Ana içeriğe geç
Sözlük
/
kalıtçı

kalıtçı

/ka.ɫɯtˈt͡ʃɯ/
noun
TR → EN

Çekim Tablosu

Belirtme (-i)kalıtçıyı
Yönelme (-e)kalıtçıya
Bulunma (-de)kalıtçıda
Çıkma (-den)kalıtçıdan
Tamlayan (-in)kalıtçının
Çoğul (-ler)kalıtçılar

Tanım

•Bir kalıttan yasalar gereğince yararlanan kimse, mirasçı, varis, muris
•Bir mirastan yasalar gereğince yararlanan kimse

Diğer Dillerde

Rusçaнаследник (eril) /nɐs⁽ʲ⁾ˈlʲedʲnʲɪk/
successor, heir, legatee (someone who inherits, or is designated to inherit, the property of another)
çekim: çoğul насле́дники · tamlayan насле́дника
eş: наследодательница, последователь, продолжатель, преемник

Etimoloji

From kalıt (“inheritance”) + -çı, from kal- (“to stay”) + -ıt, from Proto-Turkic *kiāl- (“to stay behind, remain”).

Örnek Cümleler

Katından bana bir kalıtçı bağışla."
So give me, from Thee, a kinsman
Karım da kısır. Katından bana bir kalıtçı bağışla."
So grant me a successor as a favour from You
Rabbine şöyle yalvarmıştı: "Rabbim, beni tek bırakma; sen kalıtçıların en iyisisin."
Leave me not solitary (without any issue). You are the Best Inheritor."
Kendisine vereceği güçler eninde sonunda onun imparatorluk kalıtçıları tarafından kullanılacaktı.
The powers which he gave himself were later assumed by his imperial successors.
Zekeriya da... Rabbine şöyle yalvarmıştı: "Rabbim, beni tek bırakma; sen kalıtçıların en iyisisin."
Zachariah prayed, "Lord, do not leave me alone without offspring, although you are the best heir".
kalıtçı ile daha fazla örnek cümle →
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod