Ve o da mikrovasküler tıkanıklık.
And that is microvascular obstruction.
Burada, belirsiz bir görüntü, bir tıkanıklık örneği olarak algılanır.
Here, an ambiguous image is perceived to be an instance of occlusion.
Acil çıkış yolları, kamu güvenliği için tıkanıklıklardan uzak tutulmalıdır.
Emergency exits must be kept free of blockages for public safety.
Bunun son bir örneği ise Londra'da epeyce ünlenmiş olan "tıkanıklık fiyatlaması"dır.
So, the last example of this is congestion pricing, very famously done in London.
Serbest bırakmak için bir belirleyici değil de, anlamsız ayrıntılarda tıkanıklık getirir.
It's not a marker of liberation, but of suffocation by meaningless minutiae.
Burun mukozasındaki damarlada vazodilatasyon olması nedeniyle burunda tıkanıklık yapabilir
The nasal congestion is due to dilation of vessels in the nasal mucosa.
Tıkanıklık fiyatlanması bunun teknolojisinin etkisi neyse yol fiyatlanmasında da aynısı olacak.
Whatever happens with congestion pricing and those technologies will be happening with road pricing.
kanıklık ile daha fazla örnek cümle →