rejterada
köken: Etymology tree Proto-Indo-European *de Proto-Indo-European *-h₁ Proto-Indo-European *déh₁ Proto-Italic *dē Latin dē Latin dē- Latin serō Latin dēserō Proto-Indo-European *-tis Proto-Indo-European *-Hō Proto-Indo-European *-tiHō Proto-Italic *-tiō Latin -tiō Latin dēsertiōlbor. Polish dezercja Learned borrowing from Latin dēsertiō.
Albowiem nie dał nam Bóg Ducha bojaźni, ale mocy i miłości, i zdrowego zmysłu. — Çünkü Tanrı bize korkaklık ruhu değil, güç, sevgi ve özdenetim ruhu vermiştir.
Ukraynacaзали́шення, зане́дбаність
Розбіжність може розцінюватися як хабарництво. — Korkaklık ihtiyat bozukluğu olarak değerlendirilebilir.
Hintçeअपसरण, परित्याग
Çekçedezerce (dişil) /ˈdɛzɛrt͡sɛ/
desertion
çekim: çoğul dezercí · tamlayan dezercí
eş: zběhnutí
Nebo nedal nám Bůh ducha bázně, ale moci, a milování, a mysli způsobné. — Çünkü Tanrı bize korkaklık ruhu değil, güç, sevgi ve özdenetim ruhu vermiştir.
Rumencedezertare (dişil)
desertion
çekim: çoğul dezertări · tamlayan dezertări
köken: From dezerta + -re.
Căci Dumnezeu nu ne -a dat un duh de frică, ci de putere, de dragoste şi de chibzuinţă. — Çünkü Tanrı bize korkaklık ruhu değil, güç, sevgi ve özdenetim ruhu vermiştir.
Macarcaszökés /ˈsøkeːʃ/
escape · construed with -ben and van
çekim: çoğul szökések
köken: szökik + -és
aile: szökési
Mert nem félelemnek lelkét adott nékünk az Isten; hanem erõnek és szeretetnek és józanságnak lelkét. — Çünkü Tanrı bize korkaklık ruhu değil, güç, sevgi ve özdenetim ruhu vermiştir.
szökésben van
İbraniceעֲרִיקָה
כי האלהים לא נתן לנו רוח אימה כי אם רוח גבורה ואהבה ומוסר׃ — Çünkü Tanrı bize korkaklık ruhu değil, güç, sevgi ve özdenetim ruhu vermiştir.
Latincedēfectiō
Dancadesertation, desertering, desertion, faneflugt
desertion
çekim: çoğul desertationer · tamlayan desertations
Begge køn har rustrød hale og overgump. — Her ikisi de gevezelik ve korkaklık eğilimi gösterirler.
Endonezcedesersi /d̪ɛˈsɛrsi/
desertion
çekim: çoğul desersi-desersi
köken: From Dutch desertie, from French désertion, from Late Latin desertō, from Latin desertus, from deserō (“abandon”).
Misalnya keberanian sebagai jalan tengah dari pengecut dan gegabah. — Örneğin cesaret erdemi, korkaklık ve deli cesareti gibi kusurların ortasında yer alır.
Vietnamcasự đào ngũ
Binh sĩ Ý bị chính các đồng minh của họ xem thường nhất và hay bị buộc tội nhát gan. — İtalyan askerler müttefikleri tarafından değersiz bulunuyor, sıklıkla korkaklıkla itham ediliyordu.
Bulgarcaдезертьо́рство, изоста́вяне, напу́скане
Slovakçadezercia
Lebo nám nedal Bôh ducha bojazlivosti, ale moci a lásky a zdravého rozumu. — Çünkü Tanrı bize korkaklık ruhu değil, güç, sevgi ve özdenetim ruhu vermiştir.

Örnek Cümleler

O, korkaklıkla suçlandı.
He was accused of cowardice.
Yahudilere en sık yakıştırılan özellik korkaklıktı.
Cowardice was the quality most frequently attributed to Jews.
Korkaklık ihtiyat bozukluğu olarak değerlendirilebilir.
His cowardice is regarded as a forfeit.
Her ikisi de gevezelik ve korkaklık eğilimi gösterirler.
Both display tendencies toward loafing and cowardice.
Branas bunu bir zayıflık ve korkaklık işareti olarak aldı.
Branas took this as a sign of weakness and cowardice.
Bazen taktiksel bir geri çekilme, korkaklık olarak yorumlanır.
A tactical retreat is sometimes interpreted as cowardice.
Günaha karşı birkaç iyi koruma vardır ama en emini korkaklıktır.
There are several good protections against temptation, but the surest is cowardice.
Sinizm, dar çıkarlar ve korkaklık yaşamlarımızı tutsak etmemeli." dedi.
Cynicism, narrow interest and cowardice should not take hold of our lives," the king said.
Çünkü Tanrı bize korkaklık ruhu değil, güç, sevgi ve özdenetim ruhu vermiştir.
For God didn't give us a spirit of fear, but of power, love, and self-control.
(Korkaklıklarından ötürü düşman) Orduların(ın Medine'den) gitmediklerini sanıyorlardı.
They assumed that the confederates had not withdrawn.
korkaklık ile daha fazla örnek cümle →