küçüklük
noun
TR → EN
"küçüklük" kelimesinin İngilizcesi: smallness, infancy, nonage, smallness, smallness. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.
Çeviri
Genelsmallnessnoun
Genelinfancy
Genelnonage
Genelsmallness
Genelsmallness
Çekim Tablosu
Belirtme (-i)küçüklüğü
Yönelme (-e)küçüklüğe
Bulunma (-de)küçüklükte
Çıkma (-den)küçüklükten
Tamlayan (-in)küçüklüğün
Çoğul (-ler)küçüklükler
Tanım
•insana yakışmayacak, insanın değerini azaltacak davranış
•küçük olma durumu
•İnsana yakışmayacak, insanın değerini azaltacak davranış
Diğer Dillerde
AlmancaAnfangsphase, frühe Kindheit, Säuglingsphase (dişil) /ˈanfaŋsfaːzə/
initial phase
çekim: çoğul Anfangsphasen · tamlayan Anfangsphasen
köken: Compound of Anfang + -s- + Phase.
So werden die Kinder von einem frühen Alter an diesen Angewohnheiten ausgesetzt. — Bu sayede çocuklara bu konuların ne olduğunu küçüklükten itibaren anlatabiliyoruz.
İtalyancaprima infanzia
Loro due si conoscono da quando sono piccole e sono sempre state insieme. — Küçüklükten beri beraberdirler ve birbirlerine içten içe tutkundurlar.
Rusçaмалость, незначительность, низость, гнусность
Это бесконечно малый отрезок во времени и в пространстве. — Uzayda sonsuz küçüklükte bir zaman aralığı.
Farsçaصغیر
Lehçeniemowlęctwo, niepełnoletność, stadium początkowe (nötr) /ɲɛ.mɔvˈlɛn.t͡stfɔ/
infancy (earliest part of childhood)
çekim: çoğul niemowlęctwa · tamlayan niemowlęctwa
köken: Etymology tree Polish niemowlę Polish -stwo Polish -ctwo Polish niemowlęctwo From niemowlę + -ctwo.
Rozważamy nieskończenie mały odcinek czasu w przestrzeni. — Uzayda sonsuz küçüklükte bir zaman aralığı.
Fincealaikäisyys, alkuvaihe, lapsuus, varhaislapsuus, vauvaikä /ˈɑlɑˌikæi̯syːs/
minority, infancy (state of being a minor, or below the age of majority)
çekim: çoğul alaikäisyydet · tamlayan alaikäisyyden
köken: alaikäinen + -yys
aile: alaikäban
Latinceīnfantia
Bulgarcaнепълноле́тие, ра́нно де́тство
Разлика е наистина, наистина, наистина, наистина безкрайно малка разлика. — Diferansiyel sonsuz küçüklükte bir farktır. -
Galcebabandod, mabandod, mebyd (eril) /baˈbandɔd/
infancy, babyhood · babyishness
köken: From baban (“baby”) + -dod.
aile: ail fabandod
Tagalogcakasanggulan
Etimoloji
From küçük + -lük.
Eş & Zıt Anlamlılar
Zıt anlamlılar
Örnek Cümleler
Küçüklük ve eğitim hayat
Early life and education
Uzayda sonsuz küçüklükte bir zaman aralığı.
What was the work done over this small period?
Hiç ekstra küçüklükte koşu gömleğiniz var mı?
Do you have any race shirts in extra small?
Diferansiyel sonsuz küçüklükte bir farktır. -
A differential is a really, really, really, really infinitely small difference.
Sonsuz küçüklükte bir d r kadar hareket ediyorum.
Right?
Bu dr'ler, bunlar yarıçaptaki sonsuz küçüklükte değişiklikler.
These dr's, this is an infinitely small change in radius.
Ne Mesih, ne de yakın melekler ALLAH'ın kulu olmayı küçüklük saymaz.
The Christ will never disdain to be a votary of God, nor will the angels close to Him.
Bu sayede çocuklara bu konuların ne olduğunu küçüklükten itibaren anlatabiliyoruz.
That way we start exposing the children from very early on, on what these issues are.
Küçüklükten itibaren kafatasına baskı uygulayarak şeklinin değiştirilmesi sağlanır.
It is done by distorting the normal growth of a child's skull by applying force.
Ancak o kütlenin çok büyük çoğunluğu... ...artık bu sonsuz küçüklükteki noktada toplandı.
But most of that mass is now being contained in this infinitely small point.
Çoğu insan küçüklüklerinin üstesinden gelmek ve daha büyük bir şeyin parçası olmak istiyor.
Most people long to overcome pettiness and become part of something larger.
Dedikodulara göre organizasyondaki her adam... küçüklüklerinden beri Patron tarafından yetiştirilmiş
From what I hear, all men in the organisation... have been trained by the boss since they were kids